Akşehir Gelişebilir Mi?


Bu makale 2018-09-10 15:46:04 eklenmiş ve 683 kez görüntülenmiştir.
Emre Ece

Akşehir şehirlerden bir şehir değildir. Bunun anlamı, Akşehirliler hasbel kader bir yere yerleşip de orayı iskan etmiş değillerdir. Tarihi ve kültürü çok eskidir, kendine has yemekleri, türküleri, manevi mekanları vardır. Anadolu’nun vakıf kültürüne sahip en önemli merkezlerinden birisidir. Şimdi özeleştiri anlamında, “Nerede o eski Akşehir?” dediğinizi duyar gibiyim. Evet belki Akşehir, geçmişteki kültürel birikimini artıracak atılımları yapmak konusunda ataletle davranmış olabilir, sanayisini diğer şehirlerle aynı oranda ilerletememiş, vaktiyle il hayali kurarken, epeyce süredir dışarıya göç veriyor olabilir. Peki bu durumun değişmesi mümkün müdür?

Elbette mümkündür, zira Akşehirlilerin, Akşehirli olmak gibi bir kaygısı vardır. Yani aidiyetleri yüksektir, yerel kimliklerine sahip çıkmaktadırlar. Dahası göç ile başka şehirlere yerleşenler dahil, herkes şehri için faydalı olabileceği bir konuda Akşehir sevgilerinden dolayı geri kalmayacaktır. Kalanlar varsa da, çoğunluğun imece düsturu ile dayanışmaya ve gelişmeye katılacaklardır.

Akşehir’in gelişmesi nasıl başlar? Devlet, yatırımlar ile fabrikalar, yollar, parklar yaptı diyelim, beton ile, para ile Akşehir gelişir mi? Hayır gelişmez. Eğer öyle olsaydı, “Sanayinin gözbebeği Marmara Bölgesi gelişmiştir, orada suç işlenmez, orası aydın insanların bölgesidir.” diyebilirdik. Yahut sırf para kazanmak ile gelişmişlik olsaydı, “Döviz zengini tatil beldeleri gelişmiştir, yerlerde bir tane bile çöp bulamazsınız.” diyebilirdik. Demek ki gelişmişlik dediğimiz şey, fabrikalar ile, kazanılan para ile, geniş geniş yollar ile ölçemeyeceğimiz bir şeydir. 

Gelişmişlik, insanların orada yaşamaktan mutluluk duyması, kendini güvende hissetmesi, eğitim, sağlık, barınma gibi temel ihtiyaçlara adaletli bir şekilde ulaşabilmesi demektir. Bunun için elbette sanayi yatırımlarına, yollara ihtiyacımız var ama bunlardan çok daha önce insana yatırım yapmamız gerekiyor. Yani gençlerimizden hatta çocuklarımızdan başlayarak, emeklilerimize kadar, topyekün bir eğitim ve kişisel gelişim hareketine ihtiyacımız var.

Bu hareketin içinde yerel kimliğimiz olan Akşehirlilik unutulmayarak korunmalıdır, dahası bu kimliğe çalışkanlık, dürüstlük, ahlaklı olmak, milli ve manevi değerlerimiz ile çatışmadan onları geliştirmek gibi nitelikleri ana unsurlar olarak eklemeliyiz.

Tüm bunları hepimiz düşünüyoruz, herkes bir şeyler yapmak istiyor. Fakat tek başımıza yapamayacağımız aşikâr. O sebeple, bu hedefleri paylaşan insanlara ihtiyacımız var. Buna sivil toplum deniyor. Ben bunları nerede yapabileceğimi araştırırken, böyle bir sivil toplum örgütü ile tanıştım. Örgüt kelimesinin soğukluğunu boğan bir sloganı var üstelik, “Aşk-ı Şehir”, adı da Akşehir Akademisi. Logosu ise sekiz köşeli Selçuklu Yıldızı, sekiz köşesi sekiz anlamı simgeliyor: Merhamet, şefkat, sabretmek, doğruluk, sır tutmak, sadakat, cömertlik ve şükretmek.

Akşehir’in eski belediye başkanlarından Dr. Ahmet Nuri Köksal’ın kuruculuğunu üstlendiği akademi, şu günlerde ilk filizlerini veriyor. Çok güzel bir yer tahsis etti kendisine ve 150 adet bağışçısı, 30 mütevelli ile çalışmalarına başlıyor. Ayrıca bir hayırseverin katkısı ile 28 adet burs verecek. En genç bağışçıları, bayram harçlıklarını akademiye tahsis eden çocuklar. Akademinin burs vereceği alanlar, 

Sanat Tarihi,  Grafik Tasarım

Güzel Sanatlar, Kütüphanecilik

Gastronomi, Arkeoloji

Tarih, İletişim

Halk Bilimi, El Sanatları 

Siz de Akşehir adına bir şeyler yapmak isterseniz, Akşehir Akademisi’ne Ulu Cami Caddesi No:23 adresinde ulaşabilirsiniz. Akşehir dışındaki Akşehirliler de uzaktayız diye üzülmesinler, adresinden Akademi’ye ulaşabilir, katkı sunacağınız konuları belirtip iletişim kurabilirsiniz.

 

Unutmayalım, fabrika yapacak fabrikalar yapacağız diye yola çıkmıştık bir zamanlar. Ama insanı unuttuk. En gelişmiş sistemi kurabilseniz dahi aslolan insandır. Tüm sistemleri tasarlayacak ve işletecek insanın aklı, ilmi ve vicdanıdır. Siz de Akşehir’i kalkındıracak, Akşehirlilerin yetişmesi için, maddi yahut manevi, gönlünüzden ne kopuyorsa, gelin bir odun taşıyın Aşk-ı Şehir’in nârına.

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...






SU













« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA