BÜYÜK TÜRK’E AĞIT


Bu makale 2019-11-05 15:03:24 eklenmiş ve 673 kez görüntülenmiştir.
MELİKŞAH AYTER

İhtiyaçlar hiyerarşisinde kendisini gerçekleştiren kişi ölümsüz eserler bırakandır. Atatürk’ün ölümsüz eseri de Türkiye Cumhuriyeti’dir. İhtiyaçlar hiyerarşisindeki diğer basamakları tamamlayan insanlar kendilerini farklı yollardan da gerçekleştirmek isterler. Kendini gerçekleştirmek manevi bir ölümsüzlük arayışıdır. Ölmüşlerimiz için su sebili yaptırmak bile onlar sevap kazanmaya devam etsin, unutulmasın amacıyladır. Psikolojimizin altında bir çeşit manevi ölümsüzlük duygusu yatar.
Manevi ölümsüzlüğe varmadan önce insan olmak ilk basamaktır, kendini gerçekleştirmiş insan sürecin son basamağındadır. Dildir, insanı insan yapan. Sözcüklerimiz kadar varız. Sözlerimizle doğar, büyür ve öldükten sonra da sözlerimiz sayesinde yaşarız. Âşıklar ise sözleriyle ölümsüzleşir. Bir âşığımız var ki –Âşık Veysel- sormayın… Kendisini gerçekleştirmiş Atatürk’ün arkasından aynı atası gibi ölümsüz sözler bırakmıştır. ‘‘Ağlayalım Atatürk’e/ Bütün dünya kan ağladı/ Başbuğ olmuştu mülke/ Geldi ecel can ağladı’’ diyerek bedeninin aramızdan ayrılışına ve ruhunun büyüklüğüne değinmiştir. 
‘‘Şüphesiz bu dünya fani/ Tanrının aslanı hani/ İnsi cinsi cem-i mahlûk/ Hepsi birden ağladı’’ sözlerinden hayatın geçiciliğini ve Ata’nın herkes tarafından sevildiğini sazıyla zihinlerimize kazımıştır. Yurdun her bucağındaki yası dile getirmiştir. Dinleyenleri bugün bile dertlendirmiştir.
‘‘Fabrikalar icat etti/ Atalığın ispat etti/ Varlığın Türk’e terk etti/ Döndü çark devran ağladı’’ dizelerinde ise Atatürk’ü görenlerin onun büyüklüğünü daha iyi fark ettiğini görüyoruz. Büyük Atatürk ‘‘Her fabrika bir kaledir.’’ sözüyle ekonomik sahadaki milli çatışma silahlarımızın, kalelerimizin fabrikalar olduğuna işaret etmişti. Ve bu kalelerden çokça yaptı ki Veysel bunu söylemeden geçemedi. Ekonomimizin zorda olduğu şu günlerde bunun üzerine biraz daha derin düşünmek gerekir fakat bu apayrı bir konudur ve iktisatçıların işidir. 
Ata’nın ölümü büyük bir yastı ve Veysel bunu söylüyordu. Aynı Veysel, aynı ağıtta bizim yaramızı deşerken yaramıza merhemi de şu sözlerle gösteriyordu: ‘‘Siz sağ olun Türk gençleri/ Çalışanlar kalmaz geri’’. Neden çalışmayacaktık? Çalıştık. Ve bugünleri gördük. Belki o günün gençleri sağ değil fakat vatan sağ oldu. Çalışanlar geri kalmadı. Bugün gösterdiğimiz yükseliş, o günlerden gelen çalışma azmine bağlıdır. Çalışmaya devam edecek ve vatanın sağ olması için mücadele edeceğiz. Fabrikalar kuracağız. Ekonomiyi daha iyi noktalara taşıyacağız. Çünkü Atatürk bize ‘‘Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.’’ dedi. Bizler de bu bilinçle hem Ata’mızı unutmayacağız hem de gösterdiği ülkülere koşacağız. 
Atatürk’e minnettarım. Ata’nın bedeninin yanımızdan ayrılışını ve ruhunun yüreğimize kazınışını dile getiren, ölümsüz sözlerle bizlere yol gösteren Âşık Veysel’e minnettarım. İkisinin de ruhu şad olsun. Okuyucularımın da bu ruh ile çalışıp geri kalmamasını temenni ederim. Esen kalın.
Melikşah Ayter
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...











« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7430 5.7660
Euro 6.3307 6.3561
Sterlin 7.3830 7.4378
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA