Zafer Haftası Kutlamaları Akşehir’den Başlamalıdır II


Bu makale 2017-08-31 04:36:22 eklenmiş ve 688 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Henüz işin başında sahip olduğu Kuvayi Milliye ruhu ve Akşehir’e Batı Cephesi Otağının kurulması milletimizin makûs talihini döndüren en önemli kararlardan biridir. Akşehir’in Büyük Taarruz hazırlığına 9 ay 10 gün ana kucağı olması elbette büyük bir şereftir.
Birinci Ordu Karargâhı Çay’a, İkinci Ordu karargâhı Bolvadin’e ve Cephe Komutanlığı Karargâhı 15 Kasım 1921’de Akşehir’e taşındıktan sonra; büyük destanı oluşturacak Cephe Komutanlığı Akşehir Belediyesi binasına; kurmay ikinci başkanlığı bir hana, şubeler evlere, karargâh askerleri de hanlara yerleştirildi. Topçular, Karabulut ve Ortaköy’e; süvariler Tuzlukçu ve Erdoğdu, Azarı, Çakıllar ve Yaylabelen köylerine nakledilip yerleştirilir.
Akşehir sahip olduğu sarsılmaz iman ve mevcut imkânlarını bu mücadeleye katmış; şehirdeki tüm arabacı, bakırcı ve demirci dükkânları silah imalathanesine dönüştürülmüştü. Arastadaki dükkânlarda usta eller süngüler yapmış, tüfekler tamir edilmişti. Ordunun mühimmatı, silahı ve cephanesinin imali ve ikmali burada gerçekleştirilmiş; evlerde giysiler dikilmiş, cephede yaralananların bakımı, tedavisi için yaşlı genç bütün kadınlar gönüllü hemşire görevi üstlenmişlerdi.
Büyük Taarruz planının esası Garp Cephesi Karargâhının yerleştiği Belediye binasındaki İsmet Paşanın tarihi odasında hazırlandı. Bu plan şekil itibariyle sad (ص) harfine benzediği için “Sad Projesi” adını aldı.
Uzun hazırlıklardan sonra Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü 6 Ağustos’ta ordularına gizli olarak taarruza hazırlık emrini verir.
Gazi Mustafa Kemal, tarihe şu kaydı düşer: “20 Ağustos 1922 günü öğleden sonra saat dörtte Garp Cephesi Karargâhında, yani Akşehir’de, bulunuyordum. Kısa müzakere sonrası 26 Ağustos 1922 sabahı düşmana taarruz için cephe kumandanına emir verdim.”
Artık her şey hazırdır, beklenen gün gelmiştir. Büyük tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı’nın o günleri tasvir ederken anlattıklarını gözünüzden birkaç damla yaş akıtmadan okuyamazsınız.
Batı Cephesi Karargâhı 24 Ağustos Cuma günü Akşehir’den cephesi gerisindeki Şuhut kasabasına Akşehirlinin duasıyla selametlenir. Sabırsızlıkla ancak vakarla beklenen zafer müjdesi bir hafta sonra, nefes nefese Arastaya gelen bir süvarinin: “Savaşı biz kazandık. Zafer bizim. İzmir’e doğru gidiyoruz.” haberiyle gelir. Bir hafta süren sessiz bekleyiş yerini kutlamalara bırakır. Ardından 30 Ağustos Zaferi…
9 Eylül’de Türk ordusu İzmir’e girdiği gün, kutlamalar bayram coşkusuna dönüşür. Çünkü o, çağrıldığı Milli Mücadele’ye yüksünmeden katılmış, dillere destan bir fedakârlık abidesi oluşturmuştur. 9 ay, 10 gün Batı Cephesi Karargâhına anne şefkatiyle kucağını açması, Büyük Taarruzun iman, ideal ve heyecanını zirveye taşıyan en büyük amildir.
Onun için bizim: “Zafer Haftası Kutlamaları Akşehir’den başlamalıdır.” diye ısrarımız vardır. Aksi durum, bıkkınlık veren kuru ve yavan övünmelerle zamanı öldürmekten başka bir işe yaramaz..
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA