DUALARIMIZDADIR GÜÇLÜ


Bu makale 2017-07-21 04:44:40 eklenmiş ve 694 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Bir Müslüman içini -dengeyi ve ölçüyü kaçırmadan- hayatını kaybetmiş yakınlarını hayırla yâd etmek, rahmetle anmak bir vefadır, aslında.
Kendisini, ilkokul dördüncü sınıfta dershanemize geldiği günlerde tanıdım. Gözleri hep çakmak çakmak, ele avuca sığmaz, zeki, afacan; bir eğitimci olarak adeta kendi çocuğumuz gibi… Oldukça cana yakın, sevimli, tatlı bir öğrenci.
Yıllar yılları kovaladı, o Akşehir’de parmakla gösterilen bir işletmeci oldu. Her karşılaşmamızda ilkokul öğrencisi masumiyetiyle, ancak büyük bir olgunlukla selam verir, hal hatır sorardı. Sanki büyük bir tecrübe yaşamış gibi genç yaşta şirketin işlerini koşuşturarak yürüttü. Gözünü budaktan esirgemez, kadir kıymet bilir, yaman bir iş adamı olmuştu. Akşehir’e ikinci bir yerel gazete kazandırma hayalini, fikrini paylaştığı ilk insanlardan oldum herhalde. Asla mütereddit biri de değildi, kendisini teşvik ettim, cesaretini daha da arttırdım. O, zaten hak bildiği yolda dosdoğru yürüme azmi ve kararı taşıyan, korkusuz genç bir girişimciydi. İstasyon, önemli bir hazırlıktan sonra yerel gazete olarak 7 Şubat 2002’de yayım hayatına başladı. O kadar işin arasında bir de gazete… Bizden de küçük bir destek, birkaç yıl aradan sonra ‘GERÇEK’ köşesi ilk sayısından itibaren aldı yerini İstasyon Gazetesinde. Bilir misiniz, kendisine saygı içinde ‘Patronum!” diye hitap etmek benim için tarifi imkânsız bir mutluluktu. Gazete yoluna emin adımlarla yürümeye başlamışken yaklaşık bir buçuk yıl sonra, 20 Temmuz 2003’te daha dün gibi taze hatıralarımda; bir pazar sabahı, sürücü kursundaki derste ‘Trafik Kazalarının Sebepleri’ üzerinde duruyordum. Temmuz sıcağı sebebiyle sürekli açık olan derslik kapısında beliren görevli arkadaşımızdan aldım acı haberi. Telaşla çıktım koridora. Güçlü Kantarcı o gece trafik kazasında hayatını kaybetmişti. Cıvıl cıvıl hayat dolu, benim Küçük Patronum Güçlü Kantarcı vefat etmişti, hem de trafik kazasında. Derse ara vermek zorunda kaldım bir miktar. Hayat böyledir işte. Kimi doğmadan, kimi doğduktan hemen sonra, kimi çocuk, kimi genç, kimi de yaşlı göçüp gider bu âlemden. Ancak bir şey var ki, dokunur hep yiğit ölümü, illa yiğit... Bu konuda Koca Yunus gibi hissederim, onun gibi yanar yüreğim, sızlar burnumun direği:
“Bu dünyada bir nesneye yanar içim, göynür özüm
Yiğit iken ölenlere, gök ekini biçmiş gibi…”
Mekânın cennet olsun Güçlü, bir bildiğin olmasaydı erken çekilmezdin bu dünyadan. Ne mutlu, bak bütün zorluklara rağmen yaşıyor eserin.
idris-dogan@hotmail.com
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA