MAL VE EVLAD


Bu makale 2017-08-18 04:40:37 eklenmiş ve 971 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

Kâinatın sayısız güzellikleri arasında mal ve  evladın ayrı bir güzelliği vardır ve insana çok sevdirilmişlerdir.  Bunlar dünya hayatının güzellikleri  oldukları kadar âhireti de   güzelleştirme vesilesi olabilir. Mal ve evladın hayırlısı olduğu gibi hayırsızı da olabileceğini unutmadan hayırlısına sahip olmak için çalışmalıdır.  “ Mallar ve oğullar, dünya hayatının süsüdür. Ama baki kalacak yararlı işler, sevab olarak da, emel olarak da, Rabbinin katında daha hayırlıdır.” (Kehf  46)
Mal insanın yaşaması için yiyecek, giyecek, barınak, binek, eğitim vb hizmetlerini karşılamak için bir ihtiyaç, bir meta’olduğu gibi, zekât ve sadaka yaparak da hem sosyal yardımlaşma, kaynaşma, dayanışma, gönül köprüleri kurma hemde sadakayı cariye olarak  tıpkı salih evlatların amel defterini açık bıraktığı gibi amel defterini açık bırakma vesilesidirler. 
Dünya hayatının güzelliklerinin insana süslenererek güzel gösterildiği anlatılan Âl-i imran suresinin 14-15.  Ayetinde  insanın bilmesi gereken daha öncelikli güzellikleri  hatırlatılmaktadır :  “Kadınlara, oğullara, yığın yığın birikdirilmiş altın ve gümüşe, salma güzel atlara, (deve, sığır, koyun, keçi gibi) hayvanlara, ekinlere olan ihtiraskârâne sevgi insanlar için bezenib süslenmişdir. Bunlar, dünyâ hayaatının (geçici) birer fâidesidir. Allah (a gelince) nihayet dönüb varılacak yerin bütün güzelliği Onun nezdindedir. (Habibim) de ki: “Size  bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takvâya erenler için Rableri katında altından ırmaklar akan cennetler- ki orada ebedi kalıcıdırlar-,tertemiz eşler ve Allah’ın rızası vardır.” Allah, kullarını hakkıyla görendir.”
Dünya hayatının , mal ve evlatların güzellik ve sevgisi insanı aldatmamalı  ve Allah’ı anmaktan ve emrine uymaktan alıkoymamalıdır. “Ey insanlar, şübhe yok ki Allah’ın va’di bir gerçekdir. O halde zinhar sizi dünyâ hayâtı aldatmasın. Çok aldatıcı (şeytan) da sakın sizi Allah (ın hilmi ve imhâli) ile aldatmasın.” (Fatır suresi 5. Âyet)  İbrahim aleyhisselâm Allah’a yaptığı ve bize de Kur’ân’ı Kerîmin öğrettiği .(Şuara 84-89) duâda : “Ey Rabbim   Sonrakilerin beni güzel şekilde anmalarını sağla. Beni nimet cennetine vâris olanlardan kıl. Babamı da bağışla, o şüphesiz sapıklardandır. İnsanların diriltileceği gün, Allâh’a temiz bir kalple gelenler dışında  kimseye, malın da çocuklarında fayda sağlamadığı  gün de beni rezil etme”  diyerek insanın  ahiret hesabı ve şuuru bir hayat yaşaması gerektiğini asıl mutluluğun ebedi  saadet olduğuna bildirmiştir.
“Ve öyle bir günden korkun ki (o günde) hiçbir kimse, hiçbir kimse nâmına bir şey ödeyemez. Ondan her hangi bir şefaat kabul olunmaz. Ondan bir fidye (bedel) alınmaz, onlara (Allahın azabından kurtulmak hususunda) yardım da edilmez.” (Bakara suresi ayet-48) Bu konuda Peygamber (sav) de kızı Fatıma’ya: “Ey kızım Fatıma! Babam Peygamber diye güvenme Rabbine karşı kulluk vazifeni yap, Eğer Allah’tan nefsini satın alamazsan vallahi ben bile senin namına hiçbir şey yapamam...” [Müslim, İman,89]  Buyurdular.
Mala, paraya, mevkie düşkünlük insanın inanç, düşünce ve hayatına büyük zarar verir.”İnsanın dinine vereceği bu zarar bir koyun sürüsüne dalan iki aç kurdun sürüye vereceği zarardan daha büyük olur. Hayatı dünyadan ibaret zannedip sadece dünya malını gören bir göz gözünü dünya hırsı bürüyen kimse “malım-mülküm” dediği o servetin emanetçisi olduğunu düşünüp kabul edemez. “İnsana” ait üç şey vardır. Yiyip tükettikleri, giyip eskittikleri ve sadaka verip ahiret azığı yaptıklarıdır. 
İnsan ahireti göz önüne alarak yaşamalı ve bu dünyanın imkânlarıyla ahireti kazanmaya çalışmalıdır. Aksine mal ve evladlar insanı Allah’ı anmaktan ve yolundan alıkoymamalıdır.  “Ey inananlar, mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanlardır. “ (el-Münâfikun 63/9)   
İmân her şeyde bir denge unsurudur.   Âhirete inananlar dünya hayatını kaybetmez. Çünkü insana verilen hilâfet görevi, yeryüzünün imar edilip nimetlerinden faydalanılmasını gerektirir. İslâm her zaman en doğru ve orta yolu gösterir. «Allahın sana verdiği (maldan harcayıb) âhiret yurdunu ara. Dünyâdan nasıybini de unutma. Allahın sana ihsan etdiği gibi sen de (insanlara sadaka vererek) ihsanda bulun. Yer (yüzün) de fesâd arama. Çünkü Allah fesadcıları sevmez».(Kasas 77)  Ama sadece dünya hayatını isteyenler haram, talan, zulüm sömürü düzenleriyle insanlığı doğru yoldan çıkarırlar. Asıl hayat âhirettedir. Dünya, sadece İslâm’ı yaşamak, İslâm’ı hâkim kılma mücadelesi vermek ve Allah’ın yolunda çalışmak içindir. Dünyaya tapmak sonu hüsranla bitecek bir maceradan ibarettir. 
Allah her şeyin hayırlısını nasip etsin. Cumanın feyzi ve bereketi üzerimizde baki kalsın.                                                  
Not: Müslümanların yıllık kongresi olan  Hac görevini yapmak ve Hacı adayı  kardeşlerimize rehberlik yapmak üzere çoğunluğu Akşehir’li olmak üzere  rehberlik yapmak üzere Kafile Başkanı olarak Hacca gittiğimden yazılarıma biraz ara vereceğim.İnşallah milletimiz, memleketimiz, insanımız için duâlar edeceğiz ve selamlar arzedeceğiz. En Emin olan Allah’a emanet olalım. O ne güzel Mevlâ ve ne güzel Yardımcıdır.                                     
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA