Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun


Bu makale 2017-10-28 04:52:49 eklenmiş ve 130 kez görüntülenmiştir.
Saadet Ayral Şen

Hasan İzzettin Dinamo”nun yedi ciltlik KUTSAL İSYAN kitabı kitaplığımda çoktandır bana göz kırpıyordu. Nihayet okumaya başlayabildim. Şimdi üçüncü cildi elimde. 
Yakın tarihimizle, özellikle Kurtuluş Savaşı ile ilgili, bir çok kitap okumuştum. KUTSAL İSYAN”ı okumaya başlayınca görüyorum ki benim okuduğum kitaplardaki kişiler, olaylar bu kitabın bir yerinde yerlerini almışlar. Kitap bir destan niteliğinde. İlhan Selçuk”un anılarını kitaplaştırdığı YÜZBAŞI SELAHATTİN”İ ve yaveri olduğu ALBAY BEKİR SAMİ”Yİ, KEMAL TAHİR”İN Yorgan Savaşçısında da görüyoruz. Balkan ve Birinci Dünya Savaşında cepheden cepheye koşan bu iki kahramanı Batı Anadolu”da Kuvayi Milliye”yi oluştururken görüyoruz. Öyle kolay bir iş değil yaptıkları. Umudunu yitirmiş halk, başlangıçta Yunan”a kucak açarken Albay Bekir Sami ve Yüzbaşı Selahattin”e yiyecek ekmek içecek su bile vermiyorlar. 
Samsun”dan Havza”ya geçince Topal Osman çıkıyor karşımıza. Balkan Savaşında diz kapağı ağır tahribat almış bir Giresun yiğidi.
Kazım Karabekir”in Doğu Anadolu”yu kurtarıp orada devlet kurarak, oradan Batı Anadolu”yu kurtarma heyecanını görüyoruz.
Mustafa Yıldırım”ın 58 GÜN kitabında Mustafa Kemal”in en az zayiatla Türk askerini Filistin”den Kuzey”e çekişini, silahlarıyla erleri ve seçme genç subayları halkın arasına direnişe hazırlamak ve destek için yerleştirişini görüyoruz. Fransızlara karşı Antep Maraş direnişi böylece başarıya ulaşmıştır. 
Alev Coşkun”un Altı Ay”ı, Sinan Meydan”ın Atatürk”ün Gizli Kurtuluş Planları Parola Nur Kitapları, Atatürk”ün kaleye alınmayan Mondros Anlaşmasına itirazını ve İskenderun Limanı”nı İngiliz”lere karşı savunmak istemesini anlatır. Düşüncesi engellenir ve İstanbul”a çağırılır.  
İstanbul”da çeşitli görüşmeler yapıp Kurtuluş için planlar hazırlayarak herhangi bir şekilde Anadolu”ya geçmeyi düşündüğü sırada 9. Kolordu Müfettişi sıfatıyla Samsun”a geçişini anlatır. Kurduğu ilişkiler ağında müfettişlik sırasında yetkilerinin genişlemesine dava arkadaşları da yardımcı olur. Padişah”a veda ziyaretine gidince Padişah Vahdettin: “Paşa şimdiye kadar yaptıkların bu kitaba geçti. Bunları unut. Şimdiki vazifen diğerlerinden çok daha mühim.” Derken kendi saltanatını düşünüyordu. Atatürk ise halkı cesaretlendirip milli birliği, milli orduyu toparlayıp kurarak yurdu düşmandan kurtarmayı düşünüyordu. 
Tarih doktoru olan bir AKP Milletvekili “Türk Yunan Savaşı Uydurmadır. Hükümranlığı gasp eden Ankara kendini haklı çıkarmak için uyduruyor. Yunan kaynaklarından öğrendim” demiş.  O ve onun gibi düşünenlere Bilal Şimşir”in İngiliz Belgelerinde Sakarya”dan İzmir”e kitabını öneririm. Genç diplomatken Türkiye”nin Londra Büyükelçiliğinde çalışırken, bütçesini çok zorlayan, adeta bir odayı kaplayan zamanın bilgisayarını alır. Gündüz elçilikte gece sabaha kadar evinde İngiliz kaynaklarından elde ettiği belgeler üzerinde çalışır: Sakarya Savaşında uygulanan taktik, İngilizlerinde dikkatini çeker. Arada bir gerçekleşen atlı saldırılar dışında direnç görmeden içerlere çekilen Yunan ordusu ikmal kaynaklarından da iyice uzaklaşır. Bu kolay zafer sarhoşluğuyla Yunan yetkililer gazetecilere 5 Eylül”de Ankara”da buluşma sözü verirler. 
Hattı Müdafaa Yoktur Sattı Müdafaa Vardır. O Satıh Vatandır düsturuyla 22 gün 22 gece süren amansız savaşta önce düşman durdurulur. Sonra 200 km kovalanır. Havalarda uçarken fena çarpılanlardan bir yunan yetkili “Sakarya büyük bir olta idi. Porsuk”ta büyük oltanın kancası. Biz bu oltayı sonuna kadar yuttuk.”der. 
Bu arada eşimin bir anısını anlatayım. Akşehir İlk Öğretmen Okulu öğrencileri ile yaptığı Dumlupınar Gezi”sinde savaş alanlarını gezmişti.  Tarihçi Milletvekili”nin temsili dediği şehitlikleri de ziyaret etmişlerdi. Savaşları yaşamış yaşayan bir Gazi”den anılarını dinlemişler. Rahmetlik eşim İsmet Şen yaşayan tanığa şu soruyu sormuş. “Amca İsmet İnönü”ye SAMANLIK KAHRAMANI” diyorlar. Ne dersin?” deyince adam fena halde sinirlenmiş. “Ben onu diyenin….. “diye başlayıp ağzına geleni söylemiş.
En acısı çekilen acıların verilen emeklerin haklı zaferin yok sayılıp küçümsenmesidir. Hele Tarih doktoruyum diyen bir vekil için ihanettir. Bizim sorunumuz Türkleri yok etmektir diyen Lord Curzon”ların  Lyod George”ların türlü entrikalarını, üzerimize saldığı ordularını yenerek kazandık. Zaferimiz çakma zafer değil, gerçek zaferdir. Bu kin ve entrikalar, zaferi kazandıktan sonra da hatta Lozan Konferansında da devam etmişti. 
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olma gururunu yaşayan tüm Türk vatandaşları Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.  
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...




















« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA