İM(K)AN!


Bu makale 2017-09-30 04:46:38 eklenmiş ve 1129 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Aslında pek sevmem harflerle oyun oynamayı. Çünkü ben kelama meftunum… Hele hele günümüzde laf söyleme ihtiyacı hissedenlerin laf söyledim diyenlerinde can verdiğini göz önünde bulundurursak. 
Duygumu tam olarak da böyle mi ifade etmem gerek bilmiyorum lakin bildiğim tek şey her defasında söylediğim üzere artık kelimelerin anlamını yitirdiği. İnsanlar artık gündelik telaşlarını ve nefsani duygularını yüklediği ve dillerde her gün an be an ölen kelimeler. 
İşte bu kelimelerden bir tanesi de İM(K)AN! Yok yok, bile isteye parantez içerisine (K) harfini aldım. Çünkü imkân ve iman arasında baya bir rabıta var. En azından üç beş rekât namaz kılıp, akşamdan Amentü(!) öğrenip sabahına mollalık satan sûfi kardeşlerimin dilinde bir pelesenk bu iki kelime: “Namaz kılmak bir imkân meselesi değil iman meselesidir!” 
İmkân… Varlık hali. Yani imkân var olana duyulan bir güvenin ta kendisi. Peki iman? İman ise imkânı var edene karşı duyulan histir. 
İmkân… Eğer imkân o kadar önemli olsaydı Romen Diyojen Malazgirt’te Alparslan’ı tarihin tozlu sayfalarına gömer geçerdi. Alparslan imanın şubesiydi o an. Çünkü ancak inanmışlarla yola çıkılır ve bu nispette inananlar ellerinde imkanları olmasa bile olmazları mümkün kılarlar. 
Tabi hikâyesiz olmaz. Gelelim hikâyemize: 
Zamanın birinde bir köyde geçer hikâyemiz. Çiftçilerden birinin eşeği orada bulunan kör kuyulardan birine düşer. Yırtınır hayvancık. Bağırır acı acı. Köylüler başına toplanır. 
Köylüler çaresiz ne yapacaklarını bilemez. Başlarlar konuşmaya aralarında: 
“Mümkünatı yok biz bu eşeği buradan çıkaramayız” 
“İmkanı yok bu eşek burada ölür”
“Hani bir imkanı bulunsa...” 
Bu konuşmaların sonunda köylüler bir karara varırlar. Değil mi ki eni konu bir eşek. E kurtulmasının da imkânı yok. Üstüne toprak atalım da bari acı çekmesin. 
Kazmayı küreği alan başlar kuyuya toprak atmaya. Yukarıdan köylüler toprak atadursunlar eşek ise aşağıda üstüne gelen toprağı silkip dibe adar ve belli bir süre sonra toprakla dolan kuyunun yukarısına çıkmayı başarır. Tabi eşeğin kuyudan çıkacağına inanmayan köylüler karşısında eşeği görünce çok şaşırır. 
İşte imkan ve iman böyledir. 
İmanın varsa hakikatten imkanı yaratana zaten bütün namümkünlerin mümkün olur vesselam. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA