FARKINDA MISIN?


Bu makale 2019-07-31 05:50:52 eklenmiş ve 1070 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Başlığı okur okumaz “neyin farkında mıyım” diye soracaksın biliyorum. Hemen söyleyeyim cancağızım, yaşadığımız, daha doğrusu yaşadığımızı sandığımız bu hayatın farkında mısın? 
Farkında değiliz… Olsa olsa sıradanız…
Sıradanız ve sıradanlık adına son zamanlarda ne varsa yaşıyoruz. Öyle değil mi? Bir düşün sabah kalkıp lavaboda yüzünü yıkadığın zamanı. Aynanın karşısında gördüğümüz kendimize bile bakmak bile sıradanlaştı artık değil mi? Kahvaltıda – ki esnaf değilsen ve evdeysen – yediğin peyniri, zeytini, ekmeği... Evden işyerine giderken kullandığın yolu… Çalıştığın masa, oturduğun koltuk… Yaşadığın gün, geçip giden hafta, biten ay ve ardında bıraktığın yıllar… 
Sıradan bir hayat… Haberler, konuşmalar, diziler, dizeler… Kaygısızlık denir mi bu duruma bilemem ama galiba bu gidişatımıza yakışan en güzel elbise kaygısızlık.  Kaygısızca sıradan yaşamak bu… 
Ama bakıyorum şöyle kaygısız da değiliz hani. Kaygılarımız var ve kaygı duyuyoruz. Kaygılandığımız, arabamız, evimiz, tuttuğumuz takım, cebimiz, kısacası çıkarımız adı altında her şey ama her şey kaygımızı oluşturan dünyamız. 
Farkında mısın bilmiyorum ama böyle yaşayıp gidiyoruz… 
Öylesine… Ölesiye kadar… 
Bir hikâye geldi aklıma. Ötelerden. Abbasi halifelerinden Harun Reşit ve Behlül Dânâ Hazretlerinin arasında yaşanmış olan bir hikaye. 
Günlerden bir gün Halife Harun maiyetine Behlül’ü çağırmalarını ister. Behlül çıkagelir. Aralarında şu konuşma geçer: 
“Ey Behlül!” 
“Söyle ya Halife!” 
“Akşam bir ziyafet vermeyi düşünüyorum.”
“Âlâ iyi edersiniz. Allah yaptığınız iyilikleri dergahında kabul eylesin. Fakat benden dileğiniz nedir?” 
“Senden dileğimiz şudur Behlül. Akşam namazından sonra namaz kılanları toplayıp yanıma getirmen.”
“Âlâ. Emriniz başım üstüne.”
Derken akşam olur. Behlül Dânâ saraya 5 kişi ile çıkagelir. Behlül ve yanındaki bu 5 kişiyi gören Halife bir anlam veremez ve sorar: 
“Ey Behlül! Biz sana akşam namazını kılanları getir dedik. Sen ise 5 kişi alıp gelmişsin. Akşam namazını sadece bu 5 kişi mi kıldı?”
Behlül Halifenin bu sözü karşısında tebessüm eder. “Ey Halifem!” der. 
“Siz bana akşam namazını kılanları al gel dediniz doğru mu?”
“Evet”
“Bende akşam namazını kılanları getirdim.”
“Nasıl sadece koca camiye 5 kişi mi geldi?”
“Hayır Halifem. Aksine cami ağzına kadar hıncahınç doluydu.” 
“Eee?”
“E si şu Halifem. Namaz bitimi caminin kapısına durdum ve namaz kılanlara tek tek imamın namazda okuduğu sureyi sordum. Bu 5 kişi harici kimse imamın hangi sureyi okuduğunu bilemediler. Hal böyle olunca namazı hakkıyla kılan bu yiğitlerle huzurunuza geldim.” 
Bu hikayeden sana düşen hisseyi ne yaparsın bilmiyorum ama farkına var artık. Hayatta bir mana varsa ona bu manayı veren biziz… 
Hayat anlardan oluşur cancağızım. AN’ı yaşa… Şimdi diyeceksin ki o an dediğin hep birbirinin aynı. Değişen bir şey yok bu tekdüzelik içinde. Bilemezsin ki… Çünkü bir şiir bir mısrası için okunur. 
Belki farkında yaşayacağın bir an farkına varırsın.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7498 5.7728
Euro 6.3610 6.3865
Sterlin 7.0089 7.0610
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA