İNSANI İYİLİK KURTARIR


Bu makale 2018-02-16 05:25:24 eklenmiş ve 467 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İyilikler, güzellikler  insan için kurtarıcı, mutluluk kaynağıdır. İslamda iyiliği  anlatan hayır, birr, ihsan, hasene ma’ruf, sadaka, sâlih amel vb  birçok kelime ve kavram vardır.  Kısaca islâm; “iyiliği emir, kötülükten nehiydir.” Allah-ü Teâlâ güzel, doğru,  insanları mutlu eden şeyleri iyi olarak bildirmiş, emretmiş, ibadet kabul etmiş, yapanlardan râzı  olmuş ve sevap vaat etmiştir. Pis, zararlı, insanları mutsuz eden, şeyleri de kötü kabul etmiş, yasaklamış, yapanlara ceza bildirmiştir.
İnsanlığı iyilik kurtarmış, bundan sonrada yine iyilik kurtaracaktır. İyilik yolları çoktur. Yapılan bütün salih ameller insan için bir kurtuluş, dünya ve ahret mutluluğuna  vesilesidir. Zor günlerde ise bir can simididir. Peygamber sallalahü aleyhi ve selem bir mağarada  kayanın yuvarlanması neticesinde mahsur kalan ve kurtuluş ümitlerinin kalmadığı bir anda Allah’a ellerini açarak yaptıkları iyiliklerle duâ  ederek kurtulan üç arkadaşın durumunu  anlatan kıssayı hepimize ders olacak şekilde bize anlatır.  Peygamber (sav) Efendimiz şöyle buyurdular:
“Sizden önce yaşayanlardan üç kişi yola çıktı. (Akşam olunca) geceleme ihtiyacı onları bir mağaraya sığındırdı ve içine girdiler. Dağdan (kayan) bir taş yuvarlanıp mağaranın ağzını üzerlerine kapadı. Aralarında “Bizi bu kayadan sâlih amellerimizi şefaatçi kılarak Allah’a yapacağımız dualar kurtarabilir!” dediler. Bunun üzerine birincisi şöyle dedi:
“Benim yaşlı, ihtiyar iki ebeveynim vardı. Ben onları çok kollar, akşam olunca onlardan önce ne ailemden ne de hayvanlarımdan hiçbirini yedirip içirmezdim. Bir gün ağaç arama işi beni uzaklara attı. Eve döndüğümde ikisi de uyumuştu. Onlar için sütlerini sağdım. Hâlâ uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlarıma yiyecek vermeyi uygun bulmadım, onları uyandırmaya da kıyamadım. Geciktiğim için çocuklar ayaklarımın arasında kıvranıyorlardı. Ben ise süt kapları elimde onların uyanmalarını bekliyordum. Ey Allah’ım, bunu senin rızan için yaptığımı biliyorsan, yolumuzu kapayan şu taştan bizi kurtar!”  Taş bir miktar açıldı ama çıkacakları kadar değildi.
 İkinci şahıs şöyle dedi:
“Ey Allah’ım! Benim bir amca kızım vardı. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan faydalanmak istedim ama bana yüz vermedi. Gün geldi kıtlığa uğradı, bana başvurmak zorunda kaldı. Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim, kabul etti. Arzuma nâil olacağım sırada “Allah’ın mührünü gayr-ı meşru olarak bozman sana haramdır!” dedi. Ben de ona temasta bulunmaktan kaçındım ve insanlar arasında en çok sevdiğim kimse olduğu halde onu bıraktım, verdiğim altınları da terk ettim. Ey Allah’ım, eğer bunları senin rıza-yı şerifin için yapmışsam, bizi bu sıkıntıdan kurtar.” Kaya biraz daha açıldı. Ancak onlar çıkabilecek kadar açılmadı.                                                           Üçüncü şahıs dedi ki:
“Ey Allah’ım, ben işçiler çalıştırıyordum. Ücretlerini de derhal veriyordum. Ancak bir tanesi ücretini almadan gitti. Ben de onun parasını onun adına işletip kâr ettirdim. Öyle ki, çok malı oldu. Derken (yıllar sonra) çıkageldi ve “Ey Abdullah! Bana olan borcunu öde!” dedi. Ben de:
“Bütün şu gördüğün sığır, davar, deve ve köleler senindir. Git bunları al götür!” dedim. Adam:
“Ey Abdullah, benimle alay etme!” dedi. Ben tekrar:
“Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum. Git hepsini al götür!” diye tekrar ettim. Adam hepsini aldı götürdü. Ey Allah’ım, eğer bunu senin rızan için yaptıysam bize şu halden kurtuluş nasip et!” dedi. Kaya açıldı, çıkıp yollarına devam ettiler.” (1)
Zor günde, Allah’tan başka ümitlerin yok olduğu bir zaman dilimde üç arkadaşın kurtuluşları yaptıkları iyiliklerle Allah’a ettikleri duâları  olmuştur. Sadece zor günde değil, iyi kolay günde de iyilere Allah’ın yardımı mutlaka  tecelli eder.
Yunus Emre’de hiç bir iyiliğin küçümsenmemesine gerektiğini ifade eden bir şiirinde:  
Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise  /  Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi                                                               
Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise  /   Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi*
Allah’ın huzuruna bir iyilikle çıkana  Allah en az on kat, yedi yüz ve daha fazla mükafatlandıracağını vaad etmektedir. Ne zaman, nerede, nasıl vereceğini de asla unutmamak gerekir.                                     
Allah katında iyilerden olmak ve yeryüzüne iyilik ve iyilerin mirascı olacağı güzel günler  niyazıyla selâm…
Kaynak:  1-   Buhârî, Büyû’ 98,  Enbiyâ 53,  Edeb 5   Müslim Zikir 100  Ebû Davud c,3, Büyû’28 h.3387 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
SİZİN VEKİLİNİZ KİM ?
FATİH SATILMIŞ
SALİH AKÇA
ORHAN ERDEM
BÜLENT AYCAN
İSMAİL AFŞAR
OSMAN FEDAİ
SEVİL SARGIN
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA