10 KASIM’IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ


Bu makale 2018-11-09 17:04:02 eklenmiş ve 1549 kez görüntülenmiştir.
Saadet Ayral Şen

İlber Ortaylı “Türkiye’nin talihsizliği diğer ülkelerin din adamları milli, bizim din adamlarımız ne yazık ki milli olmamasından kaynaklanıyor.” Diyor. 
Buna çarpıcı bir örnek 15 Mayıs 1919’da yunan ordusu İzmir’e çıkarken yaşanıyor. İzmir metropoliti yunan askerlerini kutsuyor; onlara “Ne kadar Türk kanı içerseniz o kadar sevap işlersiniz.” Diyor. 
Aynı anda Ege’nin çeşitli yörelerinde bazı bizim hocalar ‘Her yeri yunan bayrakları ile süsleyin, onları iyi karşılayın. O zaman sizi sever, iyi davranırlar.’ Diye öğütler veriyordu. 
Padişah Vahdettin’in, Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin, hastaneye adını vererek şerefini iade ettiğimiz İskilipli Atıf Hoca’nın, İngiliz casusu Sait Molla’nın üyesi olduğu, İngiliz Rahip Firew’in başkanlık ettiği İslam Teali Cemiyeti, Kuvayi Milliye’yi engelemeye çalışır.  Atatürk, Ankara Müftüsü Börekçizade Rifat Efendi gibi yurtsever hocaların da bulunduğu yurt severleri hedef gösterip yok edilmeleri vaciptir diye fetvalar verirler. Yunan ordusunu Halife’nin ordusu gibi gösterip karşı çıkılmaması gibi öğütlerde bulunurlar. 
23 Nisan 1920’de kurulan Büyük Millet Meclisi’ni başlangıcında boğmak için dahili isyanlar çıkardılar. Ahmet Anzavur Padişah tarafından Paşa yapılan vaktiyle askerlikten kovulmuş bir kişidir. Anzavur’un liderliğinde din kötüye kullanılmış isyanları körükleyen hocalar köy köy dolaşıp kalabalıkların önüne düşerek Kuvayi Milliyeci’lerin üzerine yürümüşlerdir. Casus olarak ordunun içine girip askerlerin firarına neden olmuşlardır. 
O isyanlardan biri de Konya ve civarında olmuştur. Delibaş namlı birini öne düşürerek büyük ölçüde İstanbullu din simsarları tarafından yönlendirilmiş ve finanse edilmiştir. Akşehir’de de 42 hoca bir bildiriye imza atmışlardır. Birinci madde “Milli Mücadeleye destek verenlerin malları, karıları, kızları, anaları kanları helaldir.” denilmektedir.  
Kadınhanı, Ilgın’dan isyanı bastıra bastıra Akşehir’e gelen Yarbay Osman Bey hocaları askeriye de toplayarak onlarla dini sohbetler yapar. Yemek yedirir yemek yenildikten sonra hazırlanan dar ağaçlarında askeriyenin önünde asar. İsyanlarla dış düşmana karşı kullanmamız gereken güç, boşu boşuna kendi içimizde heba olmuştur. 
Ankara Müftüsü Börekçizade Rifat Efendi, İstiklal Marşı yazarı Mehmet Akif Ersoy, İstanbullu Hoca diye anılan sonradan Kuvayi Milliye’nin Küçük Ağası hocalar gibi yurt seven hocalar Atatürk’ün yanında yer almış. Atatürk ‘te onlara saygı göstermiştir. Kurtuluş Savaşı’nı kazanmasında onların büyük desteğini görmüştür. Zaten Osmanlı Subayı olarak yetişen Atatürk ve arkadaşları, yetiştikleri aile ortamı ve okullarda inançlı insanlar olarak yetiştirilmişlerdir. Dine saygılı kişilerdir. Aksini söyleyenler iyi niyetli değillerdir. 
10 Kasım’lar öz eleştiri günüdür. Nerelerde başarılı olduk, nerelerde başarısız olduk, daha neler yapmalıyız, nasıl yapmalıyız diye düşünmemiz gereken günlerdir. 
Atam sana minnettarız nurlar içinde yat.  
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...





















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA