OPERASYON


Bu makale 2018-08-02 18:07:30 eklenmiş ve 2208 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Geçen hafta operasyon anılarına bir yenisini daha ekledim. 
Gün geçtikçe daha çok görme sorunu yaratan göz kapaklarımın fazla gelen bölümünü aldırdım.
Daha önce benzer ameliyatlar geçirmiş arkadaşlarımdan aldığım bilgi donanımıyla Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi göz hastalıkları bölümüne gittim. Ve orada ömrüm boyunca hiç unutmayacağım bir hanımla “Doçent Dr. Bengü Ekinci Köktekir”le tanıştım.
Son derece ilgiliydi. Genç yaşta zekası, birikimleri ve üstün insani özellikleriyle böyle bir akademik ünvanın sahibi olmuştu. Yaklaşımıyla bana sınırsız güven verdi...
Ameliyat için süre haftalar ötesine gidince çalışamadığımı biraz öne gün vermesini rica edince hiç olmayacak bir sürprizi yaşadım. Büyük bir özveri yaparak bir gün sonrasına gün verdi. 
Ertesi gün sabah saatlerinde başlayan bekleyiş saat 15.30’a kadar sürdü. 
Yıldırım hızıyla geçen ömür sürecinde göz açıp kapayıncaya geçen haftalar aylar ve yıllar bu kez çakıldı dakikalar ve saatler neredeyse geçmedi zaman bitmedi. 
Ama herşeyin bir sonu vardı. Sonunda görevliler bir sedye üzerinde beni ameliyathaneye indirdiler. Masaya alındım. Bengü hanımla geçen hal hatır sormanın ardından bir kalemle göz kapaklarından çıkartılacak bölümü çizdi. Diğer hazırlıkların sonunda masanın arkasından omuz bölümünün bulunduğu alana geçti. İşin en ızdırap dolu bölümüne geldik.
Uygulamanın özellikleri gereğince Lokal anestezi yapılacaktı. Göz kapaklarımın her birine 4-5 kez iğne uçları batırıldı içindeki materyal içine zerkedildi. 
Çok acıyor dayanılmaz bir ağrı veriyordu. İşlemi yapan Bengü hanım başımın arkasından sesleniyor şöyle diyordu:
“- Biliyorum çok acıyor... Özür dilerim... başka çarem yok... N’olur kusura bakma...”
“-Biraz daha sabret lütfen... Biraz sonra geçecek... Rahatlayacaksın...”
“-Çok üzgünüm Erdoğan Bey biraz daha dayan... Lütfen...” 
Artık göz kapaklarımın tamamen uyuşmuş işleyen bir makasın çıkarttığı kırt kırt seslerini duyuyordum. Fazla gelen bölümler çıkartıldı. 
Galiba rahat çalışmayı sağlayacak ayırtaçlar kullanılıyor bu aparatın uyuşmamış bölümlere değen uçları çok acıtıyor ama arkamda duran meleğin sesi bana güç veriyordu:
“-Çok özür dilerim... Çok özür dilerim biraz daha sık dişini geçecek, biraz sonra bitecek affet lütfen.
Acılar içinde geçen büyük bir mutluluk yaşadım. 
“-Vay!!! be demekki yaşamın içinde böyle insanlar, olağanüstü duygular yaşatan doktorlar da varmış...”
Demekki sınırsız empatiler kurup ötekinin yaşadığını kendi benliklerinde hissedebilen doktorlarda varmış.
Bu ortamda olmaktan Bengü hanımı böylece tanımaktan gurur duyuyordum.
Şu andan itibaren vallahi! ölsemde gam yemem
İyiki varsın Sevgili Bengü hanım ailenle birlikte sana sonsuz mutluluklar dilerim.
Şimdi: Evimdeyim...
Aradan bir hafta geçti. İlk günlerde gözlerimin etrafına toplanan ödem, kanlanma yavaş yavaş geçiyor yerini tatlı bir kaşıntı alıyor.
Artık çok iyi görüyorum ama gözlerimdeki yamuk yumuk kapakların yerini başka bir durum aldığı için görüntümde anlatım farklılığı var. İlk defa görenler biraz şaşırıyorlar
Olsun zamanla hepimiz alışacağız.
Bundan sonra aleme başka bir açıdan bakacağım.
Ama seni hiç unutmayacağım Doçent Doktor Bengü Ekinci Köktekir.
Sevgili okurlarım:
Herşey herkes içindir. Bence sizde unutmayın bu yazımı ve bu olağanüstü ismi.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA