ALLAH’IN YARDIMI


Bu makale 2018-02-02 05:23:35 eklenmiş ve 853 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Her şey, her zaman  Allah’ın yardımına muhtaçtır. Her şey O’na muhtaçtır. O  hiçbir şeye muhtaç değildir. O Samed’dir.  Kâinatta canlı, cansız ne varsa O’nun yardımı ile  varlığını devam ettirmektedir .  Bir nefes alıp vermek bile Allah’ın izni ve yardımı iledir. O’nun dilemesi ve yardımı olmadan bir yaprak bile kıpırdamaz.
Allah’ın yardımı genel anlamda her şeyi kapsarken, özel anlamda  bazı şartlara bağlıdır. Allah kendi yolunda olanlara, emirlerine uyanlara, doğru, samimi kullarına, çalışanlara yardımını vaat etmiştir. “Ey imân edenler! Eğer siz, Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder de ayaklarınızı sabit kılıp kaydırmaz.” Muhammed, 47/7.
Allah’a yardımdan kasıt, O’nun dinine, peygamberlerine, mü’minlere  yardım etmektir. Yeryüzünde ezilen, zayıf, kimsesiz, zulme uğramış, yaşlı, kadın, çocuk, yetim, yoksullara yardım etmektir. Dinini yaymak, yüceltmek için çalışmaktır. İnsanlığın hayrına Allah’ın gösterdiği yolda gitmektir. Allah’ta böylelerine yardım eder, zorunu kolaylaştırır, işini sevdirir, bereket verir. Allah, tuzak kuranların tuzaklarını bozarak müminlere yardım eder.  Mü’minlerin kalplerine sükûnet indirir, düşmanlarının kalbine korku salar, o kullarını sevdirir. Tabiat olaylarını onların lehine halk eder. Bedirde yağan yağmurlar müslümanların lehine olurken, müşriklerin aleyhine olmuştur. Hendek savaşında esen fırtınalar müşrikleri perişan etmiş, daha fazla dayanamayıp çekip gitmişlerdir. Mekke müşrikleri önce yağmura, rüzgara, Hz Nuh’un kavmi de tufanlara mağlup olmuştur.
Yerlerin göklerin orduları Allah’ındır. Her şey O’nun ordusudur. O’nun emrine boyun eğmeyen hiçbir şey yoktur. Allah’ın görünen orduları yanında, görülmeyen orduları da vardır. Bedir ve Huneyn harbinde Allah  melekleriyle yardım ettiğini Cenab-ı Hak Kur’ân-ı Kerimde kendisi bildirmektedir. “Îman ednlere yardım etmek bizim üzerimize haktır” (Rum 47)
Ormanlık arazinin yağmur bulutlarını çekmesi gibi, Allah yolunda olan ve Allah’ın dinine yardım edenlerin imanları, sabır, sebat, çalışmaları ve fedakârlıkları da Allah’ın yardım ve desteğini üzerlerine çekmiştir. Böylece hem dünyada zafere ulaşıp müslümanlıklarını yaşatmışlar, İslâm’ı güçlendirmişler hem de cennete girmeye hak kazanmışlar,  hatta içlerinden bazıları daha hayatta iken cennetle müjdelenmişlerdir.
 “Eğer Allah size yardım ederse, size galip (üstün) gelecek yoktur Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.… ”    (Âl-i Imran 160)
 
ALLAH’IN YARDIMI NE ZAMAN? 
Allah bu dünya hayatında kullarını bir imtihandan geçirmektedir. Cenab-ı Hak kendi yolunda olanlarla olmayanları belli olduktan sonra ve kişiler üzerlerine düşen görevleri yaptıktan sonra yardım eder.  Peygamberler ve gerçek mü’minler üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yaptıkları halde Allah’ın rahmetinden asla ümitlerini kesmemişler, aksine “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek!” diye sarsılmaz bir imanla onu bekleyerek, şartların gerekli kıldığı yöntemlerle mücadelelerini sürdürmüşlerdir. ( Yusuf suresi 110, Yunus suresi 103)
 “(Ey müminler!)Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeden cennet’e gireceğinizi mi sandınız?! Onlara yoksulluk ve sıkıntı öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki nihâyet peygamber ve beraberindeki müminler, “Allah’ın yardımı ne zaman gelecek?” demişlerdi. (sordukları soruyu yine kendileri cevaplıyarak) İyi bilin ki, Allah’ın yardımı yakındır.” (Bakara, 2/214) demişler ve onu beklemişlerdir. 
Her şeyden önce darda ve bollukta da yardım edenin sadece ve sadece Allah olduğuna iman etmek gerekir. Yardımı Amerika’dan veya demokraside değil sadece Allah’tan ummak ve beklemek gerekir. 
“Zafer –ilahi yardım ve nusret-, yalnızca Azîz ve Hakîm olan Allah katındandır.” (Enfal 10, Âli İmran 126) Ayrıca Allah’ın mutlak bir şekilde mümin kullarına sahip çıkıp yardım edeceğine iman etmek gerekir:    
Allahü teâla Kur’ân-ı kerimde, “Müminlere yardım etmek üzerimize borçtur.” (Rum 47) ve “İslam yolunda çalışanların yardımcısı alemlerin Rabbi olan Allah’tır”  vaadine inanmalıdır. Allah’ın yardımına mazhar olmak için, O’nun yolunda,  O’na layık bir kul olmaya çalışmalıyız. Şüphesiz dünyada müminleri yalnız ve yardımsız bırakmayan Allah, ahiret hayatlarında da onların tek Velisi ve Yardımcısı olacağını vaat etmiştir. 
Selam ve duâlarımla Allah’ın yardımına mazhar olanlardan olmak niyazıyla feyizli, bereketli bir Cuma dilerim.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
ÇOK OKUNANLAR
SON YORUMLANANLAR
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA