YAZIYOR! YAZIYOR!..


Bu makale 2019-10-29 06:24:21 eklenmiş ve 816 kez görüntülenmiştir.
MELİKŞAH AYTER

Geçtiğimiz günlerde şehrimizin bir başka gazetesinde kitap okumakla ilgili bir yazı okudum. Yazının sahibi Yazar-Öğretmen Abdullah Bey, fikir alışverişi yaptığımız güzide bir kişiliktir.  Yazısında okumanın gereklilik ve sorumluluk olduğunu hissettirirken bu ihtiyacı gidermenin yolları üzerinde de durmuş. Kitap okumaktan ekonomik ve kazançlı bir yatırım olarak bahsetmiş. Bu tespit hoşuma gitti. Dolara göre basın piyasası zora girdi, birçok yayıncı iflas etti ve ayakta kalanlar ciddi zamlar uyguladı. Bunun ben de farkındayım fakat yazıda bahsedilen yatırımın kazancını düşününce ‘‘ekonomik ve kazancı yüksek yatırım’’ söylemini yerinde buldum. Okumayı anlatan hocama selamlar göndererek bu hassas becerinin bir ileriki seviyesini ‘‘yazmak’’ istedim.
Dilin dört temel becerisi vardır: Dinlemek, konuşmak, okumak ve yazmak. Uzmanlar, Türk insanının dili kullanım oranlarını dinleme becerisinde %40, konuşma becerisinde %35, okuma becerisinde %16 ve yazma becerisinde %9 olarak açıklanmıştır. Bu dört temel becerinin kazandırılması üzerine hepsinden ayrı ayrı dönemlik dersler olmak üzere eğitim aldım. Yazma becerisi kişilerin yetişmesindeki en son noktadır. Anne karnında dinleme becerisini edinmeye başlarız. Ve bu dört temel dil becerisi kişinin bireysel faaliyetleri sonucunda gelişim gösterir.
Okuma becerisini Abdullah Bey anlatmış demiştim. Okuma becerisinin bir sonraki seviyesi olan yazma becerisi vatandaşlarımızın en noksan olduğu konudur. Yazma işini asla bir alanla kısıtlı görmemeliyiz. Örneğin şoför olan babam aracına yaptığı her türlü bakımı not eder. Motorla ilişkili olarak beklenmedik bir sorunla karşılaşmasına imkân yoktur. Çünkü yazdıklarını okuduğunda neyle ilgilenmesi gerektiğini bilir. Ereğlili Şair-Yazar Tevfik Gürbudak, bir sohbetimizde yazmaya kırk yaşından sonra başladığını ve yazmadığı yaşlarını ‘‘telafi’’ etmek istediğinden bahsetmişti. Yazmanın hazzına varmamış kişiler bu yazımı okuduktan sonra yazma girişiminde bulununca Tevfik Bey’in ‘‘telafi’’ düşüncesi anlayacaklardır. Yazma becerisine sahip kişiler Bilge Kağan’ın kardeşi Kül Tigin’in ölümünü yazdırmasını anlarlar. Bilinen tarihsel süreçte Yollug Tigin’den bugüne yazma işiyle uğraştık. Bir başka örnek vermek gerekirse edebiyatı yazarak çalışan YKS öğrencileri, kitabın fotokopisini çeker gibi yazmak yerine kendi anlayacakları şekilde notlar çıkararak çalıştıklarında daha başarılı olmuşlardır. Sait Faik ise ‘‘Yazmasam deli olacaktım.’’ diyerek edebiyatımıza harikalar kazandırmıştır. 
Yazmak bir modern çağda gelişim gösteren kişi için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Yaşayan insanların yazacağı şeyler mutlaka vardır. Yaşadığınızı fark edin. Esen kalın.
                                           Melikşah Ayter
                                        Türkçe Öğretmeni
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...












« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 7.5292 7.5593
Euro 8.9232 8.9590
Sterlin 9.7533 9.8257
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA