YA ÇIKARSA…


Bu makale 2017-10-26 04:47:33 eklenmiş ve 653 kez görüntülenmiştir.
Bayram ÇİNİ (AKADEMİKÇE)

Piyango çıksa ne yaparsanız? Son zamanlarda sürekli sorulan sorulardan bir tanesi… Yürürken yolda bir sihirli lamba denk gelse içinden cin çıkmasının en olumlu halidir piyango. 
Elbette ki piyango bir şans oyunu, çalışılmadan elde edilen para, çok cazip kolay elde edilip hayalleri gerçekleştirmenin en kısa yoludur. Peki çıkarsa? Maldivler’e giderim, dünya turuna çıkarım, yelkenli alır denizlere açılırım gibi pek çok hayali kurduracak kadar güzeldir piyango. Kimsesizlerin yanında olurum, fakirleri doyururum gibi laflarsa ise işin züğürt tesellisi. 
Peki piyango bana çıksa ne yaparım? Hayatım boyunca iki kez alma gafletinde (!) bulundum ve ikisinde de amorti dahi çıkmadı. Almamdaki amaç AKADEMİK içindi. Laf aramızda hiç geliri olmamasından dolayı o umudu bende yaşadım.)
Evet, ne diyordum, bana çıksa ne yaparım? Öncelikle AKADEMİK kulübümüze yakışır bir yer alırım, malzemeler alır yıllardır düşüncesinde olduğumuz deprem konteynırı yaptırırdım. Hayallerimde ki zirvelere gider ve elbette eğitimler konusunda daha teferruatlı anlatım için araç gereç sağlardım. Eee sonra? Sonrası yok hayallerim bitti….
O zaman hemen basit bir hesap yapalım. Elbette kişisel çıkarlardan uzak toplumsal fayda sağlayacak bir hesap. 
Yer konusunda; eğitimler ve malzemeler için gereksinim olmasa yere de ihtiyacımız yok aslında. Malzemeler derken toplam tutarı 15.000 TL. Zirvelerde kişisel ihtiyaca hitap edecek, konteynır olmazsa olmazıdır birinci derece de deprem bölgeleri için ve içeriğinin adedinin yoğunluğuna bakar. Tam teşekküllü bir deprem konteynırı 150.000 TL tutar ki insan hayatı için bu tutar bir hiçtir elbette. Diğer sporlar ya da getirisi olmayan harcamaların belki % de biri kadardır.
Hazır para ve mutluluktan söz açılmışken bir de hikaye benden size;
Yıllarca çalışıp emekli olan Veli dayı, şehrin dışında bir yer alır iki göz odalı başını sokacak kadar ev yaptırır. Geri kalan arazisine de küçük bir bahçe yapar. Herkesten uzak huzur içerisinde yaşarken okullar tatil olur olmaz mahallenin çocukları Veli dayının evinin karşısındaki boş arsada oynamaya gelirler. Top, misket, yakar top, uçurtma, körebe, kıpırdama gibi oyunları oynarlar. Sürekli gürültü ve sürekli Veli dayının bahçesi evi zarar görmeye başlar. Huzur beklerken sorunlar çıkması rahatsız etmiş olacak ki çocukların oyunlarını bozsa da toplarını patlatsa da bazen yakaladıklarını tartaklasa da fayda etmez. Çocuklar gün geçtikçe civar mahallelerdeki çocukları da toplayıp gelmekteler. Bir gün boş arsanın her yerini traktör getirtip nadaslar hatta bazı yerleri kazarak çukur yaptırsa da baş edemez. Çocuklar yeni oluşan yerde farklı oyunlar üretmeye başlarlar. Baş edemeyeceğini anlayan Veli dayı bir gün evin önüne atar sandalyeyi alır çayını başlar çocukları keyifle izlemeye.
Saatler ilerledikçe çocuklar bir yandan Veli dayıyı izlerler bir yandan da ürkek bir şekilde oyunlarını oynarlar. Bu akşama kadar sürer. Akşam eve gitmeye hazırlanan çocuklar içerisinde lider olan çocukları Veli dayı yanına çağırır. Gelmek istemeseler de ısrarla çağırır bir şey yapmayacağını der ve çocukları ikna eder.
Korkarak yaklaşan çocuklara der;
“Sizler ne kadar güzel oyunlar oynamaktasınız, ben bu zamana kadar yanlış yapmışım. Şimdi bunun için sizlere her gün gelmeniz durumunda 5 lira vereceğim. Şimdi alın bakalım paralarınızı” der ve çocuklara paralarını verir.
Çocukların canına minnettir. Zaten oyun oynuyorlardı birde üzerine para kazanacaklar…
Bu dört gün sürer. Beşinci gün Veli dayı çocuklara; “Ay sonuna geliyoruz size üç lira vereceğim der ama siz yine gelin tamammı?” der.
Çocuklar için yine hava hoştur. Oyun oynamaya devam ederek günlük paralarını almaktadırlar. Daha sonraları iki liraya düşürmüş, uzun günler boyunca iki lira derken bir lira olarak sürerken bir akşam Veli dayı çocuklara;
“Bakın çocuklar çok borcum var artık param hiç kalmadı sizlere mahcubum para veremeyeceğim.” deyince çocukların sözcüsü koyar postayı Veli dayıya: 
“Biz ücretsiz senin keyfin için oyun oynamayız” o andan itibaren bütün çocuklar çekip giderler. Bir daha o alana hiç uğramazlar… 
Evet, hikayede okuduğumuz gibi para oyunu bozmuştur. Severek yaptıkları eğlenceli oyunlarından vazgeçmiş artık kendilerinde görev olarak görmeye başlamışlardır. Hayallerini sevdalarını yaşamlarını keyif alma yerine menfaat olarak yaşamalarının zararını görmüş olmuşlardır.
Paranın öldürdüğü ruh, kılıcın öldürdüğü bedenden fazladır.” - Walter Scott.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...

























« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA