DAĞLARIN SULTANI-4


Bu makale 2017-12-14 04:54:47 eklenmiş ve 714 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Dünden Devam...
Sultandağlarında bulunan hayvanlar doğa ile bir tutulmalıdır. Belki bu güne kadar zararlı olarak bildiğimiz domuzların edindiğim bilgiler dahilinde sağladığı bir çok fayda vardır. Adem amcanın deyimiyle doğanın parasız traktörleridir. Bazen halk ve çiftçiler izin vererek kışın bağlara girerek toprağın hava almasını sağladıklarından daha verimli üzümler yetiştiğini de duymuştum. Ormanlık alan içerisinde sürekli toprağın altında yiyecek aramasından dolayı toprağı işlemektedirler. Bir gün yayla evinde kalan çoban ile yaptığım bir sohbette bu alanda kurtların çok olduğunu ve sürüye zarar verip vermediğini sorduğumda, çevrede domuzların çok olması ve yavrulama döneminde 7-8 gibi enik yavruladıklarını, kurtların bu yavrularla beslendiğinden yaylalara inmediklerini söylemişti. 
Hani doğa kendi içerisinde bir denge kurduğu söylenir ya, işte buydu anlatılan.
Güney kısmında Şarkikaraağaç’ a dayanmakta olan sıradağımız Ilgın Gökçeyurt köyü ile birlikte dönemin Şehzadelerinin hizmetinde kullanılacak atların yetiştirildiği yer olarak bilinmektedir. 1342 rakımı ile yer alan Kızıldağ her nekadar rakımı düşük olsa da, Karaçamıyla, sedir ağaçlarıyla, meşe ve ardıç ağaçlarıyla öncelikle astım gibi solunum kaynaklı hastalıklara iyi gelmesi ile son zamanlarda birçok kişinin ilgisini çekmiş buraya kamp kurarak gelenlerin sayısının artması sonucu Göğüs ve Kalp hastalıkları Hastanesi açılması gerekliliği doğmuştur. Milli park olarak girişler ücretlendirilerek özelleştirilmiştir. Her ne kadar havası insana şifa verdiği herkesçe bilinse de kimsenin bilmediği ve bir dağcı gözüyle dolunay da zirvesinde kamp yapıldığında ayı tepsi gibi çok yakın bir şekilde görmüş olmam, Türkiye’nin nadir yerlerinde şahit olduğum bir doğa olayıdır.
Ilgına bağlı Dığrak köyü sınırları içerisindeki Ziyaret tepe (1960m) Ilgın İlçesinin en yüksek zirvesidir. Gökçeyurt Köyü Sınırlarındaki Morbel ve Sivri tepe(1830 m) bulunmaktadır. 
Aşağıçiğil de Gelinkayaları karşısında çıkan Kumdöken ve Taş düşüren suları yurtta nam yapan şifa dağıtan özelliği ile bilinmektedir. 
Ilgın ilçesi Gökçeyurt ve Çiğilden eriyen karlar ya da aşırı yağış sonrası birçok kez ciddi sellere maruz kalmıştır. 
Ilgın halkının en çok kamp, piknik ve doğa sporlarına açılan kapısıdır Sultandağları. 
Doğanhisar da bulunan Kafadağı ile sınırı belirleyen Hüyük ilçemiz bulunmaktadır. Kafadağı Hüyük içinde önemli zirvelerden olsa da Sivri dağının da önemi büyüktür. İlçede bulunan diğer zirveler, Akdağ (1430 m) Yıldız Dağları (1583 m) ve Oluk Dağı (1828 m)’ dir. Sultandağları eteklerinde, Hüyüğe bağlı Çavuş mahallesinde bulunan kaplıca çok eski ve bakımsız olmasına rağmen havuzları kullanılmakta ve turizme açılacağı günleri beklemekte.
Derbent merkezde bulunan Aladağ da (2350m) 3 yıl öncesi başlanan kayak tesisi açılacağı günü beklemektedir. Hemen eteğinde bulunan gölet ve tesis kurulmaya elverişli coğrafyası ile kayak turizmine katkı sağlayacağa benzemekte. Bulunduğu bölgede en yüksek rakıma sahip olan Aladağ, dağcılarında cazibe merkezi halindedir. 
Konyalı bisikletçiler tarafından Aladağlara gelinip burada adrenalin dolu sürüşler gerçekleştirmektedirler.
Derbent den, Konya Beyşehir yolu üzerinde bulunan Apa Barajına kadar uzanan sıradağımız geçtiği her İlçe Köy Kasaba ve Mahalle merkezlerine sunduğu kaynaklar, huzur, eğlence, spor ve en önemlisi sağlık gibi hizmetleri hiç de küçümsenmeyecek olması Sultandağlarımızı vazgeçilmez kılmaktadır. Bu dağların ekosistemimiz açısından da büyük önemleri vardır; tepelere kar yağar ve sonra o karlar aylarca ovaları beslerler. 
Dağlarınız bolsa genel olarak suyunuzda bollaşır! Bu coğrafyanın binlerce bitki çeşidine sahip olması bu ekosistemle ilgilidir. Ayrıca diğer bir faydası da Kışın artan hava kirliliği vadilerinden gelen hava ile şehirlerin açılan pencereleri gibidir. Doğa bir yenilenme alanıdır ve bu alanda geçirilen her zaman kazançtır. 
Sultandağları sağladığı faydanın yanında yıllardır patlamayı bekleyen bomba gibi tehlike oluşturmaktadır. Toroslardan ayıran özelliği olarak Doğanhisar’dan başlayıp Akşehir’den geçen ve Sultandağın da biten ciddi fay hattı ile bu bölgelerde 1. Derecede deprem bölgesi olmasınada etkidir. Bu fay hattının Sultandağlarının kaya ve dikliklerinin oluşumuna etkisi olduğu, kırılması halinde yine coğrafyada büyük bir değişikliğe yol açacağı Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Yaşar EREN’ nin AKŞEHİR FAY ZONUNUN ÖZELLİKLERİ VE DEPREMSELLİĞİ isimli araştırmalarında belirtilmektedir.
Akşehir fay zonu Orta Anadolu ovalar bölgesinin (Şengör, 1980) önemli neotektonik yapılarından biridir ve Batı Anadolu Genişlemeli neotektonik rejimi (Koçyiğit ve Özacar, 2003) içinde yer almaktadır.
Sürecek
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA