BİZ BİZE


Bu makale 2019-05-02 15:18:44 eklenmiş ve 2623 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Güleray

Ucuzluğundan, kerpiçliğine, Alimdudular, Mürüvetler, Haccalar, Havalarla doludur beldemiz. 
“Elee! Hay anam ölen oluyo” dendimi ardı ardına çıkarlar atkılı, şalvarlı analar. Aslına kalırsa daha saat dokuzdur. Sabahın köründe kapının önü süpürülmüş, sulanmıştır. Yeniliklere uyamayan kaynanalar: başkalarının yaptığını yapmak isteyen, birbiriyle sürüyen gelinlerin dedikodusu sürüp gider. Eleee dendimi akan sular durur.
Akşehir diliyle akça pakça şişman bir teyze trende giderken yol arkadaşı orta yaşlı bir bey:
-Teyzeciğim yolculuk nereye? diye sorar.
-Memleketime, Akşehir’e der.
- Ahh teyze Akşehirliler çok ‘Eleee’ derlermiş öyle mi?
demeğe kalmaz, bizim hatun adamın lafını ağzında bırakarak,
“-Eleee haltetmişler, kim demiş onu diye cevap verir.
İşte böyle içtendir bizimkiler, içlerinden ne nasıl geçiyorsa patlayıverirler.
Kaynanalar gelinlerini kızı gibi sevse, gelinler anası gibi hürmet etse de, laf aramızda dırdırları bitmez. Zavallı oğlunun kılıbık olmasına göz yumamaz: diğeriyse ‘hayat müşterek” diyerek zamana uymaya çalışır. Meydan Mahallesinden sığır önüne tozluğunu sürüye sürüye üşenmeden dert yakınmaya gidene ne buyrulur?
Dudu aba altmış yaşlarında, gençliğindeki güzelliğini hala saklayan akça, pakça, birazda tombişçedir. Nefes nefese gelmiş atkısını Habibanın kucağına attığıyla uzanıverdi sedire. Habibaba onun yaşlarında esmerdir. Onun halhatır sormasına meydan vermeden başlar:
-Hay anam gavur oğlum da kötü garısının lafına bakıyo veled. Oğluda, kızı da boş. Saçımı süpürge ettim de elin olunun gahrını çektim.
-Zamane bu Dudu. Sende acık gözünü kör et. Ha benim ki açsam çok, amma yuduyom bakalım. Daha elde neleri var. Ayırıver sende. Biliyon şindikleri gayınnayı istemeyor, daha gelin gelirken duvağının altından hangi ev kiralık diye bakıyor. Asri pencere, düdüklü tencere, dumansız baca, gayınnasız goca oldumu eyi.
-Bizim gibi çaylarda çamaşır yumak, külle bulaşık sürtmek, böyükten korkmak yok gayri. Gelin oldum da anamevi ne bilmedim. Hay köpek gızı! ha bi de sen de bubam hasta diye. Azımı açıp bi laf diyemezdim gayınnama. Hele gaynatamdan ödüm gopardı.
-Sus sus! ne ekerse onu biçerler. Onlarında var olu, gızı. Yarın gelinleri gelinleri, damatları napacaklar bakalım. En iyisi Fadimin ki. Ayrı goydu gelini vesselam.
-Ne yani oda. Gecekondu gibi onnarınki de, bi gecede gelini eve getirdiler. Baloysa balo, bizim nemize gerek. Edivereydi gınagecesini, gelin almasını, ertesini. Ardı arkası yok, bitecik olan.
-Sen de böle den Dudu, amma bilmem ki nasıl olur?
Zaten bizim milletimiz kötü hay anam. Enigini, köpeni sürüyen gelmiş, atgılı atgılı netcenizde geldiniz? Alıyan bağıran ortalıkta dönüştüren sıpalar. Dadını duzunu gomadılar onunda. Bi dakı dakarlar, hepsi de doluşurlar, ne var tek tek gitseler.
Derken aşağıdan  bir ses keser konuşmayı:
- Ay Habibaba şu güccük guşaneye ha herselik yarma koyver.
Habibaba ağzının içinden söylene söylene kalkar, gider. İsteneni verir. Dönüşünde de. Dudu abaya sade kahve yapmıştır.
-Bak anam. Bunlarda bir türlü. Olancağız da şaştı ellerinden. Böle zenginlik heç olmasın daha eyi. Yen yanı yere gelsin bu gelinin de. İki paçasını bir araya getiremez. Gayınnaevden çıktı mı, o gapı benim, bu gapı benim, çene yarıştırır. Ha bi kibrit durdurmaz, dünde geldi kibrite. Gire günü sepet istedi, aralık gün sepet geldi vidanlık olmuş. Valla o gayınna olmasa hali perişan. Allaha günay olmasın, verdiğini gıymet bilmeyene veriyor. Ha bi misafire çıkar, paçalı donu eri, bürü, sökük eteğinden sarka sarka. Garşıdakinin gocası da borç içinde yüzüyo, gelinin temiz, trengez, tertipli olcam diye fantaziyesi bitmiyor. Ters yazmışlar. Ganiyaklı gayınnada geline uyuyor.
-Bubaçıksın öle gelinde. Olanı doğrup büyüten o. keziban gelinin de aklına şaşarım, gelinin garşısında el pençe divan duruyor. 
-Durmasında netsin, düştü azılının tekine, onu boşatsa da mı eyisi gelecek? Olu köpek de avrat ağızlı, iki arada bir derede galdı gadın. Enikleri de bi aksi bi aksi. Hıdırlıkta gördük bi burunlarından geldi. Olan da aşamüstü harcını havacını getirdi. Birinde de ilice de varlardı da dört başı mamur gelmişler. Gayınna aşı bişirdi, bulaşığı yıkadı, gelin hamama gitti geldi yattı. Kocası otomofille sepet yolladı durdu. Anası ne halda bilmez.
-Gadın gene gani gönüllü. Hep dua eder, olunun toprağı altın olsun diye. Gadıncağız el gapılarında süründü adam olsun olum, gününü görem dedi. Olan okumadı. etmedi. Nasibi zanaatdaymış. gitti bi de bu çirkefi aldı. Dudu galete baskısı var. ısıdan gelen yiyelim. Habibaba çıkar ama Duduabanın içi hala zsızlamaktadır.
-Naha gelin olumun sonu gür gelsin, sen düğününü görme. Kara topraklara girde telli pullu gelin getirem.
Habibaba galeta baskısını ısıtmış, üzerini yoğurtlamış, yanına çay soğanı kesmeyi de unutmamıştı. Karyılıklı geçtilr yemeğe:
-Dernek gün ekmek ettim, somunda taze da.
Ekmekten koparıyor özene bezene yiyorlardı. Devam etti: 
-Bak Dudu. Sen gelininden heç yakınma, sensiz bi yere gitmez. Bak ellerin gızıgelini ikindi omdu mu bi park öğrenmişler gidiyorlar.Seninki heç gitmez. Şimdi gız beğencenmi parka git. Yerlisi köylüsü orda. Nerde eski utanma, arlanma. Yazık seninki gene edepli. Her güzelde bi aman bulunurmuş. Ha vurdumduymaz gaygısız olsun, netcen. Olunda varsın baksın ağzına, avratazına bakmıyan herif varmı şindi. İşli aşlı gadın.
-Ellerine sağlık galete baskısı pek güzel olmuş. Bahçeye kendimiz ektiğimizde bol bol yerdik. Gözü kör olsun ortak mı ortak. Bir şey istedin mi neden sonra getirir tahtaya gelesice. Kendimiz eker, kendimiz diktiğimizde baya sağlammışım. Şindi ölsem yapamıom, dözlerimin dermanı galmadı. Dalım da arıyor.
-E... o zamanın adamımıyız. Hamama gider, yunur yıkanıp, hısım akrabaya yardım eder, gınalarını yakardık. Şipleri giyip beşibirlikleri dizer şeherin bir ucundan bi ucuna düğüne gider yine banamısın demezdik.
-Eleee bi ucuna deyince aklıma geldi. Çimenliye gitcedim ben. Vakit de biçok oldu. Ver çarımıda gidem. Bugün Hacere sülük vuran biri gelecekmiş. bende gan aldırcam. 
-Oturuyoz netcen gidipte.
- Yo giden, bida nerde bulcan gadını.
Ayağa kalkar, atkısını örtünür, lastiğini ayağına geçirir ve kapıya yönelir.
-Gal sağlıcakla Habibe. Bize de gel. Hem gelde karşıdakilere mübare gidelim. Şekerleme galdı gitti.
- Ha gelirim bakalım. Hacere selam söle gine gel. Gelini de duymaver, dert etme kendine güle güle.  
Kaynak: 2 Nisan 1969 tarihli Ankara’dan Akşehirliye Sesleniş” adlı kitapda yer alan Ayşe SERİN’in yazısı
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7672 5.7903
Euro 6.4113 6.4370
Sterlin 7.4048 7.4598
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA