BU-GÜN GÖRÜŞ GÜNÜ


Bu makale 2017-12-18 04:46:52 eklenmiş ve 801 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Başsavcımız Oğuzhan Dönmez Beyi bir ziyaretimizde, konuşma içerisinde Cezaevinin Yeni binasına taşınması sonucu, tarihi kapatılan cezaevinin görüp göremeyeceğimizi sorduk. Merak edilen bir mekan olarak aklımızda yer ederken, yola açılan giriş kapı sonrası alanda bir fotoğraf sergisinin de açılabileceği üzerine düşüncelerimizi söyledik. Böyle bir etkinlik gerçekleşmese de kişisel merakımızı gidermekti amacımız. 2015 Ağustos ayları içerisindeydik. Saat 11:00 de Başsavcımızdan gelen telefon ile yarım saate kadar Kapatılan ceza evine geçeceğini, benimde gelmemi istedi. Görüşme tamamlandıktan hemen sonra heyecan içerisinde hızlıca merdivenlerden inerken AKADEMİK Yönetimimizde olan ve fotoğraf sergisinin fikrini sunan Ender TÜYLÜ aklıma geldi. Yanına gidip hemen ceza evine gitmemiz gerektiğini söyler söylemez işinin olduğunu benim gidip görmemi sonucunda da gerekenin yapılacağını söylemesi canımı sıksa da ben ısrarımı sürdürdüm ve o bitirici cümleyi söyledi. ‘’ altı üstü dört duvar gideceğimiz boş bir ceza evi, proje için detay gerekmez’’ dese de ben de inat etmiştim. aslında ilk başta dedikleri doğruydu dört duvar dı görülecek. Ama benim görmediklerimi görebilir daha başka fikirler gelişebilirdi. Başsavcıma Tapu Müdürümüzle geleceğiz dediğimi belirterek (ki böyle bir şey demedim) dememle o sıcakta ceketini kravatını takarak telefon ve sigarasını alıp bu sıcakta birde beni resmi giymeye zorladın diye diye ceza evine ulaştık. Başsavcım çoktan gelmişti. Ceza evi Müdürlerimizden ve gardiyanlardan oluşan bir gurubunda olması, bilgilendirme açısından sevindiriciydi. Her birimiz cezaevi içerisine dağılıp eskilerden anılar dinledik ve detaylı bilgilendirmeler yapıldı. Yarım saatten fazlaca süren bu gözlem gezimiz çok verimli geçmişti. Beni 2 olay etkilemişti. Bu olayları anlatmadan önce gezi tamamlanıp, Başsavcıma teşekkürlerimizi iletip uğurladıktan sonra karşıda bulunan Köfteliğe geçip çay söyledik. Çayların gelmesi ile de sigaraları yakıp içeride yaşanılan görseller karşısında ikimizde dalıp dalıp gitmiştik. Benim irkilmem Ender Bey’in sigarayı derinden içmesine ve çaydan aldığı yudum sesi ile bir anda kendimi toparlayıp:
Müdürüm, hani gelmeyecektin? (kendisi Adanalı olduğu için kullandığı şive ile yanıtladı sorumu)
Bayram baba büyük adamsın, neydi o öyle yav. Dedi ve gerçekten anlamamız gereken ve almamız gereken derslerin olduğu gerçekler vardı.
Ender Bey Akşehir’ e geleli 4 yıl olmuştu. İlk günden bu güne kadar samimi olduğum iş hayatını ve sosyal hayatını çok iyi bildiğim birisiydi. Suç işleme oranı milyonda bir dahi denmezken sadece küçük, herkesçe övünülerek yapılan bazı ihmaller dışında bilerek suç işleme oranı dahi olmayan birisi. Bu şekilde etkilenmiş olması, bizim bu cezaevinin kesinlikle topluma açılarak gençleri bir nebze olsun suçtan uzaklaştırmaktı.
İşimiz zordu, Başsavcılıktan izin almamız yetmeyeceğini Bakanlıktan bu iznin alınarak yapılacak eylemin proje halinde hazırlanıp sunulması gerekliliği bu yönde de hiç birimizin deneyimlerinin olmaması düşündürücüyken, maddi olarak bu fiziki zeminin hazırlanması ve diğer gelişmelerin yapılacağı ile ilgili birçok iş vardı. Hızla ekibin toparlanarak öncelikle nasıl olacağı yönünde uzun süren tartışmalar, Esra Uslu hocama bu işin yükü verilerek sadece taslak hazırlanması, izlenecek yolların kabaca belirtilmesinin yapabileceğini demesi, bizde biraz da olsa rahatlattı.
Hazırladığı taslak bana göre muhteşemdi en küçük detayı dahi düşünerek olması gerekenleri maddelemiş bize iş düşürmemişti. Bu taslakların hayata geçirilmesi kısmında bana ve ekibimize çok iş düşmekteydi.
Bu projeyi hızla Bakanlığımıza bildirip gerekli izinler alınması konusunda kolları sıvadık. Kolay olmasa da 4 kez yazışma ve 3 kez de düzeltme ile Başsavcımızın da desteği ile iznimizi alabildik.
Fiziki durum çok harabe şeklinde 2 yıldır kullanılmayan ve malzemelerin ortalıkta olması (ki yeni taşınılan yerde yeni malzemelerin alınması, boşaltılan binanın da kullanılmayacak olması atıl durum da olmasında da sakınca yoktu) nedeni ile önceliğimiz buydu. Ceza Evi Müdürümüzün yardımı ile kaba temizlikleri yapılıp İtfaiye Müdürümüzün de tazyikli su ile destekleyerek fiziki hazırlıklar tamamlanmıştır.
Açılacak Doğa fotoğraflarından oluşan serginin hazırlıkları, bunların basılması için gerekli bütçe ve sergiyi oluşturacak şövalelerin temini gibi hazırlıklar düşündürürken Akşehir Belediyemizce gelen öneri bizleri fazlası ile memnun etmiştir. İlanların, broşür ve afişler tasarlanması basımı gibi işlerin yapılması daha çok kişiye ulaşmış olunacaktı. Bu noktada işler o kadar kolay ilerlemiyordu bazı noktalarda direk nakit yerine yapılacakların belirlenek yaptırılması biraz bürokrasi ile işlediğinden gecikmeler beklemeler yaşanmaktayken, eksiklerle ilgilenmek yerini telaşa bırakmıştı. Aydınlatma için ve slayt gösterimi için elektriğe ihtiyaç duyulması Belediyemizce giderilmiştir. Afişler davetiyeler son gün iletilmeye çalışıldı bir çoğu da ulaştırılamayıp elimizde kaldı. O sıralar genel hoparlör sistemin bozukluğu da eklenince bizlerin morel motive eksikliğine yol açsa da, okullarımızın ilgisi bu negatif enerjiye engel oldu. Sadece ekibimizin büyük bir özverisi ile bazı değişiklikler yapılarak 7 gün sorunsuz tamamlanmış olmasıydı amaca giden gururdu. 
Sürecek...
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA