TEVAZU


Bu makale 2017-08-25 04:44:24 eklenmiş ve 828 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

Gurur insanı kemirip bitirendir. Tevazu ise adım adım başarıya götüren bir merdiven. 
Ta ötelerden beri bizim insanımız bağırmışlar. Padişahından tutup da kendini büyük görenlere kadar: “Gururlanma insanoğlu, senden büyük Allah var!” 
Koskoca dağlar bile bilirler ki ne kadar yüce olurlarsa olsunlar mutlaka üzerlerinden bir yol aşar. Onun yüzünden heybetli görünseler de dağlar görebilene büyük bir tevazuu gösterirler. 
Gelelim hikayemize… Devir aşkın Selçuklu eliyle yoğrulduğu bir devir. Mevlanaların, Yunusların, Hacı Bektaşların zamanı. 
Bir hırsız yaşarmış o zamanlarda… Öyle böyle değil, azılı mı azılı bir hırsız. Yeter ki bir şeyi çalmayı kafasına koysun. Aynı gün işini bitirirmiş. Günlerden bir gün yine bu hırsız besili bir inek çalmayı kafasına koymuş. Nihayetinde allem etmiş kullem etmiş ineği çalmış. Getirip evinin ahırına bağlamış. Gece yatınca kötü bir rüya görüp uyanmış. 
Kan ter içinde kalan hırsız başlamış düşünmeye. Sabahı zor etmiş. Nihayetinde bir tanıdığına olanı biteni anlatmış. O da kendisine: “Madem böyle düşünüyorsun. Bir daha bu kötü işi yapmayacaksın var git Hacı Bektaş-ı Veli dergahına o ineği kurban olarak bağışla” demiş. 
Hırsız iki bir etmeden ineği ardına takıp yürümüş Hacı Bektaş Dergahına. Bütün olan biteni hazrete bir bir anlatır. Hırsızı dinleyen Hacı Bektaş helal değildir diyerek hırsızın bu hediyesini geri çevirir. Onu Mevlana Dergahına yollar. 
 Bunun üzerine hırsız Mevlevi Dergahına gider ve aynı şekilde olanı biteni bir bir Mevlana Hazretlerine söyler. Mevlana iyiden iyiye hırsızı dinledikten sonra “Peki evladım” diyerek hırsızın bu ineğini kabul eder. Hırsız bu duruma şaşırır ve Mevlana Hazretlerine sorar: 
“Efendim aynı şekilde bu ineği Hacı Bektaş Hazretlerine götürdüm helal değildir diyerek kabul etmeyip size gönderdi. Siz ise kabul ettiniz.”
Mevlana tebessüm eder: “Evlat!” der: “Biz bir leş kargasıyız. Hacı Bektaş ise şahin. O biz gibi leşe konmaz.” 
Hırsız mutlu bir şekilde Mevlana’nın huzurundan ayrılır ayrılmasına lakin yine de içi içine sığmaz. Doğruca gider Hacı Bektaşın yanına. Anlatır yaşadığını bir bir. En sonunda Mevlana Hazretlerinin sözünü söyler: “Biz bir leş kargasıyız. Hacı Bektaş ise şahin. O biz gibi leşe konmaz.”
Hacı Bektaş bu sözü duyunca: “Mevlana Hazretleri tevazu etmişler. Onun yanında biz kimiz ki? Bizim yüreğimiz bir su birikintisi. Mevlana koca okyanus. Bu sebepten bir çamur su birikintisini kirletir lakin okyanusu kirletemez.”
Hırsız kim? Şahin kim? Okyanus kim?
Sahi ya bizim çaldığımız inekler nerede? 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA