SOY SOYLANDI, BOY BOYLANDI!


Bu makale 2019-09-17 05:26:53 eklenmiş ve 1394 kez görüntülenmiştir.
MELİKŞAH AYTER

Liselerde yıllarca İslami geçiş dönemi eseri olarak beş tane kitaptan bahsedildi. Bunlardan bir tanesi de Dede Korkut’tu. Kitab-ı Dede Korkud Âlî Lisân-ı Tâife-i Oğuzhan… Bize bu kitabın Vatikan ve Dresden yazmaları olmak üzere iki nüshası olduğunu ve birisinde altı diğerinde on iki boy (hikâye) içerdiğini öğretip durdular.
Evet, bu bilgiler doğruydu. Fakat yetersizdi. Edebiyatımızın babası cennetmekân Prof. Dr. Fuat Köprülü ‘‘Türk edebiyatının bütün ürünlerini terazinin bir kefesine, Dede Korkut’u da diğer kefesine koysanız Dede Korkut ağır basar.’’ derken mübalağa etmiyordu. Dede Korkut, milletimizi iyi tanıyıp bu milletin karşılaşacağı sorunlarla mücadele etmenin yollarını bize öğretiyordu. Ömrüm olur da yazmaya kudret bulursam başka yazılarımda bu noktalara temas edeceğim. 
Akşehir gibi Konya gibi İstanbul gibi toprakları mübarek kılan Oğuzların yol göstericisi Dede Korkut’u gazetede anlatacak bilgim ve yetkinliğim olduğunu düşünmüyorum. Bu konuda Türk Halk Bilimi çalışmaları yıllardır yapılıyor ve hâlâ birçok akademisyenimiz tez yazıyor. Peki, bu konuya neden değindim?
Türkoloji’de çığır açacağını düşündüğüm bir gelişme yaşandı. Yıllarca öğrendiğimiz boylara bir yenisi eklendi. SOY SOYLANDI, BOY BOYLANDI! Tahran’da Muhammet Veli Hoca, Dede Korkut’un ‘‘Türkmen Sahra Nüshası’’ diyeceğimiz nüshasını buldu. Akabinde birçok hocaya bundan bahsetti ve konuyla ilgili çalışmalara başlandı. Bu çalışmalar içinde alanda uzman Prof. Dr. Metin Ekici’nin kitap çıkaracağını duydum ve çok heyecanlandım. Beklenen gün geldi ve kitap çıktı: Dede Korkut Kitabı Türkistan/Türkmen Sahra Nüshası Soylamalar ve 13. Boy Salur Kazan’ın Yedi Başlı Ejderhayı Öldürmesi. 
Haziran 2019’da çıkan kitabı kargodan almaya giderken içimdeki şeref ve mutluluk duygusunu anlatamam. İş yerimde ellerim titreyerek kutuyu açtım. Hemen okumaya koyuldum. Kitabı bir an önce bitirmemi bekleyen ağabeyim Abdullah’a gördüğüm her harika detayı ‘‘Bak bak! Dedemiz ne demiş.’’ diyerek gösterdim. Bu satırları yazarken de o duygular aklıma gelip beni gururlandırıyor. Bir Türkçe öğretmeni olarak milletimizin her ferdine tavsiye ediyorum.
Bu yıllar sonra bulunan nüsha Türkoloji’ye inanılmaz bir güç verdi. İnanıyorum ki bu nüsha hakkında da birçok araştırma yapılacak ve tezler yazılacak. Çocuklarımız bu boydan da ilhamını alacak. Lalanın Salur Kazan’a ‘‘Ejderha dediklerinin aslı bir yılandır. O yılanın üstüne gitmelisin.’’ dediğini okuyan çocuklarımız hayatlarındaki zorluklarla baş etmenin kendilerini tanımaktan geçtiğini ve zorluklardan korkulmaması gerektiğini öğrenecek. Zorlukların başını Salur Kazan gibi keseceklerOkumayanların okumasını ve Salur Kazan’ı tanımasını dilerim. Esen kalın… 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...








« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.8083 5.8316
Euro 6.4849 6.5108
Sterlin 7.5218 7.5777
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA