HAYIR ve RAHMET


Bu makale 2018-03-30 17:43:28 eklenmiş ve 651 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Bir şeye karşı çıkmak, onu reddetmek veya yok saymak anlamındaki ‘evet’in karşıtı ‘hayır’dan değil; güzellik, iyilik, gelişme, yücelme anlamındaki ‘hayır’dır konumuz.
İnsanoğlunun yaratılışında kendisine doğru bir isteğin, bir yönelişin bulunduğu hayır; genelde insanların, özelde Müslümanların bir kenarda bekleyip kendisine gelmesini istedikleri, bekledikleri bir şey değildir. Zira hayır, bir kenarda durup bize gelsin diye beklenilmez. Hayır, kendisine gidilmeli, bizzat aranıp bulunmalıdır. Onun gelmesini beklemek yerine; insanlar onu aramalı ve ona doğru yol almak için gayret sarf etmelidir.
Nedendir bilinmez, insan kendi fıtratında var olan hayra yönelmeyi hafife alır, hayrın kendinse gelmesi için temenni ve duada bulunur. Hayır, kendiliğinden insanın ayağına gelmez. Bilakis, insanlar gelsinler, selam versinler, hal hatır sorsunlar ve kendisini arayıp bulsunlar diye bekler. Hayra ulaşmak için, daha önce yazmıştım, insanda hak hukuk tanıma, kadir kıymet bilme ve hatır gönül yapma duygusunun yerleşik hale gelmesi bir zarurettir.
Hayır, gelip bizi bulsun diye bekleyen insan, bugün Allah için nasıl bir hayır işlesem diyecek azmin ve niyetin sahibi olmaktan uzaklardadır.
Hayır, Allah’ın istedikleridir. Hayır, Allah’ın hayır dedikleridir. Hayır, Allah’ın beklediği kulluktur. Hayır, Allah’ın bize: “Düşünün, konuşun, söyleyin, uygulayın, vazgeçmeyin!” dedikleridir. Hayır, Allah’ın Kitabının ve onun pratiği olan Hz. Peygamber’in (as) ortaya koyduğu İslam’ın ta kendisidir. 
Hayatını sadece Allah için yaşayıp ömrünü bu yolda harcayan kimse, dünyada Allah’ın hayır dediklerinin peşinde olmalıdır ki; hem dünyada, hem de ahirette korktuklarından emin, umduklarına nail olsun.
İlim erbabının hayır konusundaki tespitleri ve tembihleri harikadır. Onlar: “Hayır, bazen bir fakirin doyurulmasıdır; “Ne yapayım karnı açsa arayıp beni bulsun, bana gelsin.” diye sözünü etmek değildir. Hayır, bazen bir hastanın ziyaret edilmesi veya bir muhtacın ihtiyacının giderilmesidir veya bazen hayır uğrunda canının, malının feda edilmesidir veya hak yolunda bir sancağın bir burca dikilmesidir. Yani, hayır Allah ve Resulü’nün bizden istediği bir emri yerine getirmek; bir nehyi terk etmektir ve bu hali sürekli kılmaktır.
Müslümanlar hayra talip olmalı, daima ona istekli bulunmalıdır ki, sonra sıra hayrın hakkının verilmesine gelsin. Elbette herkesin her şeyi yapabilmesi mümkün değildir; o hayrı yapmaya insanın gücü yetmeyebilir, mali imkânı elvermeyebilir; zekâsı, feraseti, aklı, ilmi, irfanı, kapasitesi bu işe kâfi gelmeyebilir; ancak ne olursa olsun, eğer bir şey hayır ise -kişiye Allah’ın rızasını kazandıracaksa- insana onu hemen onu hemen yapıvermek, edivermek düşer. Zira herkes bilir ki; bekleyen kimse kaybeder.
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
SİZİN VEKİLİNİZ KİM ?
FATİH SATILMIŞ
SALİH AKÇA
ORHAN ERDEM
BÜLENT AYCAN
İSMAİL AFŞAR
OSMAN FEDAİ
SEVİL SARGIN
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA