İŞ İŞTEN GEÇİP KEŞKE DEMEDEN!


Bu makale 2017-07-28 04:57:06 eklenmiş ve 476 kez görüntülenmiştir.
Remzi AYVAZ (KÜRSÜDEN)

İslâm bizden dünyayı imar etmemizi ve dünyadan istifade etmemizi ister. Hiçbir şeyi boş yere yaratmayan Allah’ımız,  kâinata bir ölçü, mizan koymuştur. Ölçüyü kaçırmamak önemlidir. İnsan, kendisini, kâinat ve içindekileri yaratan ve idare eden âlemlerin Rabbi Allah’ı tanıyıp, inanıp, sevip, huşû ile onun koyduğu ölçülere uymak hem kâinatın nizamı, hem de insanın dünya ve âhiret mutluluğu için önemlidir. 
Âhiretin tarlası olan dünya hayatını,  iman ve sâlih amellerle imar eden insan, misafir olduğu bu dünya hayatında bir imtihandan geçmektedir. Hayatını, zamanını, imkanlarını en iyi şekilde değerlendirmelidir ki, iş işten geçtikten sonra pişman olup faydasız bir şekilde  keşke keşke dememelidir. Bu pişmanlıklar dünyada  sonrası için faydalı hale dönüştürülebilir. Fakat âhirette  bu pişmanlıkların bir faydası olmayacaktır. 
Dünya hayatı fânidir. Bâki olan sadece Allah’tır. Birgün herkes  ölecektir ve bu dünya hayatının mutlaka bitmesi ile:  İyiler için ebedi bir mutluluk kapısı açılmışken kâfir, münafık  ve zalim günahkarlar için (Allah’ın rahmet ettikleri dışında) hüsran ve dönüşü olmayan pişmanlık günleri başlamıştır.   “Şüphesiz, iyiler Naîm cennetindedirler. Şüphesiz, günahkârlar  cehenemdedirler. Hesab  ve ceza günü oraya gireceklerdir. ” (infitar 13-15)
Ölümden sonraki hayatın iki yüzü. Cennet ve Cehennem. Bu iki yurdu iyi tanımak lazım. İyilerin cennette yaşayacakları güzellikler, dünyada hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği, aklın hayal bile edemeyeceği nimetler olacaktır. Kur’ân-ı Kerim kâfir, münâfık ve zalimlerin cehennemdeki hazin hallerinden de bahsetmektedir. Dünyadaki hiçbir güzellik cennetteki güzelliklerle kıyas bile yapılamazken, cehennem azabı ile karşılaşanlar da  o azabı  yaşadıkça mümkün olmayan temennilerde bulunacaklardır. Kur’ân-ı Kerim kâfir, zalim ve münafikların o temennilerini bize bildirirken aslında o duruma düşmemeyi bildirmektedir.
“O gün, zalim kimse ellerini ısırıp: ‘Keşke Peygamberle beraber bir yol tutsaydım, vay başıma gelene; keşke falancayı dost edinmeseydim. And olsun ki beni, bana gelen Kuran’dan o saptırdı. Şeytan insanı yalnız ve yardımcısız bırakıyor’ der.” ( Furkan 27- 29)
O günün azabını görenler o gün azabdan kurtulmak için her türlü fedakarlığa hazırdırlar ama olmayacak bir taleptir: 
 “Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, karısını, kardeşini, kendisini koruyup barındıran tüm ailesini ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın. Hayır! (Ne mümkün)” (Meâric 11-14)
Rasûlullah (s.a.v), şöyle buyurmuştur: “Allah Tebâreke ve Teâlâ, cehennemliklerden azapça en hafif olan kimseye:                         «–Dünya ve içindekiler senin olsa bu azaptan kurtulmak için onları verir miydin?» buyurur, o da: «Evet» diye cevap verir. Allah Teâlâ: “–Sen Âdem’in sulbünde iken ben senden bundan daha hafif bir şey istemiştim: Şirk koşmayacaktın, ben de seni cehenneme koymayacaktım. Lâkin sen şirk koşmakta direttin» buyurur.” (Müslim, Münâfıkîn, 51)
O gün, azaptan kurtulmak için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olan bu insana bu imkanı verilse yine eski haline devam edeceği ve  ahreti ve öldükten sonra dirilmeyi inkar etmeleri, dünyadan başka bir hayatı kabul etmediklerinden bu duruma düştükleri bildirilmektedir: 
“ Onlar ateşin karşısında durdurulup da: «Ah bize ne olurdu, (dünyâya) bir geri döndürülseydik, Rabbimizin  âyetlerini  yalan saymasaydık, îman edenlerden olsaydık» dedikleri zaman (onları) bir görsen!  Hayır, öteden beri gizleye geldikleri, şeyler açıkça karşılarına dikilib çıkdı (ğından böyle söylüyorlar. Yoksa) geri gönderilseler bile yine vaz geçirilmek istendikleri şeylere döneceklerdir. Çünkü onlar, şübhesiz yalancıdırlar. Yine dönüb: «hayat, sırf Dünya hayatımızdan ibaret, biz bir daha dirilecek değiliz» diyeceklerdi  ” (En’âm 27-29)
 “Nihayet o müşriklerden birine ölüm gelip çatınca: Rabbim, der. Ne olur beni dünyaya geri gönder. Ömrümü boşa geçirdiğim dünyada iyi işler yapayım. Hayır, hayır. Onun bu söyledikleri boş lâftan ibarettir. Tekrar dirilecekleri güne kadar onların önlerinde bir engel vardır, geri dönemezler. “ (Mü’minûn 23/99 -100 )
İş işten geçip keşke demeden doğru bir îman ve salih amellerle  geçirilecek bir hayat dünya ve ahret saadetinin teminatıdır  Dünya ve ahret saadeti diler, Cumanın feyiz ve bereketine nail olanlardan olmayı Allah’dan  niyaz ederim. 
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA