Mİ’RAC; YÜKSELİŞ VE YÜCELİŞTİR


Bu makale 2018-04-12 18:13:42 eklenmiş ve 181 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Peygamberimizin  hayatında gerçekleşen  en önemli mu’cizelerden birisi İsrâ ve Mi’rac  mucizesidir. ALLAH, peygamberlerini hak dinin doğruluğunu “mucize”leri ile desteklemiştir. “Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye yeter.” (Hac, 6)  “İsra - gece yolculuğu” denir. İsrâ, Kur’ân-ı Kerimde anlatılır. İnkarı küfürdür. Efendimizin (sav) gecenin bir vaktinde, Mekke’deki Mescid-i Haram’dan (Kâbe); Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya götürülüşüdür
 
Mİ’RAC; İNSAN İÇİN BİR YÜKSELİŞ VE YÜCELİŞTİR
İsrâ ile başlayan yolculuk Allah’a yükseliş olan miracla devam etti. Mi’racın başlangıç yeri Mescid-i Aksa’dır.  Efendimiz (S.A.V.) oradan “Refref” isimli binekle mânâ âleminde,  zaman ve mekandan münezzeh olan Allah katına yükseldi. Peygamber (sav) Efendimize böyle bir lütuf  nasip oldu. Meleklerin bile yükselemediği yere yükselen Peygamberimizin şahsında insanlığın üstünlüğünü ortaya  koyan bir yükseliştir.  Bir beşerin ulaştığı bu en yüksek noktada Resulüllah ‘abd/kul’ olma vasfıyla anılır. Beşerin çıkabileceği en yüksek derece ve en yüce makam O’na kul olmaktır. İsrâ sûresinde insanlığı yüceltecek ilkeler beyan edilerek insanlığın ufku açılmaktadır.                                                                                                                                    
İSRÂ VE Mİ’RAC;  ALLAH-I  HAKKI  İLE  TANIMAKTIR.                                                                                                              
İsrâ Suresi ‘sübhân’ kelimesiyle başlar.  Allah’ı O’na yakışmayan,  noksan ve aciz sıfatlardan, vasıflardan ve niteliklerden uzak, her şeye kadir olduğu üstün sıfatları ile bilme, tanıma demektir. İsrâ ve Mi’rac  Allah-ı hakkı ile tanıyıp onu  hakkı ile tesbih etmektir.            
 
İSRA VE Mİ’RAC;   PEYGAMBERİMİZE BAZI ÂYETLERİN  
GÖSTERİLMESİDİR
İsra suresinin ilk âyetinde İsrâ olayı sebebi ile anlatılır. “Bir gece, kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu Mescid-i Harâm’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksâ’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir; O, gerçekten işitendir, görendir.”   (İsra suresi 1)                                                                                                                                               
İSRA VE Mİ’RAC;  BİR MÜKAFATTIR 
Peygamberimiz (sav) in nübüvveti ile İslâm’ı tebliği etmeye  başlayınca hak batıl mücadelesinde kavmi tarafından  inkar, yalanlama, hakaret, boykot, olmayacak isteklerle psikolojik baskıları arttı, Tâif’te taşlandı, hayatında en büyük destek veren sevgili eşi  Hz Hatice annemizi ve amcası Ebu Talibi kaybettiği hüzünlü yılların arkasından Cenâb-ı Hak  kulu ve Rasûlünü, dünya gözü ile bazı delillerini göstermek üzere İsrâ ve mi’rac mucizesi ile ödüllendirmiştir. Peygamberimiz  (sav) için bu olay büyük bir moral, teselli ve mükafat  olmuştur. İslâmın geleceği bakımından da müjdelerle yüklü bir olaydır.
 
İSRA VE Mİ’RAC;  PEYGAMBERLERİN BİRLİKTELİĞİNİ GÖSTERİR
Peygamberimiz (sav) Mescidi Aksa’ya uğradı. Orada bazı peygamberlerle görüşüp namaz kıldırdı. Peygamberlerin insanlığa aynı evrensel değerleri tebliğ ettikleri bir birlikteliğin göstergesidir.
 
İSRA VE Mİ’RAC; BİR İMTİHANDIR    
Peygamber (sav) isra ve mi’rac yolculuğundan sonra durumu söyleyince müşrikler inkar ettikleri gibi, bir fırsat ellerine geçmiş Hz Ebu bekir’e gittiler. Durumu  söylediler. Hz Ebu Bekir (r.a): “Eğer bunu  o söylüyorsa doğrudur.” diyerek iman ve teslimiyetin en güzel örneğini ortaya koyarak inancından emin olarak: “ Ben gece gündüz  O’na gelen vahiyleri tasdik edip doğrulamaktayım.” Buyurarak “SIDDIK” ünvanını kazandı. Bu her müslümanın vahye inanan, her  an Allah’ın huzurunda duygusu ile yaşaması gerektiğini anlatmaktadır.
 
ETRAFI MÜBAREK KILINAN MESCİD-İ AKSA 
KUDÜS miraç şehridir. Peygamberler diyarıdır. Mescid-i Aksa, İslam’ın üç  büyük mescidinden biridir. Etrafı da mübarek kılınan topraklar arasındadır. Hz. Ömer (R.A.) ve Selahattin Eyyûbî kendi dönemlerinde Kudüs’ü fethederek özgürlüğüne kavuşturdular. Kudüs Hıristiyanların işgaline uğradığı zaman, Selâhaddin Eyyûbî’nin gözüne uyku girmedi. Gülmeyi unuttu. Bütün benliğiyle Kudüs’ün kurtarılması sorumluluğunu hissetti. Bu kararlılıkla Kudüs’ü  fethini  Allah kendisine nasip etti. Bu mübarek beldeler bugün yahudi zulmü altında kan ağlıyor. Bugünün Müslümanları çok büyük bir sorumluluk altındadırlar.
 
Mİ’RAC; NAMAZ VE ÖNEMİNİ ANLAMAKTIR
Allah-u Teala, o yüce makamdan Efendimiz (S.A.V.) aracılığıyla onun ümmetine üç büyük armağan gönderdi: Şirk koşmadan ölen her müslüman’ın cennete gireceği müjdesi, günde mü’minin miracı olan beş vakit namazın farz kılınması ve Bakara Suresi’nin son iki ayetinin nazil olması.Ümmetin mi’racı olan namazın değeri iyi anlaşılmalıdır.                                                                       
Mi‘râcımız mübarek, her namazımız bizi Allah’a yükselten birer “mi‘râc” olması niyazıyla...   
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
SİZİN VEKİLİNİZ KİM ?
FATİH SATILMIŞ
SALİH AKÇA
ORHAN ERDEM
BÜLENT AYCAN
İSMAİL AFŞAR
OSMAN FEDAİ
SEVİL SARGIN
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA