SİZ HANGİ RENKSİNİZ?


Bu makale 2019-04-10 05:29:33 eklenmiş ve 2229 kez görüntülenmiştir.
(BABİL) Nigâr Mat Ağyel

 
 
70’li yılların sonunda geleneksel evimizi terk edip bir apartmana taşındığımızda on bir yaşındaydım. Mavi gökyüzünden payımıza düşen parçanın altında yer alan, güler yüzlü, küçük, güvenli bir mahalleyi bırakıp, apartman diye kırın ortasında bir eve yerleştik. Kırgındım. Çocukluğumun bütün renkleri orada, o iki katlı evin bahçesinde kalmıştı. Göklere tırmanan hanımeli, temiz renkli beyaz zambaklar, neşeli çıtır güller… Yeni evimizin tek rengi, yaslandığı Sultandağları’nın yeşiliydi. 
Apartmanda pek çok çocuk vardı. Üstelik üç aşağı beş yukarı aynı yaşta çocuklar. İçlerinde sadece ben başka bir ilkokula gidiyordum. Çünkü son yılımdı ve neyse ki okulumu değiştirip, bir rengimi daha almamışlardı elimden. Bu yüzden kaynaşmam zaman aldı. Zaman aldı dediysem, beş gün değil de altı gün sürmüştür. Çocukların kaynaşmasından ne olacak. Birden bire renklendi hayatım. Sarı, kırmızı, mavi, yeşil, rengârenk çocuklardık. O arkadaşlarım sayesinde, sıradan hayatım, iyi yazılmış ve resimlenmiş bir çocuk kitabı kadar güzelleşti.  
Bir zaman sonra dairelerin kapıları görünmez hâle geldi. Günün, gecenin her saati, herkes birbirine gider, gelir oldu. Bütün anneler annemiz, bütün babalar babamızdı. Onların da her biri bir renkti. Öyle ki tuvali, apartmanımızın sırtını dayadığı Sultandağları’nın yeşilinden, Ahmet Amcamızın boyadığı cıvıl cıvıl bir bahar tablosu gibiydik.  
Peki Ahmet Amca ne renkti bu tabloda? 
Asaletin rengi neyse, Ahmet Amca o renkti. Üzeri, sakinlik, dinginlik ve huzurun renkleriyle kaplı bir asalet. Altında, boydan boya alçak gönüllülük görünen bir asalet. Uyum ve dengenin ağır başlı renklerinin yanında, inceliğin, nezaketin, olgunluğun en güzel tonları da ondaydı. Dostluğun sıcak renklerinin arasından, güler yüzün, neşenin canlı renkleri fışkırırdı. Onu herkesten farklı kılan renkler ise zevkin ve yeteneğin renkleriydi.
Ahmet Amca kök boya ile boyanmış iplerden dokunmuş bir Anadolu kilimiydi. Renklerinin özü ağaçlarda, çiçeklerde bir kilim. Üzerindeki motiflerin her biri bir manaya gelen, eskidikçe renklerinin tonları değişen, güzelleşen bir kilim. 
Ahmet Amca şarabîydi. Hayatı olduğu gibi kabullenmiş, üzümden şaraba dönmüş, kâmil bir insandı. 
Ahmet Amca ağırbaşlı, olgun başaklar gibi altın sarısıydı.
Ahmet Amca, apartmanımızın bahçesine diktiği güller gibi pembe, kırmızı, sarı ve beyazdı.
Ahmet Amca, o çok sevdiği dalgalar kadar maviydi.
Ahmet Amca,çocuklar için yaptığı oyuncaklar kadar cıvıl cıvıl renklere sahipti.
O bir gökkuşağı idi. Gözümüzle görebileceğimiz kadar yakın ve gerçekti, ama bilirsiniz işte gökkuşakları bir o kadar da uzak ve dokunulmazdır. Kaybolduğunu düşünürsünüz. Oysa her yağmurdan sonra güneşle beraber yeniden kurulur iki dünyayı birbirine bağlayan büyülü köprü. Ahmet Amca da şimdi Pınar, Rüzgâr ve Nayad’la saçıyor renklerini yer yüzüne. 
„Bana dalga fotoğrafları çek Nigâr“ demişti. „Rumeli Feneri’ne gidelim, birlikte çekelim Ahmet Amca“ demiştim. Kısmet olmadı. Dalgalı denizler yerine, iki yanı kavaklı, mütevazı bir köy yolu duruyor duvarımızda onun çizdiği. Çok severim kavakları. Anadolu’da, dere boylarında kavaklar çizer hayatı. Sizler de bizim hayatlarımızın kenarındaki kavaklar oldunuz. Yolumuzu, yönümüzü belirlediniz. Sevgili Ahmet Amca, Ahmet Tekelioğlu, hayatıma kattığın bütün renkler için minnettarım. Kabrinin üzerinde daim kelebekler uçsun. Toprak seni incitmesin, yumuşacık yerlerde yat. Huzurla uyu. Babama rastlarsan da söyle, kirazlar açtı açmak üzere. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.7270 5.7500
Euro 6.4697 6.4956
Sterlin 7.2674 7.3213
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA