Hz Peygamberi (sav) Anlamak


Bu makale 2017-12-01 04:59:06 eklenmiş ve 244 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Dîni, îmanı, Kur’ânı Kerîmi, hayatı, hakikatleri, dünyayı, âhireti , güzel, mutlu olmayı, beraber kardeşce yaşamayı,insanlığı... iyi anlamak için peygamberleri özelliklede Hz Muhammed (sav) i doğru anlamak gerekir.
Peygamberler insan üstü kimseler değil en üstün insandırlar. Peygamberleri insan üstü görenler onlardan Allah’ın gücü,bilgisi ve kudreti ile olacak şeyleri istemişlerdir. Peygamber (sav) de  :  ”  De ki: ‘Size, ‘Allah’ın hazîneleri benim yanımdadır!’ demiyorum; gaybı da bilmem; size, ‘Şübhesiz ben bir meleğim’ de demiyorum! (Ben) ancak bana vahyolunana tâbi’ olurum.’ De ki: ‘Kör ile gören (kâfir ile mü’min) bir olur mu?’ Hiç düşünmez misiniz?” (En’am 50)  İsra suresindede aynı konuda yerden kaynak fışkırtması, içlerinden gürül gürül ırmaklar akan bahçelerin olması, üzerlerine göktenparçalaryağdırılmasını ve Allah’ı melekleri gözlerinin önüne getirilmesini, yahut altından bir evinin  olmasını.. ”Allah bir insanı mı Peygamber gönderdi?” (İsra 90-95) gibi  düşünceleri peygarlik konusunu algılamalarının  en büyük  engeliydi. Allahü Teâlâ :” Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır. “ Buyurarak Kur’ân’ın en büyük delil, hazine ve mucize oluşu hatırlatılmaktadır.
Peygamberleri sıradan bir insan gibi görmekte en büyük hatadır. Onlar Allah’dan vahiy alan, aldıkları vahyi aynen tebliğ eden, tebliğ ettiklerini  önce kendileri yaşayan ve temsilleriyle en güzel örnek olan üstün kimselerdir. İnanmak istemiyenler onların insani özelliklerini garipsemişler ve : “  (Yine) dediler: «Bu, nasıl peygamber? (Bizim gibi) yemek yiyor, çarşılarda yürüyor! Ona bir melek indirilip de (bu suretle) maiyyetinde (kendisini tasdıyk eden) bir inzarcı (yasakçı) bulunmalı değil miydi»?  «Yahud ona (gökden) bir hazîne atılmalı, yahud onun, (meyvelerinden) yiyeceği bir bostanı bulunmalı değil miydi»? O zaalimler (kâfirler, mü’minlere) dedi ki: «Siz büyülenmiş bir adamdan başkasına tâbi’ olmuyorsunuz»! ”  (Furkan 7 ,8)
Peygamberleri doğru anlamak; onların fetânet (üstün akıl) sahibi olduklarını anlamak ve onları insanlığı kurtarmak için korkusuz, azimli, dirayetli, yılmadan nübüvvet görevini her halükarda yapan güçlü ve seçkin kimselerdir. (Âl-i Imran 33) Onların üstünlükleri görevleri yanında üstün başarılarındadır. Hangi insan veya topluluk 23 yılda İslam güneşini kıyamete kadar insanlığa sevdirerek kabul ettirip dünyanın her tarafına yayabilirdi.  Kim dünyanın en vahşi insanlarını en medeni hale getirebilir, düşmanları kardeş yapabilir, birbirinin canına kasteden insanlarına canını verecek hale getirebilirdi.
Peygamberleri anlamak,  gerçek özgürlüğün, izzet ve şerefin Allâh’a kullukta olduğunu anlamaktır. Allah’tan başkasına kulluk ise esarettir,  köleliktir, zillettir. İslam orduları İran’ı fethe gittiklerinde İran ordu komutanı müslümanlara niçin geldiklerini sorduğunda;   islâm orduları komutanı Sa’d  b. Ebi Vakkas: “Bizim sizin canınızda malınızda gözümüz yok. Biz insanları kula kulluktan Allâh’a kulluğa çıkarmak için geldik” demiştir.  Hem de  üstün bir makam sahibi olmasına rağmen farkına varamadığı  başka esaretler içinde yaşayan  komutanlarına demiştir.  Allah’a kullukta insan bir şeyler kaybetmez. Bilakis Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanır. Kur’an’da: “Allah’a kulluk edin; şeytana kulluk etmeyin” (Nahl:36) buyrulur. Bu âyete göre Allah’a kulluk yapılmazsa başka kulluklar  ortaya çıkar. Kula kulluk, şeytana kulluk, nefse kulluk, mala kulluk başlar. Bunlarda hâkimi olduğu nesneye esir ve zillettir.
Peygamberi anlamak , güzel ahlak sahibi olarak insanca yaşayıp dünya ve âhiret mutluluğunu kazanmaktır.
“(O vakit) sen Allahdan bir esirgeme sayesindedir ki onlara yumuşak davrandın. Eğer (bilfarz) kaba, katı yürekli olsaydın onlar etrafından her halde dağılıb gitmişlerdi bile. Artık onları bağışla (Allahdan da) günâhlarının yarlığanmasını iste. İş hususunda onlarla müşavere et. Bir kerre de azmetdin mi artık Allaha güvenib dayan. Çünkü Allah kendine güvenib dayananları sever.” ( âl-i imran-159 )
Hz Peygamberi anlamak;  kelime-i şehadetin onsuz olamıyacağının bilicinde olmaktır  . ‘O’na itaat Allâh’a itaattır. Allâh’ın sevgisini kazanmak O,na tabi olmakladır:  ““De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” (Al-i İmran süresi,3/ 31)1
Hz Peygamberi anlamak O’nun getirip tebliğ ettiği tevhd mücadelesini, âlemlere rahmet oluşunu, evrensel  üstün, örnek güzel ahlâk üzere yaratıldığını tanıyıp anlamaktır. “İki günü eşit olmayacak” şekilde ümmetini her gün daha yeni ufuklara taşıyan bir yenilikçidir.
Hz peygamberi anlamak O’nun insan nasıl değer verdiğini, elinden tuttuğunu anlamaktan geçer. Hz peygamberi anlamak ; O’na indirilen Kur’ân-ı  anlamaktır. O, Kur’ân’a göre yaşamış canlı Kur’ândır.
Hayırlı bir insan ve Müslüman olabilmek için O’nu anlamaya tanımaya sevmeye insanlığın  ne kadar ihtiyacı var.  Selam sana ey Nebi!  Salât sana ey Rasûl!  Her türlü ihtiram saney âlemlerin Efendisi!    Salat ve selam O’nun, ashabının ve bütün ümmetinin üzerine olsun.   
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA