Kur’an Bülbülleri


Bu makale 2017-06-19 04:51:27 eklenmiş ve 160 kez görüntülenmiştir.
İdris Doğan

Teravih namazından sonra, TRT 1’de yayınlanan Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışmasını takip etmek bizim için çok zevkli bir alışkanlık halini aldı. Böyle güzel bir program için Diyanet İşleri Başkanlığımızı, TRT’yi ve programa emeği geçenleri, jüriyi, ama özellikle yarışmaya katılan Kur’an bülbüllerini tebrik ediyorum. O gece, Fatih Camisinde Enes ve Muhammed hafızların kıldırdığı hatimli teravih namazı sonrası eve gelip yarışmayı izlemek amacıyla televizyonun karşısına geçtim. Baktım, fragmanda Meydan Cami görevlisi bizim Hafız Ali Özkul. Yarışmaya katıldığından haberim vardı, ancak yayım gününü bilmiyordum. Bizde söz Kur’an’ın ise akan sular durur. Büyük bir heyecan yaşıyorum, sıra Ali Özkul’a geldi. Program girişi fena değil, mesajlar harika. Rahlenin arkasında yerini aldı ve başladı besmeleyle. Fatır suresi, 29 ile 37’inci ayetler arası.
Ali okuyor, ben adeta nefes almadan takip ediyorum. Ses mükemmel, makam nefis; pesten tize geçiş, tiz pese dönüş tam bir profesyonel işi. Sevinçten mi, yoksa mükemmel okuyuştan mı bilmem, gözyaşlarıma hâkim olamadım. Duyan, gören de Ali Özkul’u en ünlü hafızlardan bire bir ders almış; geniş bir müzik eğitimi görmüş sanır. Kıraat bitti. Jüri değerlendirmeleri alışık olmadığımız övgülerle dolu. Sıra puanlamaya geldi, üç üstadın ikisi 100, diğeri 97 puan takdir etti. Şahsen benim izlediğim programlardaki en yüksek puandı bu. Cumartesi günü Doğan Yorum canlı radyo programında sevincimi dinleyicilerimle paylaştım. Ali buralara bir eli yağda, diğer eli balda gelmedi. Gözleriyle değil, hep gönlüyle gördü, samimi sempatik yüreğini koydu ortaya. 
Tamamen kendisinin ve okullarının kısıtlı imkânlarıyla; adeta dişiyle tırnağıyla aştı engelleri, çıktı zorlu yokuşları. Yurt içi yurt dışı demedi katıldı hem hafızlık, hem Kur’an’ı güzel okuma yarışmalarına. Radyo programın sonunda Hafız Ali’nin bundan sonra beyaz bastonuyla yürüyeceği uzun ince yolda Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın yardımlarına, desteklerine ihtiyacı olduğunu dile getirdim ve dedim ki: “Derelerin yönü ırmağa, ırmakların yönü deryaya doğrudur. Bu tertemiz, gürül gürül coşkun ırmağın deryaya kavuşabilmesi ve onunla karışabilmesi için desteğe ihtiyaç var. Aksi takdirde, belli bir zaman sonra fasit tekrarlar içinde yuvarlanıp kalacaktır ki; bu Ali’in yolunun akamete uğraması, kendisinin takatsiz kalması demektir, yani tükenişi.” Evet, Ali çok şey değil, tek bir şey istiyor: ‘Aşere Takrip’ kursunda göz nuru dökmek, inşallah esirgenmez. Tekrar tekrar tebrikler Sevgili Ali, yolun da bahtın da açık olsun; Allah, dilindeki bağları çözüp atmayı nasip; zihin açıklığı ve gönül ferahlığı ihsan etsin.
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
































« geriileri »
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz...?
Fena Değil
Güzel
İdare eder
Kötü
Çok kötü
İstasyon Gazetesi
© Copyright 2014 İstasyon Gazetesi. Tüm hakları saklıdır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA