Değerleri öğretelim


Bu makale 2019-11-04 16:12:26 eklenmiş ve 568 kez görüntülenmiştir.
Fatih Özer

Bu öğretim yılında çocuklarımıza öğreteceğimiz en önemli konu matematik olmasın, kimya, resim, coğrafya, tarih, İngilizce vd. olmasın. Değerler olsun.
 
Toplum bilim alanında yapılan çalışmalar bir toplumdaki en önemli konunun o toplumun sağlıklı ve doğru değerlerle donatılmış olmasını gösteriyor.
 
Yani adalet, sorumluluk, güven, gerçeğe saygı, sevgi, dürüstlük… gibi değerler bir toplumun asıl olmazsa olmazları. Sorumluluk almayı bilmeyen bir gencin diplomalı olmasının bir önemi olmuyor yani.
 
Yazlığımızın olduğu yere çok yakın bir koy var. Burada herhangi bir tesis yok. Dileyen geliyor, yüzüyor gidiyor. Bazıların çadır kurup bir iki gün kalıyorlar. Her kesimden insan var; türbanlısı, türbansızı, içki içeni, içmeyeni, arabesk dinleyeni, rap dinleyeni… Araba plakalarına bakıyorum, her şehir var. Ama bir bölümü çöplerini ortalıkta bırakıp gidiyor, sigara içenlerin hepsi izmaritlerini sahilde bırakıyorlar. Tuvaletlerini çalılıkların arasında yapıyorlar ve orası poşet ve ıslak mendil kalıntıları ile dolu…
 
Bu kişiler bu ülkenin vatandaşı. Bu kişileri biz, bizim ailelerimiz ve okullarımız yetiştiriyor. Ama ortak davranış, çevreye önem vermemek. Bu bence adalet, hakkaniyet, güven, sorumluluk almak gibi değerlerle ile ilgili. Nasıl mı?
 
Bir yere geldiniz, yediniz içtiniz, çöpünüzü bıraktınız. Bu bence muazzam bir adaletsizlik. Yani keyfini siz çıkaracaksınız, cefasını başkası çekecek… Bu çöpü bırakan kişi güven konusunu hiç önemsemiyor. Evinin içine hiç çöp atmadığına göre, çöpün ve temizliğin ne olduğunu biliyor, ama sahilde yapmadığına göre bu kişi güvenilmez biri. Doğruyu bildiği halde yapmıyor çünkü. Yaptığı pisliği temizleme sorumluğunu almıyor, bırakıyor başkası yapsın…
 
Saygısızlık diz boyu... Bağıranlar, çağıranlar, telefonla bütün sahilin duyacağı sesle konuşanlar, yanlarında getirdikleri kablosuz ses cihazlarının sesini bir hayli açanlar… Sorsak “sizce saygı önemli mi?” desek, eminim hepsi evet diyecekler. Peki, o zaman neden bu davranışları sergiliyorlar?
 
Sorunun cevabı çok basit, bilmek ile yapmak arasındaki farkı öğretmiyoruz, önemsemiyoruz. Çocuğumuza saygının önemli olduğunu anlatıyoruz, ama onun bir arkadaşına saygısızca davranışını, annesine, babasına, öğretmenine saygısızlığını önemsemiyor, uyarmıyoruz. Sıraya girmesini değil, “uyanık olup” işini bir an önce halletmesini takdir ediyoruz.
 
Ödevlerini onun adına biz yaptığımızda, çocuğumuza öğrettiğimiz şey; öğretmenine yalan söyleyebilirsin oluyor. “Sınıftaki arkadaşlarının hakkını yiyebilirsin”i öğretmiş oluyoruz. Öğretmen bunu fark ettiği halde (doğru bir iletişim tarzı ile) aileyi uyarmadığı zaman, sahtekarlığı ve hak yemeyi desteklemiş oluyor…
 
Çocuğum hak etmediği halde öğretmenden yalvar yakar iki not alarak teşekkür belgesi getirmesi için çaba sarf ettiğimde sorumluluk almayan, gerçeği kabul etmeyen, adaleti önemsemeyen bir evlat yetiştirmiş oluyorum. Buna onay, destek veren, görmezden gelen bir okul da bunu katmerlemiş oluyor.
 
Bu öğretim yılında iki gözümüz ve aklımız değerleri çocuklarımıza nasıl öğreteceğimize odaklansın. Arada elbette sınav sonuçlarını da önemseyelim, ama bu değerler odaklı bir yaşam kurmamıza engel olmasın…
 
 
Nurdoğan ARKIŞ 
(Final Okulları Eğitim Danışmanı)
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7430 5.7660
Euro 6.3307 6.3561
Sterlin 7.3830 7.4378
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA