Camide İftar Tartışmalarının Düğümü: Siyasi Kutuplaşma


Bu makale 2018-06-04 07:57:32 eklenmiş ve 3028 kez görüntülenmiştir.
Emre Ece

İnsan gurbetteyken, memleketine ve anılarına hasreti türlü gizli acıları barındırıyor. Hem memleketini özlüyor hem de toprağı tarafından hor görülüyor. Çok sık bir şekilde “Davulun sesi uzaktan hoş gelir.”, “Bekara hanım boşamak kolaydır.” deyimleriyle suçlanıyor. Bu suçlamaları görmezden gelebiliyorum, memleket hasretim ağır basıyor. Dahası bu sözleri, insanların yaşadığı zorluklara bağlıyor ve empati yapmaya çalışıyorum. Çünkü insan acı ve tatlı sözleriyle memleketini ve hemşerisini sevmelidir itikadımca.

Fakat memleketime dair beni daha derinden üzen bir durum var ki o da, insanlarımızın birbirlerine olan kin ve nefret içeren sözleri. Nükteden ve incelikten uzak, herhangi bir zekâ parıltısı, mantık ilmi içermeden sosyal medya üzerinden birbirlerine yaptıkları suçlamalar, kadın yahut erkek, büyük ve küçük demeden kırıcı sözler söylemeleri insanı umutsuzluğa itiyor. Düşük seviyedeki tartışmalar ekseriyetle siyasi anlaşmazlıklar sebebiyle çıkıyor, hatta sonuncusu ulusal basında da yer aldı ve güzel Akşehir’imiz, haksız bir şekilde gericilikle suçlanarak kutuplaşmanın konusu haline getirilmeye çalışıldı.

Tartışma konusuna çok girmek istemesem de konu bütünlüğü açısından kısaca değineyim, AK Parti’den milletvekili adayları ve üst düzey yerel yöneticilerin katılımıyla İplikçi Camii’nde bir iftar organizasyonu düzenleniyor. İftar menüsü çok mütevazi (Peynir, zeytin, simit içeriyor) ve iftardan sonra istişare toplantısı için başka bir mekana geçiliyor. İftarda çekilen fotoğrafların, sosyal medyada yayınlanmasıyla birlikte tartışmalar başlıyor ve camide iftar verilmesi, cami edebine aykırı bulunarak eleştiriliyor. Diğer taraftan organizasyonu destekleyen bir kesim de bulunuyor elbette, onlar da Kabe’de ve birçok Arap ülkesinde bu tarz uygulamaların olduğunu söylüyorlar.

Peki İşin Doğrusu Nedir?

Şimdi bu tartışmaları kenara bırakıp, camide yemek yenir mi sorusunu araştıralım. Maalesef bu konuda net ve ortak bir cevaba rastlamadım. İşin uzmanı olmamakla birlikte, kaynakları tarayabilirim düşüncesiyle aradığımda, iki görüşü de haklı gösterebilecek kaynaklar mevcut. 

Örneğin Kutub-i Sitte’de peygamber efendimizin mescitte et ve yemek yediğini söylüyor. Abdullah Ibnu’I-Haris Ibnu Cez ez-Zubeydiradiyallahuanh anlatıyor: “Resulullahaleyhissalatu vesselam zamanında mescitte ekmek ve et yerdik.”

Buna karşıt olarak Diyanet’in resmi internet sitesinde, “Cami Adabı” ile ilgili hazırlanan kısa video derslerinde bir bölüm tümüyle camide yemek yenilmeyeceğine ayrılmış. Kısacası bu konuda bir görüş birliği bulunmuyor. Kişisel görüşüm belki çok önemli değil ama nedense camide yemek yeme, iftar yapma fikri bana çok iştah açıcı gelmiyor, içime sinmiyor. Bunun sebebi de Türk kültüründe buna yer olmaması olabilir, şu yaşıma kadar hiç rastlamadım. Ama cami çıkışında dağıtılan gül lokumuna hayır diyemem elbette, ondaki tadı hiçbir şeyde bulamadım.

Şimdi bu konuyu bir kenara bırakalım ve dönüp kendimize bakalım. Aşağıdaki fotoğrafta yer alan çocuklar sizin şehrinizin çocukları, görüşlerinin ne olduğuyla ilgilenmiyorum, A ya da B partili olabilirler. Halis niyetle bir organizasyona katılmışlar ve hak etmedikleri eleştirilere maruz kalarak kısır bir tartışmanın içine çekiliyorlar. Eğer bu kutuplaşma iklimi şehrimize hâkim olursa, kendi ülkelerinde hedef gösterilirlerse onlar da kalemlerinin uçlarını sivrilterek hırçınlaşacaklardır ve siyasetin çıkardığı yangına ateş taşıyacaklardır. O yüzden eleştirileri daha ölçülü, hak gözeterek sanki kendi çocuğumuza söylüyormuş gibi yaparsak, yarın birbirimizin yüzüne bakabiliriz.

Diğer taraftan yukarıdaki organizasyon bir ibadetle ilişkili, yani Allah’ın rızasını kazanmak için yapılmış. Fakat düzenleyen kişiler siyasi olunca haklı veya haksız, camilerin siyasete alet edildiği düşüncesiyle bazı refleksler geliştirilmiş. Bu refleksleri savuşturmak, organizasyonu savunmak için, ağıza alınmayacak sözler sarf etmek Nasreddin Hoca’nın torunlarına yakışmıyor, zira Hoca oldukça kıvrak zekalıydı sövmezdi ve fakat hiciv yapardı. Yani esprili bir şekilde dersek, sövmekten beter ederdi diyebiliriz. Daha güzel bir dil kullanmak adına, baklava fıkrasını anlatabilirdiniz. Hani hocaya demişler, “Hocam baklava gidiyor.” Hoca aldırmamış ve “Banane.”demiş. “Ama hocam baklava sizin eve gidiyor?” dediklerinde, Hoca da “O zaman, sanane?” demiş, bunu anlatsanız, biraz olsun tebessüm yaratabilirdiniz.

En acısı da insanların dinlerini sorgulamak, büyük, küçük, kadın, anne demeden, sırf farklı düşünüyor diye aşağılamak,SeyyidMahmud Hayrani’nin ikliminde yaşayan insanlara yakışmaz.Zira kendileri hoşgörü timsalidir, hakeza dibimizdeki Mevlâna Hazretleri de öyle. Hoşgörüleriyle ilgili çok bilinen bir menkıbe vardır. Bir gün Mahmut Hayrani, dervişleriyle birlikte bir aslana binmiş ve yine dervişleriyle birlikte bir kaya üzerine binip gelen Hünkâr Hacı Bektaşi Veli Hazretleriyle buluşmuşlardır. Buluşmanın ertesinde 40 gün 40 gece görüşmüşlerdir. Bu esnada da aslan ile Hacı Bektaş Veli’nin kucağındaki ceylan birlikte durmuşlardır. Bektaş kucağında aslan ile ceylan, av ile avcı birlikte duruyor da, sen neden ihtilaflı bir konu üzerinden, hem de kalpleri iyi etme, insanların dertlerine derman olma iddiasında bulunurken, gönülleri yıkıyorsun? Ne demiş Derviş Yunus, her ne olursa olsun, kalp kırma.

“Bir kez gönül yıktınısa,

Bu kıldığın namaz değil.

Yetmiş iki millet dahi,

 

Elin yüzün yumaz değil.”

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
kıskanma
vedat gökalp 2018-08-02 11:15:27
dünyanın en iyi işini yapsanızda karşı çıkıcaz diyen bir zihniyetin eleştirileri hiç önemli değil. söz konusu islam, cami olunca katsayıları yükselen curuhun hezeyanları sonuçsuz kalır. bu etkinliği yapanların emeklerinden dolayı teşekkürler.
Mobil
Deniz 2018-06-04 23:58:43
Süper, birleştirici bir yazı
Eleştirmek yıkmak yerine
Birlik olmamız hoşgörülü olmamız gereken günlerdeyiz
Elinize sağlık
Mobil
Kerem Yavuz ÜSTÜNDAĞ 2018-06-04 23:47:36
Çok başarılı bir yazı olmuş.
camide yemek
mert zafer 2018-06-04 13:43:43
camide yemek yemek dini kurallar tartışması değildir cami gibi dinimizin kutsal saydığı mekanlarda edebe adaba aykırı davranmak daha da önemlisi yüce dinimizin ve üstelik ikdidardaki bir partinin siyasete alet etmesidir KISACASI KIŞLAYA, OKULLARA SİYASETİ SOKANLAR MAALESEF CAMİLERİMİZİDE SİYASETE ALET ETMEYE ÇALIŞMAKTA.
Mobil
Umit 2018-06-04 13:31:27
Sende ver
şimdi sen iftar yemeği yemedigin içinmi bu kadar mızıklıyon
Yoksa iftar yapanlarımı kıskanıyon
Toplam 5 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...




SU













« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA