ARAP BAHARI


Bu makale 2017-12-26 04:48:20 eklenmiş ve 504 kez görüntülenmiştir.
Mustafa TUNCA

2010 yılı baharında Tunus’ta bir seyyar satıcının sokak ortasında kendini yakmasıyla başlayan “Arap Baharı” adı verilen ve kısa zamanda Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Fas, Yemen, Arabistan’a sıçrayan mitingler protestolar halk ayaklanmaları ve silahlı çatışmalar ile orta doğu’nun siyasi ve coğrafik yapısının değiştirilmesi projesidir. 
1960’lı yılların sonlarında Türkiye’de başlayan öğrenci hareketleri ardından uyuyan bir örgüt olan Kürt Teali Cemiyeti’nin 1984 baharındaki eruh baskınıyla adını PKK olarak duyuran örgüt ve Saddam’ın Kuveyt’i işgali 1. ve 2. Körfez Savaşlarının ardından Ortadoğu yeniden şekillenmeye başladı. ABD’nin B planı olan ‘Arap Baharı’nı devreye soktu. DSA-75 sayılı bir bültenle kurulan “Arap Ligi” ni kabul etmeyen Esat’a yaptırım uygulaması sonucu ve bu karara destek veren Türkiye’de Esad’a yaptırım kararı almış, Suriye’de bu karara karşı tavır alarak Sebest Ticaret anlaşmasını dondurduğunu ilan etmişti. Türkiye’de Suriye’nin kararına karşılık Türkiye’den ithalata %30 gümrük vergisi koyduğunu AB’nin de Suriye’den petrol alımını durdurduğunu açıklamasının ardından Suriye’de aniden tansiyon yükselmiş CİA’nın Suriye Halk Konseyi ve Hür Subaylar Örgütünü Türkiye’de buluşturması bu örgütlerin silahlı eylem kararı alması ‘Arap Baharı’nın bölgemizde düğümlenmiş olması bizi kara kara düşündürmektedir.
İşgal altındaki topraklarının %95’ini IŞİD’den geri alan Suriye bir nebze de olsa rahat nefes almıştır. 
Belli bir programı olmayan TSK Suriye’de kimin dost kimin düşman olduğundan şüphelenir hale gelmiştir. 
Ülkemizde misafir bulunan 4 milyon Suriyeliye şimdiye kadar 30 milyar dolar harcadığımız söyleniyor. Peki bu insanların akibeti ne olacak? Devlet bu hususta net bir açıklama da yapmıyor.!
Şayet Suriye’deki Esat rejimi çökerse ortadoğunun her köşesinde kaos olacağını herkesden daha iyi kavrayan İran işi sıkı tutmaktadır. 
Suriye’deki durumdan en fazla zarar gören ülke biziz galiba...
Yanı başımızdaki ateş çemberinin diğer yerlerden farkı da bölgeyi aşan bir nüfus mücadelesinin bir parçası olmasıdır. Şöyle ki: Rus savaş gemilerinin Lazkiye limanıda demirlediği ve Suriye’ye karadan denize atılan füzeler verdiği bilindiğinden küresel güçlerde bir denklem kaymasına yol açtığı kesindir. Rusya’nın açık himayesine sahip olan PYD, Türkiye’nin “Fıratın batısına geçemezsin” ikazlarına rağmen batıya geçip RAKKA’ya girmesi kurtarılmış bölge olan kantonları birleştirip Akdeniz’e kapı açma hayali:Emperyalist ABD’nin PYD’ye 3500 tır dolusu silah vermesi bölgemizde ne kadar büyük oyunların oynandığının farkına varmamız gerektiğini artık idrak etmenin zamanı geldiği kanısındayım. 
Önce Mısır’la Muhammed Mursi ve müslüman kardeşlerden dolayı diplomatik gerginlikler yaşayan Ankara. Şimdi de Suud Kralıyla arayı açmış durumdadır. Başlı başına bir Amerikan projesi olan “Arap Baharı”na ilgi duymamız bizi sonu belli olmayan serüvenlere sürüklemiş durumdadır. Şimdi bir Kudüs olayı darmadağın bir arap ve İslam dünyası. Bakalım “Arap Baharı” nasıl sonuçlanacak?       
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA