DERTSİZ ÇOBAN


Bu makale 2017-07-28 05:02:18 eklenmiş ve 1341 kez görüntülenmiştir.
Fatih BABAOĞLU (b(AŞK)a yazıyorum)

“Derman arardım derdime 
Derdim bana derman imiş…”
Malumunuz Niyazi Mısrî’ye ait bu sözleri hepimiz biliriz. Biliriz bilmesine lakin bu yalnızca kuru bir sözden öte gitmez. Ya bu sözlerin musikisini dinler geçeriz ya da başımıza en ufak bir dert geldiğinde unuturuz.
Şöyle arşivi karıştırırken baktım gördüm ki nicedir size hikâye anlatmamışım. Bu dert oldu bana. Büyük bir dert. Eee o zaman derdim bana derman ise hemen size bir hikaye yazmaya koyulayım dedim. Madem öyle hikaye de dert ile alakalı oldu mu okunası bir yazı olur diye düşündüm. Neyse lafı fazla uzatmadan hikayemize geçelim: 
Vaktiyle bu diyarlarda bir ağa yaşarmış. Öyle ki bir eli yağda bir eli balda bir ağa. Kapısında sıra sıra halayıkları, askerleri, köleleri olan bir ağa. Olacak bu ya bu ağa bir gün atın üzerinden düşüp kör olmuş. Çarnaçar hekim hekim gezmiş durmuş lakin hiçbir hekimden olumlu yanıt alamamış. 
Hekimlerden umutlarını kesen ağa, derdine çare aramak için dünyayı gezip dolaşmaya başlamış. O şehir senin bu şehir benim gitmediği yer kalmamış. Yine böylesine derdine derman aramak için yolu bir dergaha uğrar. Dergahın şeyhi ağaya der ki: “Bak a ağa!” der “bir dertten kurtulmanın en iyi yolu hiçbir derdi olmayan bir adamın gömleğindedir. Yani hiçbir derdi olmayan adamın gömleğini bulup gözlerine sürersen bu derdinden kurtulacaksın.” 
Ağa sevinmiş bu söz üzerine. Başlamış dertsiz birini aramaya. Diyar diyar gezmiş dertsiz adamı bulma derdiyle. Böylesine gezerken haber almış ağa “Falanca dağların ardında falanca yerde bir çoban var. O çobanın hiçbir derdi yoktur!” 
Emretmiş adamlarına yürümüş o dedikleri yere gitmişler. Verilen tarif üzerine denilen yere gidip çoban bulunmuş. Ağa sevinç içerisinde 
“Aman çoban” demiş, “eline düştüm. Kurban olayım yardım et!”
Çoban şaşırmış, “Estağfurullah” demiş, “elimizden ne gelirse başımla birlikte buyurun.” 
“Derler ki senin bu dünyada hiçbir derdin yokmuş öyle mi?” 
“Şükürler olsun Rabbime ki öyledir.” 
Ağa keyiflendikçe keyiflenmiş. “Tamam” demiş kendi içinden, “birazdan gözlerim tekrar görmeye başlayacak” 
Çoban’a seslenmiş, “Aman çoban kardeşim, yaman çoban kardeşim ne olur şu sırtındaki gömleği çıkar da gözlerime süreyim. Süreyim de tekrar görebileyim.”
Çoban acı acı sırıtmış, “Ama beyim benim gömleğim yok ki?” 
Gören gözlerimizin görmemiz dileğiyle. 
Derdimiz bizim dermanımızdır unutmayın. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA