AŞIK VEYSEL’İN KÖŞKÜ


Bu makale 2019-10-09 05:40:41 eklenmiş ve 545 kez görüntülenmiştir.
MELİKŞAH AYTER

Duygular bizlere insan olduğumuzu hatırlatan yegâne olgulardır. Kahkaha attıkça veya ağladıkça yaşadığımızın farkına varırız. İnsan mekanik bir varlık değildir. Ağlar, güler, sevinir, üzülür. Duygu birim zamanda birim kişide yaşanır. Tek yumurta ikizi olan kardeşler bile tam olarak aynı yaşantılara sahip olsalar da babalarının ölümüne farklı farklı üzülürler. Duygunun bir ölçeği yoktur. Benzer duyguları yaşadığımızı düşündüğümüz insanlara ‘‘Senin ne hissettiğin anlayabiliyorum.’’ demek sadece bir duygu kıyasıdır ve duygu kıyaslanmaz. Aynı duyguları yaşamamızın imkânı yoktur. 
Peki, biz duygusal yaratıklar duygularımızın üzerinde etki gösterebilir miyiz? Sevmediğimiz birisini sevebilir miyiz? Bu mümkündür. Duyguları oluşturan zihin dünyamızda elbette düşünce yoluyla müdahaleler gerçekleştirebiliriz. Bunu yapmak için bize gerekli olan oluşturmak istediğimiz duyguyu besleyecek olaylardır. Sevmediğimiz kişi sevebileceğimiz bir hareket gösterirse gerekli zihinsel işlemler sonucunda duygularımızı değiştirebiliriz. Bazen bunu zihnimiz istemsizce de yapabilir. ‘‘Bu yaptıklarıyla beni soğutuyor.’’ gibi cümleleri kurarken bu istemsiz karakteristik özelliklerimiz çalışır. 
Daha önceki yazılarımdan da anlaşılacağı üzere ben halka ve halkın sözlerine yani edebiyatına âşığım. Halkın yüreğini dillendiren Âşık Şeref Taşlıova ‘‘Arzu iplik, sevgi nakış/ Ördükçe güzel görünür/ Gönül gözü ile bakış/ Gördükçe güzel görünür.’’ diyor. Sevmek de nefret etmek de bizim emeklerimiz karşılığındadır. İyi duygular oluşturmak için emek sarf etmeliyiz. Âşık Veysel ‘‘Güzelliğin on par’etmez/ Bu bendeki aşk olmasa/ Eğlenecek yer bulamaz/ Gönlümdeki köşk olmasa’’ diyerek duygu yönetimini bizlere yıllarca öğretmiştir.
Duyguları yönetmek mümkünken neden kötü duygular içinde kayboluyoruz? Kendimizin farkında değil miyiz? Veysel’in köşkü kadar olmasa da ‘‘derme çatma bir gönül evi’’ kuramıyor muyuz? Elbette kurabiliriz. Belki gönül köşklerine de sahip olabiliriz. Bunun için biraz mücadele etmeliyiz. Hayatımızdaki olumsuzlukların üstesinden ağlayarak değil, gülerek gelebiliriz. 
Çalışma stresi, başarısızlıklar, çevredeki olumsuz söylemler bizlere zarar verecektir. Bu duygular gayet doğaldır. Ama gönül köşkü yapabilme imkânımız da her zaman vardır. Bu köşkün temeli düşünce yapımızda gizlidir. Kendisine güvenen mutlu kişiler başarıya ulaşabilir. Başarıya ulaşmanın yolu yoldaki bölüm canavarlarıyla gülerek mücadele etmektir. Ölüm gibi kötü olayların çevrelediği savaşlarda bile ağlayarak savaşan savaşçılar kazanamaz. Duygularımızı yönetme cevherinin içimizde olduğunu bilinciyle mutluluk duygusunu öne çıkarıp zorluklara karşı koyalım. Çalışma gücünüzü eksiltmeden yaşamanızı dilerim. Esen Kalın.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...








« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.8083 5.8316
Euro 6.4849 6.5108
Sterlin 7.5218 7.5777
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA