EŞŞEK ÖLDÜ MÜ?


Bu makale 2017-10-30 05:11:43 eklenmiş ve 645 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Tüm gerçekleri ters yüz ederek kabullenmek bu toplumun en karakteristik özelliğidir. Gerçekleri gözünün retinasına soksanız bile gördüğü rüyadan uyandıramazsınız. Amaan! sıkıntı çıkarmayalım.
Bu yazımda sizleri güncel siyasi ortamdan çıkartıp her çilenin rehberi gibi yaşamış hem yaşadığı 13. yüzyıla hemde aradan sekiz asır geçtikten sonra bugün, susturulmuş toplumların dili gibi durmaktadır. 
O Nasreddin Hoca’mızdır.
Uzun yıllar uğraşıp sonunda adeta yok etmeyi başardığımız kimliğimizdir.
Bilenler bilmeyenlere anlatsın diye aklıma gelen bir fıkrasını hatırlatacağım.
****
Nasreddin Hoca’nın yaşadığı dönemde geçmiş o vicdansız zalim diktatörle ilgili sayısız konu çağdaşı olmamasına rağmen Timurlenk’le ilgilendirilir.
Bana göre bu kişi Allah’ın, belası olsun diye Selçuklu İmparatoru tarafından Akşehir’e gönderilen şehzade Keygatur’dur. Astığını asar isterse biçer isterse diker!
Bu işler böyledir zaten. Toplumu hipnotize ederek uyutan, aldığı inanılmaz destek sonucu dünyanın başına bela olan Adolf Hitler bunlardan biridir.
*****
İşte bu Keygatu ile Nasreddin Hoca’mız bir ortamda yanyana gelir. Sessizce bir kenarda duran Hoca’mıza yaklaşan diktatör
“-Hoca! Hoca! diye seslenir. Sende çok hünerler varimiş... Mesela şu senin eşek! istersen ona okumayı öğretebilirmişsin. Bilirim bu halkın çoğunluğu beni günahı kadar bile sevmez. Bak gel seninle bahse girelim. Eğer eşeğini okutursan buradan gideceğim. Sana da bir kese euro vereceğim. Yok başaramazsan kelleni keseceğim.” der.
Nasreddin kısa süre düşünür ve cevabını verir;
“-Tamam der varım yalnız beş yıl isterim” Bu süre içinde beni öyle yaşatacaksın bir elim yağdaysa öbürü balda olacak...
Neyse uzatmayalım sonunda anlaşırlar beş yıllık süreç arada başlar.
Böyle bir riske girdiği için arkadaşları çok kızar, Hoca’ya söylenirler.
“-Yahu biz seni akıllı, mantıklı zannederdik. Böyle aptalca bir işe neden girdin. Eşek okur mu?” diye söylenince Hoca cevap verir;
“-Bilirim yani, eşek elbette okumaz ama final bölümüne gelmek için arada 5 yıl, 60 ay, 1825 gün var. O zamana kadar neler olur bilinmez: Ya bu eşek ölür yada Keygatu, belkide ben ölürüm.” 
Fıkra burada biter. Sürecin sonunda ne olmuş? Bende merak bitmez...
Bir süre sonra “Keygatu” ben anlaşma falan dinlemem o gün öyle dediysem bugün tersini söyleyebilirim Hangi güç bana engel olacak? Şaşarım diye cellallenip hem Hoca’yı, hem eşeğini doğradı mı? Beklemekten vazgeçip “O gün işte bu gündür” dedimi? 
Yok sözünü tutup, beş yıl sonrasını beklerken eşek öldü mü? 
Yoksa ilahi adalet son söz benimdir diyerek “Keygatu”ya cezasını verdi mi? bilmiyorum.
Okurlarım arasında sonuç ne oldu bilen varsa benim gibi bilmeyenlere yardımcı olsun.
 
Not: Birileri Nasreddin Hoca adına bir anma programı düzenlemiş “kendileri çalıp, kendileri oynamışlar.” Halkımızı bilemem ben gazetemden okuyup haberdar oldum.
Allah kabul eylesin.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA