BİLİM... AHLAK... BİLİM...


Bu makale 2018-09-18 04:53:10 eklenmiş ve 681 kez görüntülenmiştir.
Yrd.Doç.Dr. Kadir Öztaş

17 Eylül 2018   İlk ve orta öğretim kurumlarımızda 18 milyonu aşkın öğrenci, 1 milyonu aşkın öğretmen ders başı yaptı. Dünya da bulunan 200 civarı bağımsız ülkelerin nüfusunun 4/3 den fazla.
24 Eylül 2018 de 200 civarı üniversitelerimizin %80 de öğretime başlıyor, takip eden haftada da tamamı. 7 milyonu aşkın üniversite öğrencisi.
Etüt merkezleri, açık lise, açık öğretim fakültelerini ekle, 30 milyon vatan evladı ya öğretici ya da öğrenen.
Tüm öğrenci ve öğretmenlerimize başarılı bir akademik yıl diliyorum.
Peki durum…
Pek iç açıcı değil.
Çünkü hemen hepsi sınav odaklı…
Bilim, ilim; yok maalesef. 
 Çok abartım, istenilen seviyede yok ne yazık ki.
Eleştirel düşünce ve  bakış açısını unutuyoruz.
Sadece  “dindar” nesiller ya da sadece “materyalist” nesiller bizi kurtarmaz/kurtaramaz. Ahlak temel ilke olmak kaydı ile dinini, maneviyatını, ülkü ve ilkesini bilen; ilim/bilim düsturu olan “dünya vatandaşları” yetiştirebilmeliyiz.
“Bir lise öğrencinin “kanser araştırmalarında yeni yöntem bulundu…” mealindeki bir haberle ilgili twiti “Allah öte dünya da sana bunları sormayacak, namaz, oruç… soracak” şeklinde ki yorumundan çok ders almalıyız. 
İbn-i Sina, Farabi, Uluğ Bey, Ali Kuşcu, Hazerfen, Mimar Sinan, Aziz Sancar vb. rol modellerimiz olmak zorunda.
Bir kısın güruh  eleştiriyi hakaret olarak algılıyor; diğer bir kısım güruh temel değerlerimize hakareti eleştiri sayıyor.
Bilim, ilim fennin gelişmesi araştırma, teknik, fırsat ve eleştirel düşünce ile gelişir.
Herkes işini biraz daha iyi yapsa…
Tembelliği ve ataleti  biraz daha atabilsek, her şey daha iyiye doğru gidecek.
25 yılı aşan üniversite tecrübem, gençlerin hayatına dokunursanız, doğru yönlendirirseniz, uygulama fırsatları oluşturursanız, beklediğinizin üstünde performans gösteren gençler olduğunu göreceksiniz. 
Gelişmenin bilgi ve teknoloji üretmenin temel şartlarından biri;  ilk, orta ve yükseköğretimde  her okulun kendi bağımsız kullanacağı “kültür, sanat, müzik, seyahat ve araştırma” bütçelerinin olmasıdır.
Nasıl olacak…
Çok basit aslında… 
Her il, ilçe, mahalle, köy kendi yöresinde ki tüm okullara katkı sağlamadır. 
Nasıl ki her elektrik faturasında “TRT” payı ödüyorsak,
Nasıl ki her emlak vergisinde “Kültür ve Tabiat Varlıkları Fonunu” katkı sağlıyorsak,
Nasıl ki her  su faturasında “Çevre Fonuna Katkı” ödüyorsak,
Her nüfus bölgesi kendi okullarına katkı sağlamalıdır. 
Bu ödeme  “ASLA” merkezi bütçeye olmamalıdır. 
Her ilçe/mahalle bazında düşünülmeli  ve o okulların Okul Aile Birlikleri aktarılmalı ve oluşturulan bir komisyon aracılığı ile o okulun önceliklerine harcanmalıdır. Okul tefrişi, müdür odası düzenlemesi vb. harcamalara izin verilmemelidir. 
Doğrudan öğrencilerin gelişimine harcanmalıdır.
Fırsat ve zaman geçiyor, elimizi çabuk tutmalıyız. Bilgi ve teknoloji üretmeliyiz. Genç beyinlerimizin önünü açmalıyız.
Yoksa ülkemizle ilgili çok “oyun” görürüz…
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA