HULA -HOP dansı...


Bu makale 2017-06-24 04:56:40 eklenmiş ve 916 kez görüntülenmiştir.
Erdoğan Özbakır

Geçtiğimiz günlerde Polonya’daydım. Provakasyon yapmak gibi bir art niyetim olmadığı için ülkelerine girişimde hiç sorun çıkarmadılar... 
Yaşadığım ortamdan olup bitenden çok bunalmıştım. Başka bir atmosferde nefes almaya ihtiyacım vardı. 8 günlük tura katıldım.
Burada anlatacaklarımdan bayramlık bir yazı çıksın istedim. Aynaya bakmadan ne kadar meymenetsiz olduğumuzu anlayamazsınız, başka ülkelere gitmeden uygarlık seviyenizi göremezsiniz... Ciddi ayrıntıları belki sonra yazarım...
***
Polonya’daki 4. gecemizdi Programda yemekli ve müzikli “Leh” gecesi vardı. Önce yemekler servis edildi. Önümüze konan acayip çorbadan zorlanarak yarım kaşık alıp sonrasını bekledim. İçinde kızarmış patates ve tavuk olan tabak önüme konduğunda aç kalacağımı anladım. Çünkü kızarmış tavuk budu üzerine reçel eklenmişti...
Sonrasında erkek ve kızlardan, müzisyenlerden oluşan folklör ekibi sahne aldı. Çalıştı çırpındılar ama ben sadece kızları beğendim. 
Artık izleyenleride eğlencenin içine çekme zamanı gelmişti. Eşimle yan yana oturuyoruz. O kızlardan biri masamıza gelip elimden tutup beni meydana çekti. (Bakışımla çağırdım galiba)
Guruptan bir iki kişi daha katıldı bizdeki halaya benzeyen ama kapalı, halka şeklinde oynanan bir oyuna geçtik. Bir süre dönüp durduk derken o kız beni halkanın ortasına çekti. Yere kocaman bin mendil serdi...
Diz çöküp kucaklaştık sonra bir güzel öpüştük...
Ne yapayım yani  oyun bu!
Bu arada diğerleri dönüp duruyor... bana ne?
Adı “Hulla-hop” veya buna benzer birşey,
Şimdi mübarek Ramazanda Allah’ın Polonya’sında böyle bir oyunun içinde ne halt işin var? diyecekler.
Ne yani ramazanda milli maç oynanmıyor mu? Gelmişiz oralara milletimizi temsil etmiyelim mi? O saatte zaten top patlamış! 
*****
Neyse kalktık halkanın içinde bir süre daha hopladık. Derken benim partner arkadaşına  “bu adam oyunu çok güzel oynuyor” gibi birşeyler söylemiş olmalı ki;
O sarışın kız da geldi beni ortaya çekti... Mendili bir güzel serdik karşı karşıya dip dibe diz çöktük kucaklaştık ve sonra... ne var yani bunda sadece öpüştük.
Bu iki maçta skor itibariyle 0-0 bitti. Ama yenilmedik. Bir zamanlar Türk Milli takımının yaptığı gibi 8 tane gol yemedik. Yüzümüzün akıyla sıyrılıp çıktık. 
Bizim topçuların dediği gibi “Artık önümüzdeki maçlara bakacağız.” 
***
Masamıza dönme zamanı gelmişti. 
İşte o anda benim bir eşim olduğu masada beklediği aklıma geldi.
Yüzüme gururla bakıyordu...
Üstelik tüm olup biteni ileride, boşanma davasında kanıt olarak gösterebilmek için kameraya çekmişti. Fazladan koparacağı paraları hayalinde sayıyor, bana da sevgiyle! bakıyordu...
Bayramınızı kutlar mutlu günler dilerim.
Ana Fikir:
“Yanmak için mutlaka ateş gerekmez;
HERKESİN CEHENDEMİ KENDİ İÇİNDE...”
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA