41. ülke UKRAYNA “ÜÇ”


Bu makale 2019-06-18 05:44:41 eklenmiş ve 540 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Ukrayna’nın bayrakları Sarı Lacivert ülkenin  en çok bu özelliğini sevdim.
Fenerbahçe’nin küme düşmekten son haftalarda kurtulduğundan haberleri yok. Heryere bu bayraklardan asmışlar şampiyon olmuş gibi hoplayıp zıplıyorlar.
Ukrayna’da gidiş-dönüş 3000 km yol yaptık. Livv-Kiev- Odessa üç büyük kenti arada geçtiğimiz küçük şehirlerde ise bu ülkenin gerçek yüzünü gördük:
Bakımsız, perişan evler, çukur dolu yollar, otları bile temizlenmemiş kaldırımlar...
Karayollarında ve hatta büyük şehirlerde hiç görmediğim kamyonlar toplu taşıma araçları vardı. Abartmıyorum. Benzerlerini 2. Dünya Savaşı belgesellerinde gördüğüm bu en az 70 yaşındaki taşıtlar arada dolaşıp duruyordu. 
Halk ikiye bölünmüş durumdaydı. Bir kısmı Rusya öbür taraf batı yanlısı. Rusya, Kırım’ı işgal ederken neredeyse hiç ses çıkmamış. Bakanlar kurulunda biri “-Rusya’ya savaş ilan edelim” diye bağırınca savunma bakanı:
“-Topu topu 5000 eli silah tutan askerimiz var. Ne ile savaşacağız.” cevabını vermiş.
Livv’de A.B.’nin mavi bayrakları Nato’nun kuruluş yıldönümü pankartları asılı. Maksat batılıya şirin görünmek. 
Odessa’ya geldiğimizde yapılan işlemler başka bir ülkenin gümrük kapısında olduğu gibi...
Batı yanlısı bölgeden geldiğiniz için Rus yanlısı yerel yönetim bindiğiniz otobüse ait belgeleri didik didik ediyor.
Kenti dolaşıyoruz aynen Yunanistan-İtalya- İspanya- Portekiz’de olduğu gibi tüm iş yerleri saat 12.00’den itibaren açılmaya başlar.
Bir kaç park, cadde haricinde Odessa’da düzenli hiçbir şey yok. Şehir Karadeniz kıyısında ama tam merkeze kurulu Liman nedeniyle suya yaklaşmak olanaksız gibi...
Gelelim Ukrayna’nın o meşhur gecelerine, kulüpleri, barlarına...
 Niyetim bozuktu! Gece otelde eşimi uyuttuktan sonra sessizce kalkıp bu hayata akacaktım. Olmadı... yorgunluktan eşimden önce uyudum.
O yaşamı rüyalarımda bile göremedim.
Neler olduğunu bilenlerden öğrendim. Bazıları iki yanımda iki sarışın var! anam vay gibi palavralar sıkarken öbürü “-Atma ulan! Türkiye’den gelenleri tavuk gibi görüyorlar. Ellerine düştüğünde canlı canlı yoluyorlar!...” diyordu.
7 Gece 8 gün böyle geçti.
Müzeler, kiliseler, parklar, güzeller, güzellikler öte yandan kepaze yaşamlar.
Zengin ve yoksulun alışık olduğumuz farkı...
Son bir söz ellerinde pasaport olmadan kimlik kartıyla girenler için.
Lviv havaalanında onlara özel! servis var. Normal kuyruktan çıkartılıp başka bir tarafa yönlendiriliyorlar. Orada Suriye’li sığınımında gibi işlem görüp sorgudan geçiyorlar...
Daha çok şey yazacaktım ama vallahi sıkıldım. Size’de gına geldi. Bu yazı serisi burada bitiyor.
41. ülkeden sonra artık benim yurtdışı gezilerimde bitiyor. Zorunlu durumlar olmadıktan sonra bu işe son noktayı koyuyorum.
Gözünüz aydın...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.6889 5.7117
Euro 6.3785 6.4041
Sterlin 7.0431 7.0954
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA