İMARET CAMİ’İNDE NELER OLUYOR?


Bu makale 2019-06-08 05:27:40 eklenmiş ve 641 kez görüntülenmiştir.
Mustafa TUNCA

Geçtiğimiz hafta İstasyon’da yayınladığımız “Edirne’de bir hafta” başlıklı yazımızı okuyan okuyucularım bana “Edirne’yi yazıyorsun o halde İmaret Cami’mizi de yazmalısın” dediler. Hemen ecdad yadigarı İmaret Cami’mize gittim, etrafı gezdim. 
Avlu duvarları ve müştemilatı yenilenmiş ve taş duvarlar ile çevrilmiş. Duvar üstündeki korkuluk demirleri tamamlanmış görünüyordu. Cami avlusunun kuzey tarafı inşaat atıklarından dolayı çok kötü bir görünüm veriyordu. Molozların arasında mermer sütunların altına konulan kare taşlar vardı. “Burası bir inşaat alanı böyle şeyler olur diyebilirsiniz!...” Ama taşların numaralanıp bir envartere kaydedilip bir depoya kaldırılması gerekmez miydi?
Avluya giriş kapısından bakınca avlu ortasında askıya alınmış bir şadırvan, cami giriş kapısı önünde ise yıllardır boş bekleyen iskele tahtaları göze çarpıyordu... Yine avlunun güney kesminde bakımsızlıktan çimenler üstüne yıkılmış çam ağaçları ve inşaat artıkları doluydu. 
Hasan Paşa’nın şehrimize armağanı olan bu mabedsahibi ölmüş perişan bir mülkiyet görünümündeydi.
Cami’nin ana giriş kapısı kapalı olduğu için içeri girip görüntü almak mümkün değildi. Lakin her taraftan açık olan pencerelerden bakıldığında içeride tavana kadar uzanan ahşap iskele görünüyordu. 
O sade ama çok muhkem olan kubbe’nin iç mimarisi pul pul olup dökülmüş tavan süslemelerinin solgun hali melul, mahsun, usta ellerin kendisini yenilemesini bekler gibiydi.
Biz cami önünde buraları incelerken caminin cemaati olduklarını söyleyen kişiler geldi yanımıza. İsimlerini de söylediler. O cemaate caminin durumunu sorduk.  ‘Cami’nin restorasyonu başlayalı altı yıl oldu! Restore işini alan şirket cami önündeki panoya bir yazı astı. Yazıda “İmaret Cami’nin restoresi 500 gün içinde bitirilip teslim edileceği” taahhüd ediliyordu. Bin günü geçti içeriye bir çivi bile çakılmadı! Biz cemaat olarak şirketin bir yetkilisi ile görüştük. Sorular sorduk. Bize “İğne ile kuyu kazuyoruz. Daha uzun sürecek” dediler. Tamiratın  ne olacağı tamamen muamma! Tamamen bir sır! diyor cemaat.
Bu hoyrat görüntüler bize 20 yıl Alanyurt köyü sınırları içinde bulunan “Hacı İbrahim Veli Sultan” türbesinde olanları hatırlattı. O türbe de restorasyon amacıyla ihaleyi alan bir Alman firması Türkiye gazetesinin haberine göre “Türbenin sökülen tüm taşlarının sahteleri yapılmış gerçek eserleri Almanya’ya doğu menediyetleri müzesine taşınmış. Şimdi Bavyera eyaletindeki müzede bizim gerçek tarihimiz sergileniyor! Bizde bu sahte türbeyi gerçek sanıyoruz.” (1)
Gelip geçerken atıl durumda gördüğümüz bu tarihi mirasımız içimizi sızlatmaya devam ediyor. 
Gönül isterdi ki: Bu güzel mabed o eski günlerine dönsün! Ecdad yadigarı olan bu ve bunun gibi ibadethanelerden arşa yükselen “Allahu Ekber” nidaları tekrar semalarımızda yankılansın. O ezan seslerinin insanlara tarifi imkansız manevi bir haz ve manevi bir huzur verdiğini biliyoruz...
Anadolu’nun tapusu sayılan bu Türk İslam şaheserlerinin onarım tamir veya restoresi ne zaman bitecek acaba? 
Ard arda gelen bu soruların cevabını ilgili bakanlığa ve taahhüd eden firmaya kamu oyu adına soruyor ve bir açıklama bekliyoruz!.
Kaynak: (1) 3.11.2018 Türkiye Gazetesi 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7863 5.8095
Euro 6.5889 6.6153
Sterlin 7.3693 7.4240
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA