SONSUZA GİDERKEN


Bu makale 2018-03-16 17:06:17 eklenmiş ve 1390 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Geçtiğimiz Perşemse günü Merhum Yüksel ŞENER’in cenaze namazındaydım. Akşehir’in gerçekten “Pervasız” başyazarı Ümit Aykut Şener’in ve Afet Şener’in muhterem annelerini de sonsuza gönderdik...
Eğer bu törenlerde olmasa neredeyse birbirimizi hiç göremiyeceğimiz seçkin insanlar, dost ve arkadaşlarımız oradaydı...  Kadınlardan oluşan önemli bir gurup arka tarafta bekliyordu... Yüzlerde üzgün ve mahsun ifadeleri sadece kadınlar taşıyordu. 
Alanda değişken gurupların tamamına yayılmış mutluluk! gizlenmiş hakiri-kikiler neredeyse kahkaha tufanına dönüşecekti...
Aramızdan ayrılan “Yüksel” hanıma saygısızlıktan değildi bu durum. Genç veya şehit cenazeleri dışında adeta yaygınlaşmış bir davranış biçimiydi... 
İnsanlar birbirleriyle özlem gideriyor. Cenaze orada, makamında kendi başına bekliyordu...
Bu matem! ortamında yüzlerce tanışımı gördüm. Çoğuyla sarılıp öpüştük. Sanki birbirimize son kez bakar gibiydik. Öyle ya: bugün var, yarın yoksun. Bastığın toprakta derin izler bırakabilmişsen guruplar daha çok meşrebine uygun anıları seslendiriyor...
Aklıma kendi ölümüm geldi. Davul zurna eşliğinde mezarlığa gitme isteğimi anımsadım. Orada bulunanların hemen hepsi zaten kahkahalarını tutamayacak. Davulla zurnayla biraz göbek atsalar vallahi çok sevinirim. 
Not: ŞENER ve PERVASIZ ailesine sabır ve başsağlığı dilerim.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA