FRANSADA YAYINLANAN ÇİRKİN BİLDİRİ !


Bu makale 2018-05-10 18:29:02 eklenmiş ve 210 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Fransada Sarkozy’nda bulunduğu ve  yanına aldığı sözde önde gelen üçyüz kadar  kimi  parlamenter, kimi  Yahudi din adamı, kimi bilmem ne belâ İslam düşmanıyla beraber cahillik, ahlâksızlık ve küstahlığın en aşırısı ile hadlerini aşarak : “Bizim hoşumuza gitmeyen Kur’an’da  âyetler var, bir kısmının değiştirilmesi gerekir “  diyerek islâma, müslümanlara, Kur’ân’a büyük bir karalama ve iftirada  bulunarak yayınladıkları bildiri  hakikattan, ahlaktan, tarihten, gerçeklerden uzaktır. Dünyadaki zulümleriyle,  sömürüleriyle, akıttıkları mazlumların  kanları ve malları  üzerinde saltanat  süren zalim emperyalistler kendi kara yüzleriyle insanlığı aydınlatmaya çalışan Kur’ân’ı okumadan, anlamadan  ona dil uzatarak kendi şiddet ve zulümlerini gizliyorlar.Kur’ân-ı Kerim Rahman ve Rahim olan Allah’dan hidayet etmek üzere  indirilmiş, insanları karanlıktan aydınlığa çıkaran, (Bakara suresi 2, İbrahim  1-2) ve  en doğru yolu gösteren Allah’ın kitabıdır.  Peygamberimizin onda bir kelimesi yoktur. “Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik. Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.” (Hakka  suresi âyet 44-46) buyurulmuştur.
Kur’ân-ı Kerim,  Allah’ın  kıyamete kadar baki kalacak ebedi kelâmıdır. Bütün varlıklar bir araya gelse eşi ve  benzerini yapamadıkları ve yapamayacakları en büyük mu’cizedir. “Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın. Bunu yapamazsanız -ki elbette yapamayacaksınız”  (Bakara 23-24)
Kur’ân;  Allah’ın   tek harfi bile değişmeyen ve değiştirilmesi mümkün olmayan bu güne kadar nazil olduğu gibi Allah tarafından korunarak  gelen bir kitabdır.  Allah’ın  “ Kur’ân-ı kesinlikle biz indirdik biz; elbette onu yine biz koruyacağız” (Hıcr suresi âyet 9)  buyurduğu ilâhi kitabdır. Onu hiçbir güç tahrif edememiş, edemeyecektir. Önceki kitapların korunmasını  Allah indirdiği toplumlara  bırakmıştı. Ama Kur’ân’ı  Kerîmi  kendisinin koruyacağını bu âyeti kerimede  kesin bir ifade ile bildirmiş ve korumuştur. 
Kur’ân-ı Kerim’i değiştirmeye ne Ebu Cehillerin, ne Moğolların, ne de bugüne kadar haçlıların gücü yetmemiştir.  Yaptığını en güzel yapan Allah’ın yarattığı kâinatı değiştirip başka bir  kâinat yapmak nasıl mümkün değilse, Allah’ın indirdiği kitabıda değiştirmek mümkün değildir. Mekke  müşrikleri bunu yapamadıkları için Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te savaşarak onu engelleyeceklerini zannettiler. Kur’ân okunurken onun anlaşılmasını engellemek için gürültü yaparak galip geleceklerini zannediyorlardı. (Fussılet 26) 
Tamamen hak, adalet, barış ve insana saygı gibi evrensel değerlerden oluşan İslâm,  istikrarlı, dosdoğru bir yolu gösterir. Buna rağmen insanlığın iki cihan saadetini isteyen barış dini  islâmı,  şiddetle özdeşleştirmek Kur’ân’a en büyük saygısızlıktır. Zulme, kötülüklere, insanı hor gören her davranışa karşı çıkan ve bunlarla mücadeleyi cihad ilan eden islamı şiddetle, korkuyla özdeşleştirmek islama, Kur’ân’a en büyük hakarettir.  Müslümanlar birlikte yaşadıkları bütün  topluluklara rahmet kaynağı Kur’an’dan yola çıkarak hep iyilik, merhamet ve adaletle davranmışlardır. Aksini iddia etmek Kur’ân’a, akla, ilme, tarihe, hakka, hukuka ve vicdana aykırıdır.  Kur’ân-ı Kerim başkalarının ilahlarına hakareti yasaklarken “Allah’tan başkasına tapanlara (ve putlarına) sövmeyin; sonra onlar da bilgisizce, düşmanca Allah’a söverler. Böylece biz her ümmete kendi işlerini câzip gösterdik. Sonunda dönüşleri Rablerinedir.”  (En’âm  108)
Kur’an-ı Kerîm’e göre insan hayatı değerlidir, dokunulmazdır, hatta bir insanın haksız yere öldürülmesini bütün insanların öldürülmesi; bir insanın yaşatılması ise bütün insanlığın yaşatılması gibi kabul eder. İnsanlığı Âdem ile Havva’nın çocukları kabul eder. Siyah  beyaz, zengin,  fakirin Allah huzurunda  üstünlük sebebi ancak takvâda olduğunu  bildirir. 
Kur’ân-ı Kerim’i doğru okumak ve anlamak gerekirken, kendi kutsal kitaplarını tahrif edip, dinlerini bir oyun ve eğlence haline getirdikleri gibi şimdi de  Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’e saldırmaya ve onda benzer tahrifatın yapılmasını istemektedirler . Yapamadılar, yapamıyacaklar.  Allah nurunu tamamlayacaktır.   
Kur’ân-ı Kerim  insanlığın iki saadeti için tek yoldur. Kur’ân-ı Kerim ’in aydınlığında iki cihan saadeti niyazıyla… 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA