YAŞAMIN SONRASI


Bu makale 2019-04-10 05:32:17 eklenmiş ve 2452 kez görüntülenmiştir.

Cuma günü ikindi namazından sonra sevgili Ahmet Gürel Tekelioğlu ağabeyimi ebediyete gönderdik.
Her ölüm hangi yaşta olursa olsun erkendir. Yeri doldurulamayacak kişilerin bıraktığı boşluğu hüzün doldurur. 
Meydana yavaş yavaş gelen insanları şöyle bir izledim. Önce Akşehir’le bağlantısı olup kent dışında yaşayan çoğunu hiç tanımadığım insanlar gördüm. Bu tür merasimlerde sayısı giderek çoğalan kadınlarımızı saptadım. Ahmet abi bu şehre unutulmaz hizmetler vermiş biriydi. Doğrusu alanın dolup taşmasını bekliyordum. Namaz öncesi her cenaze töreninde olduğu gibi guruplar oluşmuş bu bahaneyle biraraya gelmiş tanışlar hasret gideriyordu. 
Hepimiz hüzünlüydük ama ateş en çok düştüğü yeri 1. derece aile fertlerini yakıyordu. 
Bizim gurup bir süre sonra gülüşlerle, kısılmış kahkahalarla anılara dönünce dayanamadım:
“-Arkadaşlar olmuyor böyle bu ortamda gülmeyelim” uyarısını yaptım.
Ramazan SARI:
“-Yapma be hocam! senin olduğun bir yerde gülmemek mümkün değil” diye cevapladı... Çuval bende kaldı: sevdimi dövdümü çok anlayamadım.
Sonra bir süre önce vasiyet ettiğim benim cenazemi davul zurna çalarak bu meydana getirin sözlerimi anımsadım. “Israrlıyım mutlaka böyle yapılsın” diye tekrarladım. 
Ahmet abimizi omuzlayıp hazırlanan yere getirdik. Az ileride bir mezarın taşlarına oturdum. Başlığındaki yazıyı okudum bir hanıma ait idi. Önce özür diledim sonra bir fatiha okuyarak kendimi affettirmeye çalıştım. 
Herşey alışılmış biçimde yürüyordu. Sıra görevli hocamıza geldi. Duaların sonunda amin!le biten final bölümüne geçti. ...... Gazilerimizin, Şehitlerimizin ve Ahmet Tekelioğlu beyin ruhuna fatiha...
Cemaatte yer alan bazı kişilere göre bir eksik vardı. Uzun uzun sayılan karakterler içinde Mustafa Kemal Atatürk’ün adı geçmemişti. 
Yüzlerce merasime gelmiştim acaba ritüelin bu bölümünde daha önce “Ata”mızın adı geçiyormuydu?... doğrusu anımsayamadım. Ne hale geldik durumu görüp çok üzülüyorum.
Ülkemizin yaşadığı siyasi gerilim ortamı duyarlılıkları artırmış olmalı, yapılan duanın ardından cemaatten sesler yükselmeye başladı:
“-Atatürk’ü neden söylemedin?”
“-Atatürk’ü unuttun hocam”
“-Mustafa Kemal nerede?”
Böyle bir uyarıyı ilk kez duyuyorduk, hoca bu tepkiye önce çok şaşırdı sonra cevap verdi:
“-Gazilerimiz dedim ya içinde Atatürk’te var arkadaşlar...”
fazla uzatmadan sesler mezarlığa gömüldü...
****
Ahmet Abimi orada bırakıp işyerime dönerken düşündüm vasiyetime Atatürk’ü unutmasınlar duanın içine onuda mutlaka eklesinler... diyecektim vazgeçtim. Bazı uygulamalara siyasetin karışmasını istemiyorum.
Onun bu işten haberi olurmuydu? Ruhuna gerçekten erişirmiydi?... sorularını içime gömdüm.
Sonra yanımdakile seslendim:
“-Yahu vallahi korkmaya başladım. Arkadaşlarımın çoğu öbür tarafa gitti. Ölürsem cenazeme kim gelecek?” 
Arkadan cevap geldi:
“-Sen öl yeter ki... Biz mutlaka geliriz....”
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...


« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.6878 5.7106
Euro 6.2897 6.3149
Sterlin 7.0820 7.1346
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA