BURAM BURAM TARİH KOKAN KÖY : YAZLA (2)


Bu makale 2019-01-29 06:04:27 eklenmiş ve 647 kez görüntülenmiştir.
Mustafa TUNCA

Dünkü yazımda Yazla mezarlığının tahrip olmuş bir kale kalıntısı olduğunu tahmin edildiğini yazmıştım. Şimdi de bu kalıntıların kaçak kazılarında bulunan Bizans Roma hatta ondan önceki dönemlere ait mermer mezar lahitlerinin de bulunduğu bir gerçek. Üstünde oyma yazı ile kabartma ikiz kız çocuklarının resimlerinin tasvir edildiği mermer taşların fotoğraflarını çektim. Benim yerini bilmediğim başka antik taşların da var olduğunu ama kış mevsimi olduğu için ulaşımının zor olması müsait bir zamanda beraber gidersek o taşların yerini göstereceğini söyleyenler oldu. 
Tekrar konumuza dönelim... 1950 yılında Yazla köyüne ilk defa minare yapıldığını minarenin inşa alanının geniş ve derin kazıldığını üstünde kabartma resimlerin ve Ermeni alfabesi ile yazılmış antik taşların bu çukura gömüldüğünü söylüyor köylüler. 
Yine Bayram Gazi’nin mezarının yanında iki üç metre derinliğinde bulunan kuyu eşilmiş.  Bu kale kalıntılarının yüz metre kadar batısında bulunan antik değeri bulunan diğer “tombak yüv”denilen daire biçimindeki küçük tepeye bir yer altı geçidinin var olduğunu duyan defineciler bu tepeleri adeta talan etmiş. Peki ama iki tepe arasında bir yer altı geçidi gerçekten var mı? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Böyle bir öykü bir efsaneye dayanıyor. Halk arasında bir de yılanlı kuyudan bahis olunur. Bu yılanlı kuyuyu şu anda bilenler ve görenler var. Kuyuda vahşi hayvan inlerine benzeyen deliklerin olduğunu yılanlarında bu deliklerden geldiğini görenler şu anda hayatta ve sağ. 
Bu bölgede çifçilik ve hayvancılık yapan aileler elektiriğin olmadığı zamanlarda ‘Nazir Önü’ ‘Dedeli Tarla’ gibi arazilerde tarla sürerlerken “Dakyanus” M.Ö. ikibinli yılların parası olan altın sikkeleri bulduklarını ve bu altınları bulanların sattıklarını söylediklerini duyanlar var. 
Yazıyı okuyup da “Bizans efsane kokuyor” diye yorumlar yapanlar olabilir! Ama ülkemizin her bölgesinde buna benzer yerleşim alanları mevcut. Bu bölgelerin bazı yerlerinde sekiz on metre bazı yerlerinde ise bir bir buçuk metre kalınlığında üstü toprakla kapatılmış antik yerleşim alanları hatta şehirlerin bile bulunduğu televizyon haberlerinde görüyoruz. Biz de diyoruz ki bu bölge Kültür Bakanlığının denetiminde jeolog ve arkeolog uzmanlarının araştırmasına açılsa da elde kalan bu kültür değerlerimiz resmi envarterlere kayıt olsa. Yağmacılar tarafından yurt dışına kaçırılmasa! Bizden sonraki nesillere bu kültür mirası devredilse. Dünya’da yeni kurulmuş olan devletler tarihlerini ve geçmişlerini arıyor! Ben de bu iki sayfalık yazı ile kültür değerlerimize sahip çıkılması gerektiğini anlatmaya çalıştım. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Kur Alış Satış
Dolar 5.3015 5.3227
Euro 5.9916 6.0156
Sterlin 6.8360 6.8868
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA