KAYIP ya da KAZANÇ


Bu makale 2019-04-06 05:29:24 eklenmiş ve 1166 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Seçim sonuçlarının şehirlerimiz, milletimiz, masum ve mazlum milletler için hayırlı uğurlu olmasını temenni ederken seçilenlerin boş gurur ve kuruntularla övünmesi ne kadar abes ise, seçilemeyenlerin de üzülüp yerinmesi o kadar boştur.
Sonuçların seçilen veya seçilemeyenler için hayırlı olup olmayacağını kim bilir. Bazı kayıplar belki büyük bir kazanç; bazı kazançlar da belki baştan kayıptır. Pek güzel söylenir: “Hiçbir mağlubiyet mutlak değildir; hiçbir galibiyet umulanı getirmez.”
Siyaset üzerine görüş ve düşüncelerimi bilirsiniz; ancak bu yazıyı özellikle seçim sonrasına bıraktım.
Siyasetin bütün işlerin merkezine alındığı, iş ve işleyişte amaç haline getirildiği bir vakitteyiz. Siyasetin bu durumu, insanımızın aşırı siyasallaşmasına, kendi üzerine düşenleri yapmadan her şeyin çözümünü siyasetten beklemesine yol açmaktadır. Devlet ve millet için siyasetin önemini kimse inkâr edemez, ancak her şey siyasetten ibaret de değildir. İşin aslı -mesleği ve konumu ne olursa olsun- herkesin önce kendi görev ve sorumluluğunu doğruluk, hakkaniyet ve emanete riayet bilinciyle yapmasına bağlıdır. Bu da milletin ortak aklına, değerlerine, çıkarlarına, tarihi ve kültürel birikimine ters düşmeyen siyasi anlayış ile mümkündür.
Seçim yarışının ahlâki ve hukuki kurallar içerisinde yürütülmesi, partiler arasındaki rekabetin meşruiyetini oluşturur. Yani seçim yarışında partiler, tutarlı hedefler, planlar ve projeler üzerinden hareket etmek yerine yalan, iftira, karalama kampanyaları, ahlâkın da, hukukun özüne aykırıdır. Siyasetin meşruiyetini koruyabilmesi için referansları ve felsefi derinliği ile evrensel anlamda ahlâkın ve hukukun özüne; insanlığın ortak değerlerine saygı duyması esastır. Batı’da ve ülkemizde bu anlamda siyaset yapılmadığını söylemek yanlış olmaz sanırım.
Yönetimde, emanetlerin yani, makam ve mevkilerin ehline verilmesi, milletin iradesine ve seçimine saygı gösterilmesi, işlerin danışma ve istişare ile yürütülmesi; adaletin, hukukun, temel hak ve hürriyetlerin gözetilmesi siyasetin olmazsa olmazları arasındadır. Hizmetin ve millet işlerinin hayır ve huzur içinde yürütülmesinde hak ve hukuka riayet, doğruluk, dürüstlük, iyiliklerin teşvik edilmesi, kötülüklerden sakındırma, açıklık, şeffaflık, kontrol edilebilirlik ve hesap verilebilirlik gibi ilkeler, inancımızın bizden istediği ısrarlı tavsiyelerdendir. Onun için kadir kıymet bilen, milletin gönlünü kazanan, doğruluk, samimiyet, liyakat, emanete riayet, adalet ve ahlâk zemininde kendisini ifade eden siyaset anlayışlarını yeniden oluşturmak zorundayız.
Seçim gecesi, sayın belediye başkanı tebrik ederken söylediğimi, seçilen bütün başkan ve meclis üyeleri için tekrar etmiş olayım: “Allah seçilen her başkan ve meclis üyelerine hakkın hâkimiyeti, adaletin tecellisi uğrunda çalışmayı nasip etsin; bu uğurda sarf edecekleri gayreti mübarek kılsın.” 
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.8663 5.8898
Euro 6.5799 6.6063
Sterlin 7.3716 7.4263
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA