Ramazan okulunda çok dersler vardır


Bu makale 2018-05-24 17:52:22 eklenmiş ve 202 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Allahın her emrinde sayısız hikmetler, gayeler ve faydalar vardır. Bütün ibadetler bir ihtiyaçtır. Bütün ibadetler insan için bir şereftir. Bütün ibadetler insanı eğiten, olgunlaştıran, iyiliklerle donatan, ahlakı güzelleştiren birer derstirler. Bütün ibadetlerin Allah’a, insanın kendisine, topluma, çevreye ve  kainata bakan yönleri vardır.Oruç, Allah’a karşı bir ta’zim, şükür, zikirdir. İnsanın kendisine karşı bir yenileniş ve iyiliğe yöneliş, imanını güçlendirme, ahlakını güzelleştirmedir. Topluma bakan yönünde kardeşlik, beraber yaşama, başkalarını anlama, düşünme, yardımlaşma vardır. Çevreye karşı yeryüzünü bir mescid gibi görüp temiz tutup, tahrip etmeden faydalanmaya  varıncaya kadar bir çok gaye, hikmet ve dersler vardır.İbadetler insan için bir şereftir. Kafir bu şerefe layık değildir. İbadetler inananlara emredilmiştir. İnanmayanlardan ilk istenen imandır. İnanmayanların amellerinin boşa gittiği Kur’an-ı Kerimde bildirilmiştir.
Oruç bir Takvâ eğitimidir .Orucun insana verdiği en önemli ders  bize şah damarımızdan daha yakın olan, “nerede olursanız olun Allah sizinledir”  âyetinde belirtilen  Allah’a bizim de “O’nu  görür gibi, biz   O’nu görmesek de O’nun bizi gördüğünü bilerek”  inanmak, yaptığını en iyi yapmak, iyi işler yapmak,  Allah’ın bize ihsanda bulunduğu gibi bizim de başkalarına ihsanda bulunma eğitimidir.Oruç sabırdır. Allah Resulü şöyle ifade etmiştir: “Oruç sabrın yarısıdır” (İbnMâce, Sıyâm, 44). Zira oruç tutan kimse, yeme, içme ve diğer nefsi arzularından uzak dururken bunlardan mahrum olduğu, ulaşamadığı için değil bilakis her şey elinin altında olduğu halde şuurlu bir şekilde onlardan el çekmektedir. İşte bu sabrın zirvesidir.
Oruç kötülüklere bir kalkandır. Peygamber (sav):  “Oruç günahlara karşı bir kalkandır. Sizden biriniz oruç tuttuğu zaman kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da sataşırsa: ‘Ben oruçluyum’ desin.” (Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163) buyurmuştur. Biz oruç tutarken oruçta bizi kötülüklerden tutar.
Oruç samimiyet ve ihlastır. Riyası olmayan, en güzel ihlâs göstergesidir. Amellerin değeri ihlasa bağlıdır.  Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Aziz ve celîl olan Allah bir kudsi hadisi şerifte: “Oruç dışında insanoğlunun her ameli kendisi içindir. Oruç ise benim içindir ve mükâfatını da ben vereceğim.” (Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 163) buyurmuştur.
Oruç  günahlara bir kefarettir. “ Kim inanarak ve sevabını Allah’tan umarak oruç tutarsa geçmiş günahları affolunur.” Ramazan evveli rahmet, ortası mağfiret sonu günahlardan temizlenme ayıdır.” Hadisi şerifleri orucun günahlara keffaretini  anlatır.Oruç nefisle cihaddır. Cihad kötülüklerden uzaklaşma, iyilik yolunda yapılan mücadeledir. Buna insanın önce kendisinden başlaması büyük cihaddır. Kendisini kötülüklerden alıkoyamayan başkasının  kötülükleriyle  nasıl  mücahede edebilir. Oruç merhamet eğitimidir. Rahmet ayında tutulan oruçlar insanın ruhen hassaslaşmasını sağlayarak açlık, yokluk, yoksulluğu yaşatarak empatiyle  başkalarını düşündürerek insanda merhamet  duygularını geliştirir.
Merhum Ömer Nasuhi Bilmen, Ramazan orucunun insanı nasıl eğittiğini ne güzel özetlemektedir: “Oruçla yaşanılan mahrumiyet sayesinde insan, yoksulların, mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Kendisinde merhamet, şefkat, yardımlaşma duyguları artar. Kendisinin duyacağı manevi hazlar ise her türlü düşüncelerin üstündedir. Yaratıcının mukaddes emrine sarılarak Rabbinin meşru nimetlerinden bir müddet mahrumiyete katlanan bir insan, artık başkalarının nimetlerine göz diker mi? Başkalarının zararlarına çalışır mı? Kısacası, böyle toplumun yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin meşru kılınmasındaki hikmet apaçıktır. Bunu takdir etmemek için insanın düşünce hassasiyetinden büsbütün mahrum olması lazım gelir.”
Sosyal açıdan da  oruç, müslümana düzen, disiplin ve topluca hareket etme tecrübe ve kabiliyetini artırmaktadır. Bütün müslümanlar aynı zamanda oruca başlayarak adeta askeri bir disiplin vardır. İftar saatinde bütün kulaklar Ezan-ı Muhammediye’dedir. “Allahu Ekber” sedasıyla bütün eller aynı anda iftar sofralarında uzanmaktadır. Aile fertleri iftar sofralarında, sahur yemeklerinde bir araya gelmekte ve aile içi kaynaşmayı temin etmektedir.  Milyonlarca insanın, aynı anda sahura kalkması ve aynı anda kıyama durması ile birlikte Allah’ın ipine sarılma ve cemaat olma şuuru da tecrübî olarak kazandırılmaktadır.                                                                                                                İbadetler içi ve içeriği boşaltılmadan yapılmalıdır. Fert ve cemiyetin mutluluğu buna bağlıdır. Aksi takdirde iman bozulacaktır. Rabbim bu mübarek ayın feyiz ve bereketinden istifade ederek, rahmete, mağfirete, günahlardan arınmayı nasip eylesin.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA