HEDEFSİZ GENÇLİK


Bu makale 2019-11-26 13:17:13 eklenmiş ve 932 kez görüntülenmiştir.
MELİKŞAH AYTER

Üniversitede okuyan yakını olan bilir: Birçok üniversitenin vizeleri bitti. Üniversitelinin sınav sonrasında bir tatili vardır. Bu tatil akademik takvimde yazmasa da öğrenciler memleketlerine giderler. Bu ‘‘kafa tatili’’ sürecinde üniversiteyi kazanmasında yardımcı olduğumuz arkadaşlarımız bizleri ziyarete geldiler. İçlerinde hedeflerini eğitimiyle pekiştirmiş başarılı kişiler vardı. Fakat beni üzenler ise hedefsiz olanlardı. 
Tek hedefi toplumun baskısıyla bir üniversite kazanmak olan insan, bu hedefi gerçekleştirince bir boşluğa düşüyor. Toplum okulu bitirip iş sürecine kadar olan dönemde kişilerin üstüne düşmüyor. Ve bu toplumun baskısıyla üniversite okuyan gençlerde hedefsizlik beliriyor. O öğrencilerimle konuşurken Oktay Sinanoğlu’nun ‘‘Türk gençliği, üniversiteli gençlik sınıfta yok, düşünmede yok, bir şey yok, hepsi kantinde. Kantinde ne yapıyorlar? Vatan mı kurtarıyorlar? Hayır; oturmuş duvara bakıyorlar, saatlerce.’’ yazısı aklıma geldi. 
Duvara bakan gençlerimiz, büyük ve genel hedeflerinin olmamasından dolayı küçük ve özel arzuların içinde boğulmuş durumdalar. Bu küçük ve özel arzular ‘‘Yarın ne giysem?’’ sorusundan tutun da ‘‘Ne yemeliyim?’’ sorusuna kadar gidiyor. Bir yemek için gencimiz saatlerce sipariş sitelerinde vakit harcayıp en sonunda yemekten haz almayacağı siparişte karar kılıyor ve yine mutsuz oluyor. Bu sorunlar gençlerin vaktini işgal ediyor, gözlerinde büyüyor ve bunları bile başaramaz duruma geliyorlar. Bir bardak su içmeye eriniyorlar. Özel ve küçük amaçlar büyüyüp bir zevk canavarına dönüşüyorlar. Bu canavarlar gençlerimizi yutuyor. Canavarın yuttuğu gençten geriye sadece bir sürüngen kalıyor. 
Özel küçük arzuların şahsi hırsları tetiklemesi üzerine milli ve kültürel ülküler küçük düşürülüyor ve önemini yitiriyor. Asalak şahsiyetçiliğe evrilen gençlerimiz aile ve diğer toplum birimlerinden kopmaya başlıyor. Bu durum da gençleri her türlü ahlâksız işin içine çekiyor. Alpaslan Türkeş’in ‘‘Ülküsüz insan çamurdan farksızdır.’’ sözüne ispatlar çoğalıyor. Büyük, genel ve milli ülkülerin aşağılanmaması için gençlerimizi bu sürüngenliğe kurban vermemeliyiz. 
Milleti adına, ülkesi adına ve kültürü adına ülküsü bulunmayan ülküsüz gençlik günümüzün en büyük sorunudur. Gençlik, toplumun oluşturduğu hedeflerin üzerine çıkmalıdır. Milli başarı fertlerin millete hizmeti ve hürmeti sonucunda oluşur. Ferdiyetçilik, şahsi hevesler içinde boğulmak değildir. Bunun için hepimizin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi ve büyük hedefler belirleyip çalışması gerekiyor. Milletçe çamurdan farkımızı koymak dileklerimle esen kalın.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...












« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 6.8482 6.8757
Euro 7.7634 7.7945
Sterlin 8.6439 8.7081
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA