HAŞHAŞİLER


Bu makale 2019-01-04 16:47:27 eklenmiş ve 431 kez görüntülenmiştir.
Mustafa TUNCA

Günümüzdeki uyuşturuculardan belki onkat daha tesirli olan uyuşturucular bundan 1200 yıl kadar önce kullanılmaya başladı. Haşhaşın ana vatanı olarak kabul edilen İran’da her türlü uyuşturucu imalatı ve kullanımı serbestçe yapılıyordu. 
Ancak uyuşturucu Hasan Sabbah gibi şeytani bir zekaya sahip olan adamın eline geçince nice “vezir sultan” gibi devlet adamlarının hayatlarının sonlandırılmasında etkin rol oynamıştır.
Hasan Sabbah 1035 yılında Humeyn’nin de doğum yeri olan İran’ın Kum kentinde doğmuş Yemen kökenli bir arap’tır. Tüm orta doğuyu gezdikten sonra yeniden İran’a dönmüş. Sarp dağlarda bulunan Alamut kalesini ele geçirmiş burada İsmailiye meshebini kurmuş, cennet fedaileri ve haşhaşiler tarikatını bu meshebe bağlamış. Tarikatı da cennet vaadiyle kandırıp hemen hemen her ülkede istediği suikastleri yapabilen bir terör örgütü haline getirmiştir.
Bazı tarihçilere göre Selçuklu’nun ünlü veziri Nizamül Mülk Ömer Hayyam, Hasan Sabbah medrese arkadaşları idi. Üçü de çok zeki olan bu kafadarlar öğrenci iken kim devlet yönetiminde üst kademelere gelirse birbirini korumaları konusunda anlaştılar. Vezir olan Nizamül Mülk Ömer Hayyam’a emekli maaşı çıkartmış ama gözü yükseklerde olan Hasan Sabbah buna razı olmayınca Kafkasya’da bir sıradağ olan Elburuz dağlarındaki Alamut kalesini satın alarak buraya yerleşmiştir. Bu sarp dağların ekime elverişli bölgelerinde haşhaştan elde ettiği Afyon sakızını uyuşturucuya çeviren Hasan Sabbah Hz. Muhammed’in torunu İmam Cafer Sadık’ın oğlu İsmail’i imam kabul ederek bu mezhebi hakim kılmak için cennet fedailerini kurdu. 
Peki Cennet fedaileri nasıl bir örgüt? Yörenin en güzel kızlarını kandırarak yada zorla kaçırılarak alamut kalesindeki dini vaazların ardından genç erkeklerle beraber uyuşturucu partileri düzenlenerek aşk dolu çılgın gecelere katılanların hepsi birer terörist olup çıkıyordu.  
Günümüzdeki terör örgütlerine bile ilham kaynağı olan bu yöntem halen vazgeçilmeyen bir taktir olarak bilinir.
Hasan Sabbah’ın müritleri şeyhlerini memnun etmek için her türlü çılgınlığı bir an bile düşünmeden tarihin en büyük suikastlerini gerçekleştirdiler. 1071 Malazgirt savaşının dehası Selçuklu Sultanı Alp Arslan’ı kaleye gizlice giren bir haşhaşi 1072 yılında şehit etti. 
Suikastler zinciri ard ardına devam etti. Haşhaşiler bir av esnasında zehirli et yedirerek Melikşah’ı da katletdiler. Sırada Selçukluların ünlü veziri Nizam’ül Mülk vardı. Onu da bir haşhaşi sırtından hançerliyerek şehit etti. Doksan yaşındaki bu iblis ruhlu beyaz kadın taciri terörist yetiştirme uzmanı büyük uyuşturucu uzmanı büyücü uyuşturucu imalatçısı Hasan Sabbah 1124 ne yazık ki eceliyle öldü. 
1256’da Moğollar tarafından lanetli olduğu gerekçesiyle yıktırılan Alamut kalesini bazı İran’lı yöneticiler yeniden inşa edeceğini söylüyor. İran’ın aklında ne var acaba?
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA