BU-GÜN GÖRÜŞ GÜNÜ


Bu makale 2017-12-19 05:01:09 eklenmiş ve 169 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Bu projeye bir isim vermek gerekiyordu. Bunun üzerine birçok düşünceler birçok sözler üretildi. Bazen ceza evleri üzerine yazılmış kitaplar bazen filmler, bazen kendi görüş açımızla oluşan cümleler. Ama burada Esra hocamın altını çizerek söylediği cümle ile örtüşmeliydi ‘’ bilinç düzeyi iyilik oluşturma’’ yapılacak etkinlik boş bir bina, içerisinde yaşam olmayan ama tarih içerisin de birçok olaya şahitlik etmiş yapının, insanda oluşturacağı içsel sorgulama olmalıydı. Bunun için yine birçok kişi den oluşan ekibimizin öngörüleri ile Önce “Uçurtmayı Vurmasınlar” filmindeki Barış’ın sesi çınladı kulaklarımızda “Bizim göğümüzün bir tek gündüzü var, senin göğünde akşam oluyor mu?” Sonra çaresizliklerimizi, sınırlılıklarımızı, hayallerimizi ve umutlarımızı keşfettik yüreklerimizde… Bir adım atmak gerekirdi… Başka Barışların, İncilerin yüzlerinde hüzün olmasın diye… Dedik ki yaşama anlam katalım, özgürlüklerimizin farkına varalım…  İnsanların ruhuna dokunalım... Yaşam doyumunu artıralım… Umut olalım… Etrafımıza iyilik güzellik bulaştıralım… 
Peki, ama bunu nasıl yapacaktık? Toplantılarımız, beyin fırtınalarımız ve fikir uçuşmalarımız sonuç verdi. Hayal olarak başladığımız şeylerin AKADEMİK farkıyla gerçeğin ta kendisini oluşturmasına,  ortak dilleri umut olan kişileri buluşturmaya sayılı günlerimiz kaldı. Heyecanlıyız… 
Ne mi yapacağız? Özgürlük en güzel varlığını sürdüremediği yerde, hissedilerek anlatılır ve yaşamak o vakit daha anlamlı olur diye düşündük… Bu nedenle şehrimizde her gün yüzlerce insanın önünden geçtiği,  kimisinin artık fark etmediği, umursamadığı, normalleştirdiği,  kimisinin de için de merak oluşturan, yenisi yapıldığı için atıl olan bu mekanı halka açmaya karar verdik. 1951-2014  yılları arasında faaliyet gösteren cezaevimiz artık yalnızca yıkılacağı günü değil AKADEMİK kulubünün “Bu-Gün Görüş Günü” İsimli sosyal çalışması ile toplumla buluşacağı günü de beklemektedir.  
Her birimizin bir gün suçlu olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurarak, bu ihtimali en aza indirmek amacı ile ki!! güzellikleri yaşamanın bizlerde oluşturduğu etki ile doğadan kopup gelen bereketi, huzuru, umudu, özgürlüğü betimleyen fotoğraflarımızı cezaevinde sergilenecektir. 
İnsan ancak sorgulayarak anlayabilir hayatı, iyi ile kötüyü, insan olmanın gereklerini ve kendini... “AKADEMİK ile aydınlıklara atılan adım mı, pişmanlıklarla avluda atılan volta mı?” Sorusuna cevap arayan dostlar ile buluşmayı yürekten istiyoruz… 
Çalışma kapsamında cezaevinin açık kaldığı zaman zarfında AKADEMİK Kulübü üyelerince doğadan koparak gelen bereketi, huzuru, umudu, özgürlüğü tanımlayan fotoğraflar da cezaevinde sergilenecek. Amacın öne çıkan kısmı sergi olsa da, altında yatan bilinç düzeyi iyilik oluşturma adına girişilmiş içerik;
 
“İçerisi… 
Bir nefes kadar yakın. 
Dışarısı…
En az nefes kadar gerçek. 
Bir söz gelip duyduğunu sandığımız kulaklarımıza oturdu. Uçurtmayı Vurmasınlar filmindeki Barış’tı haykıran: “Bizim göğümüzün tek gündüzü var, senin göğünde akşam oluyor mu?” Bir filmin gerçekliğinden öte bir sözdü bu. Bir film kadar sahte ama bir hayat kadar gerçek…
İçerisi bir nefes kadar yakınken, dışarısı aldığımız nefes kadar gerçekti. 
Gerçekler yapışarak yakamızdan yakındı bir film repliğinde: “Senin göğünde akşam oluyor mu?” 
Çaresizliğimiz, sınırlarımızı hayallerimizi ve umutlarımızı bize gösteren gerçekler. Gerçeklerimiz bize “Haydi” diyordu. “Haydi, acılar yalnızca filmlerde kalsın.” 
Gerçeklerimizin elinden tutarak yürüdük. Yaşama anlam katmak için, özgürlüğün farkına ulaşmak için, insanların ruhlarına dokunmak için. Bize haydi diyen gerçeklerimizin elinden tutarak biz de “Haydi” dedik. Haydi umut olalım ve bizimle birlikte umudu olanlar yürüsün. Haydi etrafımıza güzellik bulaştıralım. Peki bu nasıl olacaktı? Yapılan toplantılar, beyin fırtınaları ve fikir uçuşmaları çiçeğe durdu. 
Hayal olarak başlanılan şeylerin AKADEMİK farkıyla gerçeklerin kendisi oluşturmasına, ortak dilleri UMUT olan insanları buluşturmaya sayılı günleri günler kaldı. Heyecanlıyız. 
Yapacaklarımız gerçekti ve ne yapacağız? Özgürlüğü anlatacaktık. Bunun da en güzel yeri özgürlüğü varlığını sürdüremediği yerde hissedilerek anlatılır ve yaşamanın anlamı o zaman daha anlamlı olur diye düşündük. Bunun için şehrimizde her gün yüzler insanın önünden geçtiği ve insanların genelde artık farkına bile varmadığı, umursamadığı, normalleştirdiği ama illaki bazı insanların da merak ettiği yenisi yapıldığı için atıl duran eski cezaevini açmaya karar verdik.1951-2014 yılları arasında faaliyet gösteren Akşehir Kapalı Cezaevi artık sadece yıkılacağı günü değil AKADEMİK kulübünün “BUGÜN GÖRÜŞ GÜNÜ” İsimli sosyal faaliyeti ile sizlerle buluşacağı günü de bekliyor. 
Her birimizin bir gün suçlu adayı olabileceği ihtimalini unutmadan, bu ihtimali en aza indirmek amacının bizlerde oluşturduğu etki ile doğadan koparak gelen bereketi, huzuru, umudu, özgürlüğü tanımlayan fotoğraflarımız cezaevinde sergilenecektir. İnsan bu hayatı, sadece ve sadece sorgulayarak anlayabilir. Yalnız iyiyi ve kötüyü, insan olmanın gereğini ve kendini sorgulayarak anlayabilir. 
Adım senin… 
Gerçekte… 
İçeride ya da dışarıda…”
Şöyle ki: bilinç düzeyi iyilik oluşturma ile ilgili sorgulamalar yaptırtmak düşüncesi dir.
Sürecek...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA