KİMSEYE SABIRDAN DAHA HAYIRLI BİR LÜTUFTA BULUNULMAMIŞTIR


Bu makale 2017-11-10 04:57:25 eklenmiş ve 119 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Sabır;  insanı başarıya ulaştıran, kötülük ve felâketlerden koruyan, insana dayanma gücü veren, neticede insanı mutlu eden, insanı sevimli, güzel insan yapan manevi bir ihsandır. Sabır hayatın her aşamasında lazım olan en temel ihtiyaçtır. Sabır, belâyı daha başka belâlara sebep kılmama, günahlara gerekçe yapmama disiplinidir.    
Sabır, “dayanma, dayanıklı olma” gibi anlamlarda ahlâki bir erdemdir. Nefse ağır gelen ve hoşa gitmeyen şeyler karşısında dünya ve âhiret yararını düşünerek insanın kalbinde bulunan sükûnet ve dayanma gücü demektir. Sabır, haktan gelen her şeye razı olmaktır.
İnsanların psikolojik bir gerilim içerisinde yaşayarak, insanı içkiden daha fazla sarhoş eden öfke halinde onu sarhoşluktan kurtaracak en güzel panzehirdir. Ne yapacağı belli olmaz halden aklıselimle, kötülüğü iyilikle savacak yeni dostlukların kapısını açacak bir olgunluğa insanı ulaştırır. 
Sabırlı insan güçlüdür.  Sabredenlere müjdeler vardır. Sabredenlere sınırsız mükâfatlar vardır. Sabredene Allah sabır verir.  Sabredenler sonunda pişman olacak duruma düşmezler. Sabrederek kişi belâları nimete dönüştürür.  İnsanlar sabır ve şükürle imtihan olmaktadırlar.
Nimete şükür, o nimetin artmasına vesile olduğu gibi, sabırda hayra vesile olur. İşin başı sabır, sonu şükürdür.  Nihai gaye âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd etmektir. (Yunus10) Rasulüllah (sav) müslümanın güzel hayatını tasvir ederken şöyle buyurmuşlardır:
“Mü’minin durumu gıpta ve hayranlığa değer. Çünkü her hâli kendisi için bir hayır sebebidir. Böylesi bir özellik sadece mü’minde vardır: Sevinecek olsa, şükreder; bu onun için hayır olur.  Başına bir belâ gelecek olsa, sabreder; bu da onun için hayır olur.” (Müslim, Zühd 64)
Allah-u Teâlâ Âyet-i kerime’lerde şöyle buyurmaktadır: “Kim sabreder, kendine yapılan kötülüğü affederse, şüphesiz ki  (bu)  azmedilmeye değer işlerdendir.” (Şurâ: 43)  Sabredenlerin mükâfatıda : “Sabredenlere ecir ve mükâfatları hesapsız ödenecektir.” (Zümer: 10) buyurularak sınırsız mükâfat vaat edilmiştir. Sabrın mükâfatı cennettir.
Yine Peygamber Efendimiz buyurdular ki: “Güçlü kimse, insanları güreşte yenen değil, bilakis öfke anın da kendisine hâkim olandır.” (Buhârî Edep 102, - Müslim Birr 106- 10) En ağır imtihanlardan geçen Peygamberlerin hayatları sabırla örülmüştür. Mücadelede sabretmişler, kullukta sabretmişler, günahlardan sakınmakta sabretmişlerdir. 
Allah Resûlü (s.a.s), bir gün Medine sokaklarında bazı sahâbîlerle birlikte yürüyordu. Kabristanın yanından geçerken, çocuğunun kabri başında feryat figan eden bir kadına rastladı. Evlât acısına yüreği dayanamayan kadıncağızın bu hâlini gören Efendimiz ona,“Allah’tan sakın ve sabret!” dedi. Kederinden bunu söyleyenin Peygamber olduğunu fark edemeyen kadın, “Benim başıma gelen senin başına gelmedi de böyle konuşuyorsun!” dedi. Bir müddet sonra kadına onun, Allah’ın Resûlü olduğu söylenince, bu kederli anne söylediği sözden dolayı pişmanlık hissetti. Özür beyanında bulunmak üzere Rahmet Elçisi’nin kapısına geldi ve “(Kusurumu bağışla) Allah’ın elçisi olduğunu bilemedim.” dedi. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.s), ona şu karşılığı verdi: “Sabır, musibet ilk başa geldiği anda ortaya konulan tavırdır.” (Buhârî, Cenâiz, 31) 
Hayatın inişli-çıkışlı, güzel ve zor basamakları ancak sabırla geçilir.  Başarı ve zafere giden yolda, zorluk ve sıkıntıları aşmanın yolu da sabırdan geçiyor. Sabrın sonu her zaman selâmettir. Bunun için Kur’ân’ın en özlü surelerinden Asr suresinde hüsrandan kurtuluş yolu olarak Îman ve salih ameller yapmanın yanında hakkı tavsiyeyle beraber sabrı tavsiye bildirilmiştir. Hayatın ağır yükü ancak Allâh’ın yardımı ile aşılabilir. Allâh’ü Teâlâ bize :”Allâh’tan sabır ve namaz ile yardım isteyin. Allâh sabredenlerle beraberdir.” ( Bakara 45,153)
Kur’ân-ı Kerîm’in bize öğrettiği şu duâlar sabrın ne kadar önemli olduğunu anlatmaktadır. “Rabbim üzerimize sabır yağdır ve bizi Müslüman kimseler olarak vefat ettir.” ( Â’raf 126) , … Ayaklarımıza sebat ver, kâfir toplumlara karşı bize yardım et.” (Bakara 250)
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA