Hocaların Hocası Ressam Naime Saltan


Bu makale 2018-05-31 19:48:32 eklenmiş ve 435 kez görüntülenmiştir.
Mehmet Güleray

Akşehir’de doğdu. İlk ve orta okulu orada bitirdi. İstanbul Çapa Kız Öğretmen Okulu’ndan birincilikle mezun oldu. Bir yıl Kula’nın Menye Köyü’nde başöğretmenlik yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü resim iş bölümünü bitirince: Hakkari, Edremit, Eskişehir, İstanbul Kolej Öğretmen Okulu lise ve orta okullarında resim öğretmenliğinde bulunup 1976 da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Resme olan ilgisi ilk ve orta okul yıllarında başladı. İlk sergisini 1950 yılında Hakkari’de açtı. Pek çok sergi açmış, karma sergilere ve devlet sergisine katılmıştır. Eserleri Yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarında, özel ve resmi daire dubarlarında bulunmaktadır. Çeşitli tekniklerde eserler veren sanatçı seramik panoları ile tanınmış son yılında batik ve ipek boyamaya hız vermiştir. Ebru sanatını da kumaşa uygulayarak büyük panolarla ev dekorasyonuna yer vermiştir. Çocuk resim yarışmalarında öğrencilerine dünya çapında büyük ödüller kazandırmıştır.
Öğretmenlik yaparken çeşitli teşekkür ve takdir nameler almıştır. Abstre figüratif sanatı benimsemiş kendine özgü bir stil geliştirmiştir. Okumaya ve incelemeye çok önem vermektedir. Eserlerinde doğa ve insan arasındaki sevgi, dostluk ve iyilik üzerine Türk örf ve adetlerinin tanınması bakımından duygusal mesajlar taşımaktadır. Figürlerinde taş, su ve ağacın özelliklerini uygulamaktadır. Eski Türk mimarisinden modern çağa uygulanmış bir mimari düzeni içinde yeni yapıtlar elde etmiştir. Müzik eşliğinde daha iyi yaratabildiğine inanmaktadır. Kaliteli olmak üzere her türlü müziğe tutkundur. Seminer, konfarns ve kitap dergi, resimleme çalışmaları epeyce bir yer tutar. Müzeciliğin Türk kültürüne olan katkısına inanmış, Eskişehir Arkeoloji Müzesine 184 parça, Seyit Gazi müzesine 152 parça Türk el işlemesini çevreden toplayarak bağışta bulunmuştur. Renk, leke onun başlıca tutkusudur. Türk toplumunu gelişmiş, kültür ve refaha ulaşmış olarak görmeyi tasarlamaktadır.  
Naime Saltan’ın kaleminden sanatla yaşamak...
 
HİÇ OLMAZSA ESKİLERİ 
KORUYALIM
Bugün sizlere resim, heykel, seramik gibi sergiler nasıl gezilir neler yapmanız gerekir onları anlatıcam. Geçenlerde Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Bölümü öğrencilerine sergisi devam eden sanatçı hakkında sorular sordum. Sergiyi gördükleri halde sorduğum sorulara malesef yanıt veremediler.
Ortaokul ve liselerde olmak üzere yüksek okulda daha da önem verilecek konular sergilerin bilinçli gezilmesine önem verilmesidir. Sergiye giden öğrenciye öğretmenler görev vermeli. Sergi sonrası derste gördükleri ile ilgili olayları madde madde incelerlerse öğrencilerimiz sanata daha uyumlu yaklaşırlar...
Sanatçının özgeçmişini, serginin tarihini öğrenmelidirler. Sanatçının imza koleksiyonunu yapma, geleceğe yönelik bir yatırımdır. Tablosu kadar değerlidir. 
Serginin konusu nedir? Yapılış nedenleri renkler ve tema ressamın stili nedir? Ne zaman başladı ve bitiyor? Gelecek sergi kimindir? Ne zaman açılacak? Diğer arkadaşların gelecek çalışmaları kaçırmadan izlemek için haberleri olur. Derste öğretmenler resim öğretmeyip, 10 dakikalık son saatinde eğitici konulara yer vermeli. Çevrede başarılı insanların başarı ile oraya nasıl geldikleri de öğrenciler tarafından arkadaşlarına anlatılmalıdır. 
Resim dersi öğrenciye yalnız resim öğretmiyor. Kişiliğini kazanmasına, aşağılık duygusunrdan kurtulmasına yardım ediyor. Onun için derste öğrencilerin morelini bozacak kötü eleştiriler yerine onların iyi şeyler yapabildiklerini anlatarak yanlışlarını söylemekten kaçınılmalı. İyi örnekleri göstererek onlara daha iyi konulan yapabilecekleri anlatılmalı, inandırılmalı. Öğretmeni çok sevmelerini sağlamak için candan çalışmalıdır. Resim deneyimli bir matamatiktir.
Gazetelerde TV’lerde, ısrarla orjinal sanat çalışmalarına yön verilmeli kopya ve taklitlerin kötülükleri anlatılmalı. Yeni buluşlar kısa yoldan kolayca halkımıza anlatılmalıdır. 
Yapılan olumsuz çalışmaları anlatmak zordur ve tehlikelidir. Ama 1972 yılında Süleyman Çakır Lisesi’ndeki öğretmenliğim sırasında bir dolap dolusu sanat kitapları elde etmiştim. Okul kitaplığı çok güzeldi. Bu yakında incelemeye gittiğim kütüphaneyi çok yıpranmış, kitapların sayfaları koparılmış ve yırtılmış gördüm. Çok üzüldüm.
Eğer sanata birşeyler katamıyorsak eskileri hiç olmazsa koruyalım.
Resim ve heykel, seramik yapanlara yönlendirici olan bu kitapları önermeli ve inceletmelidir. Öğrencilerimizle birlikte halkımız da kütüphanelerden faydalanmalıdır.
SANATLA YAŞAMAK NE GÜZEL... 
KAYNAK: AKSEVDER AKŞEHİR’İ SEVENLER DERNEĞİ BÜLTENİ 
Yıl: 2000-2008
Sayı: 01-50
 
Naime Birsen Saltan, 6 Temmuz 2016 yılında 90 yaşında hayata gözlerini kapattı. Saltan 90 yıllık yaşamının 60 yılını Eskişehir’de geçirmiştir. 
Kendisini rahmet ve minnet ile anıyoruz...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA