İslâmın çağrısı


Bu makale 2018-07-19 18:37:19 eklenmiş ve 321 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İslâm, bir çağrı, bir davettir. Bu davet Allah’tan ve elçisi Rasûlüllahtandır. Her şeyin en iyisini, en doğrusunu, en güzelini bilen, yaratan, terbiye eden Rabbimiz, insanı korumak, yüceltmek ve  mutluluğu için yaptığı  davetidir.
İslâmın çağrısı îmâna, doğru düşünmeye, ahreti görürcesine ileriyi görmeye dâvettir. Bu vesileyle bilinçli, şuurlu bir hayat yaşamaya davettir. Sapık, batıl inançlardan, şirk, inkar, dalaletten  tek olan Allah’a, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahret, kader ve kazaya inanarak en sağlam kulpa yapışmasını sağlamaktır. Ahret saadeti, dünya huzur ve asayişinin; ferdî ve içtimaî, millî ve evrensel terakkî ve başarının anahtar ve prensiplerine dâvettir.
İslâmın ilk çağrısı ilme, okumaya, tefekküre dâvettir. Kâinatı, insanı, olayları en doğru okuyup, anlayıp, yorumlayarak en güzel dersleri çıkarmaktır. Denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa yazmakla bitmeyen Allah’ın sözlerini okumaya çağrıdır. Bütün kitaplar o hakikat kitabını anlamak ve anlatmak  içindir.  
İslâmın çağrısı, hakka, adalete, selama, güvenedir. İslamın olduğu yerde, huzur, güven, emniyet vardır. Çünkü Peygamberimiz(sav) müslüman ve mü’mini anlatırken: “Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların güvende oldukları kişidir. Mümin, canları ve malları hususunda insanların kendisinden emin oldukları kişidir.”  (Tirmizi, İman, 12.) buyurmuşlardır. Kur’ân-ı Kerimde de:” Allah insanları esenlik, barış yurduna çağırır ve dilediği kimseleri doğru yola iletir. İyi davrananlara; daima daha iyisi ve üstünü verilir. Onların yüzlerine ne bir karalık, ne de zillet bulaşır. İşte onlar cennetliklerdir, orada temelli kalırlar. ” ( Yunus 25-26)
İslâmın çağrısı, güzel ahlâka, edebedir. “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyuran Peygamber (sav) islâmın ana gayesini beyan etmişlerdir. Mü’minlerin îmanca en kâmili ahlakça en üstün olanıdır” Hadis-i Şerifide aynı  noktaya işaret eder. Güzel ahlâkı, kimsenin işine gücüne, etlisine, sütlüsüne karışmamak, sanmamalıdır. Halbuki İslâm, “hubb-i fillah, bugz-ı fillah”: Allah için sevmek ve Allah için kızmak, “emr-i maruf, nehy-i ani’l- münker: iyiliği emir ve teşvik etmek, kötülüğü engellemek”, “mazluma yardım, zalimle mücadele” gibi ana prensiplere sahiptir. Sevmek, sevilmekten, çalışıp, üretmeye, hayırda yarışıp, sorumluluklarını bilip yerine getirmeye varıncaya  kadar nice ahlâkı esaslardan bahsedilebilir.
 O manevî, ruhanî ve uhrevî  ibadetlerle beraber,  aynı zamanda maddî, sıhhî, ailevî, içtimaî, beşerî, evrensel, iktisadî, ticarî, askerî, terbiyevî, ilmî ve kültürel... ahkâma sahip, gediksiz, eksiksiz, kusursuz bir sisteme davettir. Hayattan kopmuş, dünyayla, çevreyle, insanlarla, beşerî  faaliyetlerle ilgiyi kesmiş, içine kapanmış bir manastır dini değil; aksine: Hayata, insana, cemiyete, devlete, beynelmilel’e yönelmiş, onlar arasındaki münasebetleri tanzime yönelmiş aktif ve dinamik bir nizamdır; tüm hayatı, Allah’ın istediği tarzda yaşama biçimidir; yüce ve asîl ilâhî yoldur.
İslâmın çağrısı, barışadır. “Ey inananlar! Barışı sağlayıcı bütün atılımları benimseyerek / topluca barışa girin./ Birbirlerinizin hakları ve hürriyetleri önünde boyun eğin. Şeytan’ın adamlarını /barışa aykırı yolları izlemeyin. Çünkü şeytan size, bozgunculuğu apaçık bir düşmandır. Eğer size gelen hakikat belgelerini idrak ettikten sonra (barıştan) saparsanız iyice bilin ki Allah sorgulamaya gücü yetendir, hikmet sahibidir.” ( Bakara 208)
İslâmın çağrısı,  insanca yaşamaya, medeniyete, Allah’ın rizasını kazanıp, iki cihan saadetinetir. İslâm sadece ahret için değil, yeryüzünün halifesi olan insanın, yeryüzünü imar ve inşaya davettir. “Ey iman edenler! Allah’ın emirleri ve yasaklarına aykırılıktan korunun. ve sözün doğrusunu söyleyin ki Allah işlerinizi düzeltsin ve sizin günahlarınızı bağışlasın...”(Ahzap 70-719)
İslâmın çağrısı, Allah’adır, hakk’adır, kurtuluşadır. Bu çağrı insan, insanlık içi hayat veren bir çağrıdır. Bu çağrıyı iyi anlayıp, yaşamak gerekir. Bu çağrılara bütün insanlık her zaman muhtaçtır. Peygamberimiz devlet başkanlarına yazdığı mektupda “İslam ol kurtul.” Dediler. İnsan ve insanlığın kurtuluşu bu çağrılardadır.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA