SPOR BEDENİN SADAKASIDIR


Bu makale 2017-12-06 04:58:49 eklenmiş ve 490 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

İnsan, bu dünyaya sadece eğlenme ve dinlenme için gönderilmemiştir. 
”Andolsun, Biz insanı bir zorluk içinde yarattık.(Beled 4)
Bir hadiste Efendimiz (sas) şöyle buyurur: “Beş şey gelmeden beş şeyin kıymetini iyi bil! 
 
1- İhtiyarlık gelmeden, gençliğin,        
2-Hastalık gelmeden, sağlığın,             
3- Fakirlik gelmeden, zenginliğin,       
4- Ölüm gelmeden, hayatın,        
5- Meşgul olmadan boş zamanın kıymetini bil.”       
Spor bedenin sadakasıdır. Hicret gönülden bedene yapıldığında, sağlığa kavuşur insan.
Sporun sadece psikolojik olarak değil fizyolojik olarak da bize pek çok faydası var. Peki, en büyük rehberimiz Peygamber Efendimiz’in bazı spor dallarını bizzat kendisinin yaptığını, bazılarını ise teşvik ve tavsiye ettiğini biliyor muydunuz?
Günümüzde doktorlar, düzenli egzersiz yapmayı veya herhangi bir spor dalıyla uğraşmayı hararetle tavsiye ediyorlar.Düzenli spor yapanlar, kasların kuvvetlenmesinden,şişmanlık riskinin azalmasına, düşünme potansiyelinin artmasından, yaşlanma sürecini geciktirmeye kadar pek çok konuda insanın sağlığına ciddi katkısı olduğundahemfikirler.         
1-Atletizm (yürüme-koşu):  Peygamberimiz, “İki hedef arasında koşan kimsenin her adımı için sevap (Dinsel-sağlık vs bakımından sevap) mevcuttur”, “Atma yarışı yapınız, vücutça (Kaslı olunuz)sertleşin, yalın ayak yürüyün”(Statik Elektrik -deşarj) (Mecmeu’z-Zevâid, 5/136) buyurarak bu sporu teşvik etmiştir.
Efendimiz’in eşi Hz. Âişe ile zaman zaman koşu yarışı yaptığı, bilinmektedir. Bir defasında yarışı Hz. Âyşe, diğerinde de Peygamberimiz kazanmıştır. (Bkz. Ebu Davud,Cihad 68)
2-Güreş: Torunları Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin Peygamberimiz’in huzurunda güreşmişlerdir. Mekke’nin ünlü pehlivanı Rükane b. Abdi Yezid, Müslaman olmak için, kendine göstermesi gereken bir mucize olarak güreşmeyi ve Hz. Peygamber’in güreşte kendisini yenebilmesini şart koşar. Peygamber Efendimiz de teklifi kabul eder ve Rükane’yi tuş etmiştir. (Bkz. İbnHişam, Siyer, 1/390)
3-Atıcılık: Hadisi şerifte “Üç şeyi öğreniniz: Atıcılık-binicilik-yüzücülük”     (Atıcılık:Atma adına yapılan bütün sporların ve atılanların simgesidir) (Vatan savunmamız için gerekli ve atıcı özelliği olan aletler-makineler) (Binilecek her şey, Her türlü araç kullanmayı öğrenme)
4-Binicilik  ve yarış: Peygamber Efendimiz’in teşvik ettiği, kazananlara zaman zaman maddi ödül verdiği, çoğu kere bizzat katıldığı sportif faaliyetlerdendir. Bu hadislerde anlatılanların günümüzdeki karşılıkları geniş perspektiften düşünülmelidir.                                                                 
“Şu üç şeyde ödül vardır; Deve yarışı, at yarışı ve ok yarışı(Yani insanlığı ve kabiliyetleri geliştirici şeyler)” buyuran Efendimiz’inAdbâ ismindeki devesi de pek çok yarışta birinci gelmişti. Ancak Peygamberimiz bu işi kumar şeklinde yapmayı yasaklamıştır. (Ebu Davud, Cihad 67)
5- Yüzücülük: Yüzmeyi çocukluk yaşlarında öğrenen Efendimiz “Atıcılık, binicilik ve koşunun yanı sıra yüzmenin de öğrenilmesi ve öğretilmesini “teşvik etmiş, hatta bir babanın evladına karşı vazifelerinden söz ederken onları helâl rızıkla besleme, yazıyı öğretme yanında atıcılık, yüzmeöğretmeyi, terbiye vermeyi ve zamanı gelince evlendirmeyi de ifade etmiştir. Bu teşvikler sonucudur ki sahabiler arasında bu tür faaliyetlerin oldukça yaygın olduğu, Hz. Ömer’in de gerek hutbelerinde Medine halkına, gerek mektup ve talimatlarında diğer bölge halklarına ve ordu kumandanlarına atıcılık, binicilik, yüzme, koşu gibi eğitici ve yetiştirici sportif faaliyetlere önem verilmesini, bunların çocuklara öğretilmesini istediği belirtilmiştir.
6- Hz. Muhammed (sav.) Efendimize gelen ilk vahiy Nur Dağı HiraMağrasında gelen Cebrail Aleyhisselam oku emriyle gelen ilk ayetimizdi. Bizi dinginlendirip gerçek Kurtuluşa çağıran yine zirvede değimliydi.
Tapınaklar, izdivaca çekilen yerler, huzura uzanan, tehlikenin geliş yerleri, hakim olunan yerlerdi hep dağlar.
Kurtuluş savaşımıza konu olan Kocatepe, Tınaztepe, Çiğiltepe, Sultandağları, Dumlupınar her biri binlerce kahraman barındırır ve binlerce efsane anlatılır ama yinede yetişemeyiz her bir yükseltinin hayatına…
Özlem hasret kokar, mesafeler kor, sınırlar çizer şiirler türküler hikayeler barındırır yıkılası dağlar. Hep yıkılasıdır bu dağlar ama çıkılası dağlar olarak göze alınamaz.
Hz. Adem Dünyaya ilk Hindistan da Serendib dağı zirvesine indi. Bu dağ öylesine yüksekti ki bulutları başında idi ve saçları döküldü.
Hz. Musa değimliydi Tur Dağında aşka gelen. Sevgiliye uzanan görselliği yürekte yaşayan eriyen.
Hz. İsa değimliydi ilk vaaziniKefernahum dağında veren, Kurtuluşa çağıran.
Hz. Nuh un gemisi Cudi dağına (Hıristiyanlara göre Ağrı dağı) oturmuş yine insanlık ve tüm canlılar bu dağdan dünya coğrafyasına dağılmışlardır.
Spor hem bedenin hem de ruhun sadakası olarak sağlığı koruyucu ve beceri kazandırıcı özelliktedir.
Haydi, hemen şimdi yakınınızda bulunan birisi ile çıkın dağa, çıkın spora…
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA