ASLI’MIZ


Bu makale 2017-08-04 04:57:35 eklenmiş ve 1621 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

ASLI’MIZ
Konya’yı Aşkın Başkenti haline getirmiş olan Koca Mevlana (ks) mesnevisinde anlatmış bu hikayeyi, aslımızı unutmayalım diye…
Peki bunca suret varken asıl olan ne? Kerem’in yandığı Aslı kimmiş bilir misin? Aslıdır Kerem’i kul edip kül eyleyen… Neyse hikayeye dönelim.
 Eski zamanların birinde Ayaz adında bir köle yaşarmış. Kaderin cilvesi bu Ayaz adlı köle gün gelmiş Sultan Mahmud’un kölesi olmuş. Sultan Mahmud ise kölenin asil karakteri olduğu için onu çok sevmiş.
Gün geçmiş Ayaz Sultan’ın gözünde öylesine bir itimat kazanmış öyle bir itimat kazanmış ki, gün gelmiş sultanlığın haznedarı makamına yükseltilmiş. O günden sonra Sultanlığa ait ona en değerli ve zarif mücevherleri, altınları, taşları ona emanet edilir olmuş. 
İnsan oğlu çiğ süt emmiş derler. Dünün kölesi geldi saraya haznedar oldu diyen bazı saray halkı bu durumdan epey rahatsız olmuşlar. Değil mi ki haznedar eski köle, hasetleri kibirleri çağlayıp taşmış. Kaynamış fitne kazanı. Kazandan sıçrayanlar Sultanın kulağına kadar gelmiş. Başlamış üst üste şikayet etmeler. Asil ruhlu köle Ayaz hakkında edilmemiş şikayet kalmamış. Günlerden bir gün Sultan’ın huzuruna çıkan birisi:
“A Sultan’ım” demiş “Köle Ayaz’ın sık sık hazine dairesine gittiğini biliyor musunuz? Şöyle bir düşündüm ki sık sık giden adam kesin mücevherlerinizi çalmaktadır.”
Bu şikayeti duyan Sultan, “Öyle işin aslını astarını bilmeden iş yapmam. Kendi gözlerimle görmem gerek” diyerek hazine odasının duvarına içeriyi görecek bir şekilde küçük bir delik açtırıp içeriyi gözlemeye koyulmuş. Bir müddet sonra Ayaz’ın sessizce içeriye girdiğini görmüş. Kapıyı kapatıp sandığa doğru yönelmiş. Sandığın içinden küçük bir bohça çıkarmış. Bohçayı özenle öpüp alnına sürmüş ve başlamış açmaya. Bohçanın içerisinden köleyken giymiş olduğu yırtık pırtık bir elbise çıkarmış. Aynanın karşısına geçerek konuşmaya başlamış. Sultan kulak kabarttığında onun, “Bu elbiseyi giydiğin zamanları hatırlıyor musun? Bir hiçtin Ayaz. Hepi topu satılık bir köleydin ve Rabbin Sultanının eliyle sana rahmetinden hiç hak etmediğin nimetleri lütfetti. Unutma Ayaz. Nereden geldiğini asla unutma.” 
Eski elbiseyi tekrar aynı özenle bohçaya koyup sandığı kapatmış. Geldiği gibi sessizce kapıya doğru yürürken birden Sultan’la yüz yüze gelmiş. Sultan gözleri yaşlı Ayaz’a bakıyormuş, “Ey hazinelerimizin hazinedarı Ayaz. Bu günden sonra Sultanın gönlünün hazinedarı oldun.”
Kendimizi kül edecek Aslı’mızı biliyor muyuz? 
Bu suretler aleminde Aslı olan ne?
Ve biz kendi kendimizin hazinedarı olabildik mi? 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA