ORUÇ ÖZGÜRLEŞTİRİR


Bu makale 2019-05-17 05:46:18 eklenmiş ve 1119 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İslam, insanı  kula kulluktan kurtarıp, Allah’a kullukla insanı özgürleştiren dindir. Kula kulluk zillet ve köleliktir. Allah’a kulluk ise  izzetle, onurla ve özgürlük içinde yaşamaktır.
 İnsan başka insanlarca köleleştirildiği gibi, insan kendi  nefsi, şehveti, heva,  istek ve arzularının da  kölesi olabilmektedir. İnsanın kainatta kendisi için yaratılan ve istifadesine sunulan eşyanın, maddenin ve kendisi gibi yaratılan bir varlığın esaretine düşmesi insan için, esfeli safilin (aşağıların en aşağısı)  durumuna düşmesidir.
İnsanı  köleleştiren durumlara düşmekten kurtaracak olan kişinin imanı, takvasıdır. İnsan nefsinin, heva ve heveslerinin, maddenin, eşyanın, şehvetinin esiri değil  hakimi ve  nefsini terbiye etmesi, iradesini güçlendirmesi, olumsuz ve aşırı isteklerine dur diyebilmesi için sabır göstermesi  ve  ciddi bir eğitimden geçmesi gerekir ki bu eğitimde ibadetlerle yapılmaktadır. Bu takvâ eğitimidir.
Bütün ibadetlerin özünde takva eğitimi vardır. Takva eğitimi insanı  her türlü esaretten kurtarıp onu özgürleştirmektedir.  Allah’ü teâla bize Kurbanı anlatırken: “Sizin keseceğiniz kurbanların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşmayacaktır. Allah’a ulaşacak olan sizin takvânızdır. “ (Hacc 37)  buyurmakta ve insanı maddiyatın esaretinden kurtarıp, Allah yolunda fedakarlık göstererek, malın esiri değil malın sahibi olarak özgürleştirmektedir. Orucun hikmetini anlatırken Allah’ü Teâla “Ey iman edenler oruç sizden öncekilere farz olduğu gibi sizin üzerinize de farz kılındı.  Umulur ki takvâ’ ya erersiniz” (Bakara suresi 183) buyurularak ibadetlerdeki en önemli amacın  insanı takvâ’ya ulaştırmak olduğu beyan edilmiştir. 
Dinimizin tüm emir ve yasakları ana gaye,  kalbi ve düşünceyi, nefsin bütün aşırı, eksik ve kısır isteklerinden kurtarıp, ilahi sevginin berrak hürriyetine kavuşturup, yüce Allah’ın huzurunda kişiyi özgürlüğe kavuşturmaktır. Oruç  bu ana gayeyi teminde diğer ibadetler gibi bir mümini nefsi ve süfli içgüdüsel duygulardan kurtarıp Allah’ın huzuruna özgür bir varlık seviyesine çıkarmaktadır.
Tükenmeyen ihtiraslar¸ bitmek bilmeyen arzular¸ sonu gelmeyen emeller insanı esir almakta¸ huzursuz kılmakta ve köleleştirmektedir. Her istediğine her an ulaşabilme gücü ve hızlı tüketim insanlığı esir almış durumda. Tüm bu esarete karşı oruç bizi özgürleştiriyor. Oruç, sabretmeyi ve alışkanlıklardan irade kullanarak vazgeçmeyi öğretiyor. Allah’ın azat ettiği kimseyi hiçbir olgunun esir almaması gerekirken¸ maalesef tutsaklıklardan, bağımlılıklardan kendisini kurtaramamaktır. İradesi zayıf¸ kararsız¸ idealsiz ve gayretsiz yığınlar haline gelebilmektedir. Oruç ile Müslüman iradesine hâkimiyeti¸ nefsini terbiyesi ile hayatı sadece yeme-içmeden ibaret görenlere ulvi değerler hatırlatmaktadır. 
Huzur, barış, adalet, kardeşlik ve paylaşma ayı olan Ramazanda bu ayın manevi atmosferi insanı her türlü bağımlılıktan kurtarıp aklı selim, kalbi selime ulaştırıp, iradeli olmayı, sabretmeyi, bağımlı olduğu gayri meşru her ne varsa ondan uzak durmayı öğretmektedir. Oruç ağzı bağlasa da gönül gözünü, ruhu açmaktadır.
İslâmiyet’e göre insan yapısında bulunan kötülüklerin kaynağı nefistir. Çünkü nefis “alabildiğine kötülüğü emreder (Yusuf 53) ve kişiyi günaha yöneltmek için fısıltılar hâlinde sürekli telkinde bulunan (Kâf 16) bir güçtür. İşte bu tür nefse nefs-i emmâre denir ki¸ insan varlığının en aşağı tabakası olup¸ bütün kötü huyların ve çirkin hareketlerin merkezidir. Terbiye edilmezse kötü arzulara meylettirir. İnsanın onu yenmesi¸ (Naziat 40) sabırlı olması (Kehf 28) ve açgözlülüğünden korunması  (Haşr 9) lâzımdır. Günaha temayülün ve dünyaya ait isteklerin odak noktası olarak karşımıza çıkan nefs-i emmâre¸ heva ve hevesin kaynağıdır. (Necm 23)  Hz. Peygamber (s.a.v)¸ nefse karşı yapılacak mücadeleyi¸ en büyük cihad olarak isimlendirmiştir. (Keşfü’l Hafa I/424).   “ Nefsini temizlemiş olan şüphe yok ki, felâha ermiştir. Onu günahlarla örten ise ziyana uğramıştır. ” ( Şems suresi 9-10)
Günümüzde özgürlüğün tanımı her şeyi yapabilmek olarak algılanıyor. Başkalarının özgürlüğünün başladığı yerde diğer insanın özgürlüğü bitmektedir. Özgürlük nefsin aşırı isteklerini frenlemekle başlamaktadır. Oruç insanın kendisine karşı özgürlük mücadesidir.
Allah’a kulluk şuuruyla sadece beden,  nefis, hevâ ve heveslerin değil, ruhun da istek ve arzularını karşılayarak gerçek  huzur ve mutluluğa eren özgür  bir mü’min olmak niyazıyla oruçlarımız bereketli olsun. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.6626 5.6852
Euro 6.2832 6.3084
Sterlin 7.0299 7.0821
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA